• 12 Nisan 2016 Salı 00:00
  • |
  • 12 Nisan 2016 Salı 00:00

YAZAR

Alen Markaryan

Bitmez dakikalardaydık

Paylaş

Hasret… Eza... Cefa…
Kirazlı Metro Durağı
Olimpiyat…
Başakşehir…
Hepsine elveda.
İnönü’nün son maçında
'Hoşça kal iki gözüm' demiştik
Şimdi bütün delikanlı zamanlarda
Bu muhteşem Kartal Yuvası'na 'Merhaba’ diyor.
Sırtı yere gelmeyen bir camia
Ve nice zaferler dileyerekten zülf-i yâre koşuyoruz .

Şeref Bey Beşiktaş Stadı'nın dün geceki ilk maçında
Bir numarada heyecan oynamaktaydı
Gayrı gerisini siz düşünün
O yüzden futboldan çok sonuç beklediğimiz bir maç bu.
Hele de Konya'da Fenerbahçe’nin bıraktığı 3 puandan sonra
Tribünler dostlarının evine gidip de
Ayakkabıları çıkarayım mı çıkarmayayım mı düşüncesindeki misafir modundaydı.
Ev sahibi 'çıkarma' dese
Paldır, küldür salona dalacak.
Öyle bir sinyal bekliyor.
İlk sinyal 2 kere üst üste olmak üzere korner köşesinden geldi.
Bir cıvıltı, bir uğultu, değişik ambianslardaydık ve bunu mütemadiyen düz bir çizgi üzerinde oturtmamız gerekiyordu.
Bir ara Quaresma'nın rabonasını,
Sonra sağ beklerini dağıttığını gördüm ama sonuç çıkmadı.
İlk etapta gözlemlediğimiz 42 bin kişilik muazzam baskıdan psikolojik olarak sıyrılmamız gerektiğiydi.
Zira enerji Beşiktaş için inanılmaz yükseliyordu.
Ve bunu sindirerek lehimize çevirmemiz lazımdı.
Tam sindirmekte zorlanıyorduk ki Gomez yeni açılmış soda gibi yetişiverdi imdada: 1-0.
Sonra kronik ve klasik sorunumuz nüksetti.
Gol attıktan hemen sonra gol yeme sorunu: 1-1.
Ateşleyici ve çok dinamik bir vesileye ihtiyacımız vardı.
Bir son dakika frikiğiydi belki bu
Ama onu da kaleci çizgiden çıkardı.
Dedim ya, iyi oyun beklemiyorduk.
Bize bir şekilde gol lazımdı ve bunu mutlaka Şenol Hoca çözümlemeliydi.
Aç ve hızlı adamları sürmeliydi oyuna
İkinci yarı yine baskı yine stres yine heyecan vardı da.
Golü her an bekliyorduk da.
Ne yalan söyleyeyim Alexis'ten beklemiyordum: 2-1.
Adama o kadar laf ettik utandırdı bizi iyi mi!
Sonra film koptu.
Gomez'in penaltısı bir çok şeyin habercisiydi sanki: 3-1.
En başından beri gerekli motivasyondan bahsediyorum.
Onu kaybettiğimiz anda da bocalıyor ve gol yiyoruz: 3-2.
70. dakikadan itibaren sıkıntıya düştük yine. Stres ince ince kendini hissettirmeye başladı.
Sırf futbolcularda değil, bizde de.
Hatta Şenol Hoca bile.
Skoru korumak için Tosic ve Beck'i bir anda oyuna sürdü.
Bitmez dakikalardaydık.
En sonunda ev sahibi sofada belirdi.
"İçeri buyurun ayakkabınızı çıkarmaya gerek yok" dedi.
Biz de salona geçtik ve baş köşeye oturuverdik.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

28 Haziran 2022 Salı

Şu kombine meselesi

21 Haziran 2022 Salı

Danışmanlar niye var?!

14 Haziran 2022 Salı

Vitrin mi imalathane mi?

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Giderayak sürpriz

21.05.2022

Engin Verel

Şimdilik güle güle

16.05.2022

Alen Markaryan

Şu kombine meselesi

28.06.2022

Kenan Karcı

Ne haber netekim yine geldi kasket!

1.05.2022

Mustafa Sapmaz

Doğrular ve festival

22.05.2022

Gürkan Ata

Futbolun güzelliği, Avcı'nın öngöremediği!

23.05.2022