• 21 Haziran 2015 Pazar 09:43
  • |
  • 21 Haziran 2015 Pazar 10:38

YAZAR

Alen Markaryan

Beşiktaşlı ‘Baba‘

Paylaş

‘Girilmez’ yazılı tabelanın tam altındaydı.

Ameliyathanenin o çirkin yüzlü kapısı o ana kadar ona hiç bu kadar soysuz gelmemişti.
Başını iki küçük elinin arasına almış, oracığa çömelivermişti.
Gözlerinden akan yaşlar Kızılırmak'ın deli suları gibiydi.
Varsın aksındı.
Hatta hiç durmasındı.
Ama doktor amca müjdeli haberi bir an evvel versindi.
"Baban kurtuldu" desindi.
11 yaşındaki o gencecik yüreği şimdi bir ayrı çarpıyordu.
Çaresizlik durağında beklemek onu bir hayli yıpratmıştı.
Şöyle bir ayağa kalkar oldu.
Acıktığını hissetmişti.
Ellerine baktı...
Kan içindeydi.
Üzerinde babasının ona 100. yılda aldığı nostalji formalarından vardı.
O günü hiç unutamıyordu. Babası iş çıkışı 'store'a uğramış, akşam yemeğinde ona sürpriz yapmıştı. Heyecandan sabaha kadar formayla dolaşmış, hiç uyumamıştı.
Ya şimdi! Babası Azrail’le çatışıyordu.
Üstündeki formanın armasını öptü, gözlerini kapadı, ağzından iki üç kelime döküldü:
"Seninle ağladık, seninle güldük biz..."
Sonra bir duygu sağanağı patladı.
Bir türlü gözlerine dolan yaşlara hakim olamıyordu.
Formasının alt kısmıyla gözlerini sildi.
"Ne vardı sanki balkona çıkacak" diye kendi kendine hayıflandı.
Fenerbahçe maçının atmosferinden etkilenmişti babası...
Konya maçından sonra eve geldiğinde şampiyon oldukları sene diktirdiği bayrağı sandıktan çıkarmış, bir güzel ütülemişti.
Bayrağı caddeye asacaktı.
Ama ip eksikti.
Onu da ertesi gün işten gelirken alacaktı.
Bu işleri iyi biliyordu.
1982 şampiyonluğunda İstanbul'u bayrak delisi yapmışlardı.
Antrenmanlıydı.
İpi alıp geldiğinde bir yandan çocuğu ile konuşuyor, maaşını aldığında 1 numaralı Pancu formasını alacağını taahhüt ediyordu.
İşte o anda balkonun en bakımsız ve çürük yeri çökmüştü. Babası gözü önünde Beşiktaş bayrağıyla aşağı düşüyordu.
Bayrağın balkon demirlerine takılması düşüş hızını kesmişti. Hastaneye nasıl gelmişlerdi hatırlamıyordu.
Birden irkildi.
Babası hâlâ çatışıyor muydu Azrail’le?
Doktor hâlâ neden "Müjde!" dememişti?
Babası da annesi gibi onu terk mi edecekti?
Hüzünler hiç bitmez miydi? Ve kapı açıldı...
Doktor karşısında dimdik duran çocuğa ağlamaklı bir sesle ancak "Kimin kimsen yok mu?" diyebildi.
"Kurtaramadık" diyememişti bile.
Avucunda doktorluğuna lanet edercesine sıktığı bir kağıt parçası vardı.
Sessizce uzatıverdi çocuğa...
Ufacık elleriyle buruşuk kağıdı düzeltti.
Kağıtta;
"Sevdamız uğruna canlar verdik biz
Siyahın zindan olsun
Beyaz aydınlık
Herkese nasip olmaz Beşiktaşlılık" yazıyordu... 
Yeni baba olanlara!
Babası yeni ölenlere!
Ve "Baba"lığı sadece bir mafya filmi zannedenlere!
Gününüz kutlu olsun efendim.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

30 Kasım 2021 Salı

Güven çıkar oyundan!

28 Kasım 2021 Pazar

Bilica'nın çukuru!

25 Kasım 2021 Perşembe

En ciddi mesele bu

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Aslan gibi

26.11.2021

Engin Verel

El birliğiyle...

30.11.2021

Alen Markaryan

Güven çıkar oyundan!

30.11.2021

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Plan ve sakinlik

22.11.2021

Gürkan Ata

Az atak, az şutla çok iş yapmak!

29.11.2021