• 13 Eylül 2017 Çarşamba 09:53
  • |
  • 24 Haziran 2020 Çarşamba 14:46

YAZAR

Alen Markaryan

Bağırıyorsan suçunu kapatmak içindir

Paylaş

Fenerbahçe kendi sahasında,
Beşiktaş’la karşılaşacağı maçtan evvel,
Son lig maçını Başakşehir’le oynadı.
O Başakşehir maçında da
Okul tarafındaki kale arkasından
Volkan Babacan’ın kafasına su şişesi atıldı.
Çocuğun teki,
"Fenerbahçeli oyuncular ceza sahasına tek isabetli orta yapamazken
Tribündeki adam tek atışta su şişesini isabet ettirdi Volkan’a iyi mi."
Şeklinde anlatmaya çalışmış vukuatı.
Şaka bir yana
Hal böyle olunca kesilecek her hangi bir ceza,
Beşiktaş maçına tekabül edeceğinden
Belli bir kesim feryada başladı.
Freud der ki;
"Bağırıyorsan suçunu kapatmak içindir."
Vallahi bilmem.
Federasyonun bu konuyla ilgili kararını heyecanla bekliyoruz.
Van depreminden sonra,
O şehrimize psikolojik destek amaçlı gerçekleştirilen,
Atkıların sahaya atılması mevzuuna bile,
Hiç vakit kaybetmeden ceza kesen Federasyon,
Bakalım ne etcek!

Kaçan tren

Çocukların önüne koyulan yap-boz oyunu gibi,
Her şeyi defalarca bozup,
Tekrar tekrar yapmaya bayılıyoruz.
İşin komiği,
Yapan da bozan da aynı kişiler.
Bunu çocuklar yapınca,
'Zekası kuvvetleniyor' diyoruz ama
Büyükler yapınca!!?
İşine gelenin, işine göre konuştuğu futbol dünyamızda,
Yabancı sınırlaması bir türlü rayına oturtulamadı.
Çünkü kanun koyucular,
Futbolun kimyasına göre değil de
Konuşanların isimlerine göre hareket etmekte.
Buyurun işte!
En son Aykut Kocaman.
En son söyleminde
"Bugün itibariyle Türkiye'deki futbol zihniyetini düşünürsek,
Yabancı oyuncu uygulaması tamamen tüketime yönelik,
Oy yüzden kararın doğru olduğunu düşünmek yanlış" demiş.
Ha keza başkanları da aynı minvalde düşünmekte.
Her isteyen her istediğini düşünebilir.
Sorun yok.
Ama kişi düşüncelerine göre davranmalıdır değil mi?
Bakın Fenerbahçe kadrosuna
Onbin milyon yüz tane yabancı oyuncu var.
Eeee!
Ne iş!
Diye sorarlar adama.
Sizin samimi olduğunuza inanabilmemiz için,
Bu konuyla ilgili Beşiktaş'ın hakkı yendiği zaman konuşacaktınız.
O yüzden artık çok geç.
Kaçırdınız treni.

Futbolcular Mars’tan ışınlanmadı

'Dilimde tüy bitti' derler ya,
Tam da oradan giriş yapmak istiyorum yazıya.
Her sezon başlangıcındaki saat uygulamasına dem vurmayı,
Gecenin bir vakti "10’a çeyrek kala maç olurmu"ya
İsyan etmeyi dile getirmek adına.
Sesimi duyan olur mu bilemedim.
Paşa gönülleri bilir.
Lakin,
Ligin birinci, ikinci, üçüncü haftalarını
Havalar 33, 35 derece sıcaklıklarındayken
Zira futbolcular aşırı sıcaktan etkilenmesin diye,
10’a çeyrek kala oynatırken
Ligin dördüncü haftasında
Beşiktaş, Karabük deplasmanındayken
Aynı sıcaklık şartlarında
Niye 17.00’de oynatıldığını açıklamak zorundasınız.
Ne değişti ki?
Topçular Mars’tan ışınlanmadı.
Havalar eksiye düşmedi.
Mutfaktaki ekmek sepeti de aynı,
Salondaki koltuk takımı da.
Ezbercilikten kurtulamadığınız sürece,
Maalesef zihniyette.
Hakikaten ne değişti, söyler misiniz.
Yanlış uygulamalardan bir an evvel dönmeniz dileğiyle.
Sihhatle, fikirle!!

YAZARIN DİĞER YAZILARI

28 Kasım 2021 Pazar

Bilica'nın çukuru!

25 Kasım 2021 Perşembe

En ciddi mesele bu

23 Kasım 2021 Salı

Canımız acıyor, o yüzden Sergen hoca!

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

Aslan gibi

26.11.2021

Engin Verel

Şansın ve golcün yoksa...

26.11.2021

Alen Markaryan

Bilica'nın çukuru!

28.11.2021

Kenan Karcı

Tamirci Çırağının İsyanı

12.10.2021

Mustafa Sapmaz

Plan ve sakinlik

22.11.2021

Gürkan Ata

Lideri devirme sevdası!

23.11.2021