• 20 Mayıs 2016 Cuma 09:40
  • |
  • 20 Mayıs 2016 Cuma 09:40

YAZAR

Alen Markaryan

Anneannem 'Töreing'i anlar

Paylaş

Gökhan Töre'nin G.Saray'a golünde sevinci bir garipti ama şöyle dedi: Anneannem 'töreing'i anlar

Töre, Schillaci gibi golünü attı. Taraftar bir hafta avucunu yüzüne kapatan resimle süsledi ortalığı.

Galatasaray, Mustafa Denizli ile anlaştığında 
Mustafa Hoca’nın müneccimlere taş çıkartan yorumları yine ön plana çıkmıştı. 
“Biz Fener’le çekişirken 
Bir arkaya bakacakmışız 
Galatasaray geliyormuş 
Panik yapacakmışız 
Onlar bizi gelip geçecekmiş” falan filan 
Klasik Mustafa Denizli motivasyonlarıydı işte. 
Galatasaray cephesi böyleyken 
Biz 3 gün evvel Lizbon’la oynadığımız maçın 
Travmalarındaydık 
Ve Tolga maça saatler kala sakatlanmıştı. 
Kaleye Günay geçecekti. 
Ve bir ton soru işareti vardı kafamızda 
O dönem maç yazısında şöyle yazmışım gidişatı: 
“20. dakikaya geldiğimizde 
Galatasaray olası bir doğal afette 
Hareketlenmeyi bekleyen yerküre gibiydi. 
Öyle durağanlardı ki, orta sahayı geçemediler bile" 
Hızımı alamamışım devam etmişim 
"Sahili döven tusunami gibi  
Dalga dalga gelen Beşiktaş atakları bitmek bilmiyordu.” 
Maçı hatırlayın diye yazıyorum 
Böyle bir maçta Günay’ın tarihi ıskasında 
Aklıma yine bir Galatasaray maçında 
Yediği benzer ıska golüyle kalecimiz Fevzi gelmişti. 
Eyvah ki eyvahtı!!! 
Ama durun bir dakika 
Daha Günay’ın kameralara yansıyan üzüntüsüne 
Üzülürken, 
Hemencecik Gomez’in usta işi golüne şapka çıkarıyorduk. 
Muslera’yı avlamıştı. 
Sonra “Hadi koçum”lar başladı. 
Taa ki Quaresma, Gökhan Töre değişikliğine kadar. 
Schillaci bilir misiniz? 
İtalyan 
Avusturya maçında girer girmez gol atmıştı. 
Ona şey ettirdim!!! 
Olur mu olurdu. 
Oldu vallahi 
Gökhan Töre girer girmez oyuna 
Oyun bozanlık yapmıştı. 
Gelişine şekillendirmişti maçı 
Gol sonrası sevinci bir garipti ama 
‘Anneannem anlar’ dedi 
Taraftar bütün bir hafta 
Avucunu yüzüne kapatan resimle süsledi ortalığı 
Adına da ‘Töreing’ dediler. 
Gökhan’ın ‘Töreing’i kadar 
Maç sonu Mustafa Denizli’nin 
“Hakem bizi ince ince doğradı” lafı da hit yaptı köşesinde.

SOSA'NIN SAZINDA BİR TINGIRTI

Bu arada Kayseri deplasmanına ciddi taraftar desteğiyle gidildi. 
Taraftar sırtına almıştı takımı 
Yürüyorduk. 
Tedirginlik had safhadaydı 
Ve herkesin "Hata yapacağım" diye ödü kopuyordu. 
 Zaten felsefi olarak da 
Böyle bir durumda hata yapılmaması imkansızdır. 
İsmail ofsaytı bozduğunda 
Biseswar ‘af yok’ diyordu. 
Sezon başında Veron’a sözü olan 
Estudiantes’e gitmesi an meselesi olan 
Sosa’nın artık sazı eline almasını heyecanla bekliyorduk. 
Kayseri’nin direnç gösterdiği dakikalarda 
Sol sıfırda bir frikik kazandık 
Sosa topun başındaydı 
Herkes ceza sahası içindeydi. 
Kaleci orta bekliyordu. 
Ve en arkada Erciyes Dağı vardı. 
Guti’nin Antalya’ya bir frikik golü vardır bilir misiniz? 
Millet topu kapıdan beklerken 
O bacadan sokmuştu içeri 
Sosa da öyle yaptı. 
Kayseri kalecisi lokum beklerken 
O keskin elma sirkesini şırınga etti kaleye 
En nihayet Sosa’nın duvara astığı sazdan bir tıngırtı duymuştuk. 
Ve Galatasaray maçı öncesi büyük bir moral yakalamıştık.

SOSA'NIN OSMANLI ŞEHZADELERİ

Fenerbahçe galibiyetinden sonra Eskişehir’i yenmiştik. 
Önemliydi. 
Galatasaray galibiyetinin akabinde de 
Osmanlı’yı yenmeliydik ki ligi domine edelim 
Öyle de oldu. 
Bunlar aslında şampiyonun ayak sesleriydi. 
Pes etmeyen bir yapı 
Teslim alınamayan bir inat vardı çocuklarda 
Her maç bir yıldız ortaya çıkıyor 
Maçı sırtlıyordu. 
İki nefis gol attı Sosa 
3-2 yendiğimiz maçın mimarıydı. 
Ve ağırlığını hissettirmeye başlamıştı. 
Konya'yı 4-0’la geçtiğimizde ilk yarıyı Maşallah'ın obje sayısı 
'41’le kapatıyorduk. '41 kere Maşallah' demek farz oluyordu anlayacağınız. 

ZAMANI DEĞİL OTUR EVİNDE

Sezonun devre arasında 
Antalya’da 6-15 yaş arası futbol okulunun yaz kampı vardı 
Altyapı sorumlusu ve eski efsane futbolcumuz Gökhan Keskin de oradaydı. 
Teftiş için. 
Yakın çevresine lobide otururken 
"Almanya'ya Marcelo'yu almaya gidiyorum" dediğinde Ersan Gülüm’ün gideceğini anlamıştım. 
Ve gitti Ersan 
Çin'e. 
İlave Alexis alındı bir de... 
Soru şuydu: 
Şampiyonluğa oynayan bir takım oyuncu satar mıydı? 
Mali kriterler söz konusuydu 
Ve denge kurulmalıydı ama 
İlk bakışta hoş durmuyordu. 
Matematiksel sıkıntıları vardı. 
Sonra… 
Sonra ikinci yarı başladı. 
Ama bizim için değil, 
Büyükşehirlerde çocuklar toplarını doya doya oynarken 
Biz kırsalda "kar" yağışından dolayı eve kapanmıştık. 
Mersin maçı ertelenmişti. 
İlk haftayı dışarıya adım atmadan geçtik. 
İkinci hafta Trabzon maçı gelip dayandığında 
Heveslendik. 
Biz de diğerleri gibi oynayabilecek miydik doyuncaya kadar. 
I-ıh! 
Yine izin çıkmadı. 
Tabiat ana kaşlarını çatmış, ‘Zamanı değil, otur evinde’ diyordu. 
Kar peşimize takılmış bize nazire yapıyordu. 
Şaka gibiydi yaşadıklarımız. 
Tam 40 gündür top oynamıyorduk ve paslanmıştık adeta 
En nihayetinde görücüye çıkar gibi Antep maçına çıktık. 
'Maçsızlıktan dolayı uyum sorunu yaşar mıydık?’ sorularıyla iyice kafayı bozmuştuk. 
Neyse ki korkulan olmadı. 
Ve Antep maçını da 4-0’la geçtik.

YARIM YARIM YARILDIK

İki maç eksikle oynamanın doğurduğu puan farkı oluşmuştu Fenerbahçe ile. 
Fenerbahçe medyası bunun psikolojik dezavantajları olacağını her fırsatta dile getiriyor, 
Beşiktaş’ı bunalıma sokmaya çalışıyordu. 
Biz işimize bakmalıydık. 
Şenol Hoca’nın dediği gibi maç maç yürümeliydik. 
Önümüzde Başakşehir maçı vardı. 
Beklendiği gibi zor geçti. 
Hatta zorun zoru. 
Dakikalar 55’i gösterdiğinde 2-0 mağluptuk. 
Gomez gibi bir golcünün arkasında 
Ve bunu asla dert etmeyen 
Üst düzey profesyonel olarak her görev verildiğinde çıkıp golünü atan 
Cenk Tosun çıktı sahneye bu sefer. 
Durum 2-1’e geldiğinde iştahlandık. 
Ve noktayı bu sezonun en ağır ağabeyi Atiba koydu. 
2-2 bitmişti maç ve Fener’le puan farkı 4’tü. 
Sonraki hafta sırada ikinci yarının flaş takımı Gençlerbirliği vardı. 
Başkanları İlhan Cavcav’a hoca beğendiremiyorduk. 
Nasıl olmuşsa Beşiktaş’ın eski futbolcusu İbrahim Üzülmez’le anlaşmıştık en sonunda. 
Ve 4’te 4’ü vardı İbo’nun 
Eee! Haliyle yarım yarım yarıldık. 
3 puanı Gomez’in golüyle almıştık 
Ve Fener maçı öncesi depresyondan çıkmıştık.

TEŞEKKÜRLER GÜMÜŞDAĞ

Bu arada şunu belirtmeliyim ki 
Olimpiyat Stadı’nın netameli havasından sonra 
Başakşehir’in kapılarını Beşiktaş’a açan 
Göksel Gümüşdağ koca bir teşekkürü hak ediyor. 
Zira orada oynadığımız maçlarda 
Tribün bütünlüğünü yakalıyor 
Rakibi çok rahat boğabiliyorduk. 
Ve oraya alışmıştık. 
Bu alışkanlığımıza göz koyanlar olabilirdi 
Ve sayın Gümüşdağ’a baskı yapabilirlerdi 
"İzin verme" diye 
Hiçbiri olmadı. 
Şampiyonluk yolunda ona da parantez açmak istedim.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

09 Mayıs 2021 Pazar

İyi düşünelim iyi bitsin...

05 Mayıs 2021 Çarşamba

Kırk tilki yanlışını bekler

02 Mayıs 2021 Pazar

Buzdolabında ne varsa

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

'Ah be' dedirten zafer!

09.05.2021

Engin Verel

Sonuna kadar varım

09.05.2021

Alen Markaryan

İyi düşünelim iyi bitsin...

09.05.2021

Kenan Karcı

Terim faktörü

07.02.2021

Mustafa Sapmaz

Enerjileri yükseldi

09.05.2021

Gürkan Ata

Acemice eşlik!

18.04.2021