• 05 Şubat 2020 Çarşamba 08:00
  • |
  • 05 Şubat 2020 Çarşamba 08:00

YAZAR

Alen Markaryan

7 buçuk yıldır ilk defa

Paylaş

Yönetim Sergen’le anlaştıktan sonra İnönü Stadı’nda bir imza töreni düzenledi...  Bir imza atıp çıkacağız(!) mantığında düzenlenen geceye çok sayıda taraftar katıldı... Beklenenden kat be kat fazla...  Öyle ki; Kapalının önünde başlayan kuyruk Kabataş Camii’ne kadar uzandı. İşin tuhafı, geç kaldım endişesiyle stada gelenlerin tribüne girmek için büyük telaş içinde koşuşturmalarıydı... Peki bu kalabalık neydi? Niye tıka basa doluşulmuştu? Sergen Beşiktaş’ta yetişmişti, tamam.  Yüzüncü yılda şampiyonluğun en büyük pay sahiplerindendi, o da tamam... Çok büyük yetenekti, yine tamam... Başka? Bu hınça hınç kalabalığın sebepleri bunlar mıydı sizce? Belki aurasını oluşturabilir ama gerçek biraz farklı bence... Tam 7 buçuk yıl taraftar ne dediyse, ne istediyse tersi yapıldı… Stadın mimarisinden tutun da Abdullah Avcı’ya kadar... ‘Gönderilmesin’ denilenler gönderildi... Taraftarla hep inatlaşıldı... Ufacık bir Orhan Ak mevzusu bile bilerek büyütüldü... İlk defa 7 buçuk yıldır ilk defa,  taraftarın istediği oldu... Taraftarla zıtlaşılmadı enerji birleştirildi, heyecan tavan yaptı. Ve o muhteşem kalabalık oluştu... İnsanlar kafalarındaki mantığın eyleme dönüştüğünü görünce onu kutlamak için stada koştu....  Sergen’in varlığı tabii ki başroldü ama yapımcı ve yönetmen tribündeydi... Beşiktaş camiasına saygıyla.

Abartılı isyanlar

Trabzon-F.Bahçe maçında ortaya çıkan enteresan enstantaneler var. Paradokslar… Tekerrürün getirdikleri var... Çıkarılacak dersler var... Trabzon camiası diyor ki ‘Serdar Aziz kırmızı görmeliydi.’  Niye?  E- Pareria ile kafa kafaya gelip toslaştılar. Ve Serdar Aziz toslama işini biraz abarttı ve hamle yaptı... Ali Palabıyık kırmızıyı vermedi, o yüzden......... İyi de, aynı olay aynı hakem yönetiminde bir Beşiktaş-F.Bahçe maçında Tosic’le Van Persie arasında da yaşandı. Çok cılızı ve masumu hem de. Tosic’i attı muhterem. Biz isyan ettik, siz de etseydiniz o zaman. Maçınızda Serdar Aziz atılmıştı...  Yaaa işte böyle... Öyle bir maç ki her tarafa yargı dağıtıyor, başka bir pozisyonda Fener’in golü verilmiyor. Kaleciye faul yapıldığı gerekçesiyle... Fener camiası ayakta tabii. Haklılar aslında ama yine bizimle oynadıkları bir maçta 1-0 öndeyken biz, 9 kişi kalmışken onlar son saniyede Emenike’nin Fabri’ye yaptığı yüksek çözünürlüklü faulden sonra kurtardığı beraberliği ne yapacağız?  O zaman bizimle beraber itiraz edilseydi!!! Yaaa işte böyle!.. Ufak ufak futbolun altına dinamit koyulduğunda konuşacaktınız. Hala ‘Bana dokunmayan yılan bin yaşasın’ havasında ya insanlar, neyse...  Galip gelince her şey unutuluyor... Haa ‘F.Bahçe niye kaybetti?’ derseniz, Uğurcan’ı baş köşeye koyarım...  Öbür köşeye de Fenerli futbolcuların beceriksizliğini... Siz insanların abartılı isyanlarını boş verin yani!!!!

Alkışı hak ediyorlar

Bir-iki, sağ-sol işte basketbol... Olmazsa olmazdı... Hele bir de “bombalasi bombalasi bom bom bom” var ki; “Siyah-beyaz güm güm güm” diye biten of of of... İnsanlar kendinden geçerdi... Söylenmese olmazdı... Lafı nereye getireceğim?! Beşiktaş camiası basketbol kültürü olan bir kitleye sahiptir... Vakti zamanında, müessese takımlarının revaçta olduğu yıllarda bile kafaya oynamış, şampiyon bile olmuşuzdur...  Zaman içinde kalabalık açısından düşüş olsa da basketbol ayrıcalıklıdır... Son 5 sene mali bütçenin futbolun etrafında dönmesi, basketbola ve diğer branşlara yapılan üvey evlat muamelesi, sahalardan sonra salonlara da ilgiyi azalttı. Bir dolu adam geldi, geçti, gitti... En son Burak Bıyıktay’ı getirdiler.  Yuvasına geri döndü yani. Bayağıdır iyi sonuçlar alıyorlardı ama en son Efes’e 100‘ün üzerinde sayı çekip G.Saray’ı yenmeleriyle yine konuşulur hale geldiler... Futbolun acayipliklerine öyle kaptırmışız ki kendimizi, ilk göz ağrımıza iki kelam bile edemedik...  O da bizim ayıbımız ...  Hatta takımın direktör kısmında yılların Ahmet Kandemir’i var.... Daha iyi oluruz inşallah bu vesileyle  bu yoklukta parayı dert etmeyip camianın yüzünü güldüren basketbol takımını kutlarım...  Alkışı da desteği de hak ediyorlar  Yolları açık olsun.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

28 Ekim 2020 Çarşamba

Tanı bunları tanı da büyü

27 Ekim 2020 Salı

Biraz dil altı, biraz kalp masajı

20 Ekim 2020 Salı

Arma aşkı yok denecek kadar azdır

DİĞER YAZARLAR

Aydın Türkmen

"Her şey değil, herşey"

30.10.2020

Engin Verel

Yüksek çözünürlük

26.10.2020

Alen Markaryan

Tanı bunları tanı da büyü

28.10.2020

Kenan Karcı

Koç imzalasa limit 400'e çıkacaktı

06.08.2020

Mustafa Sapmaz

Renk katacak

21.10.2020

Gürkan Ata

Acaba olacak mı diye beklemek!

18.10.2020