• $ 5,716
  • € 6,417
  • 258.588
  • 98028.5
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Adamcılar (!) kenara futboldan anlayanlar beriye

Kulağımın aşina olduğu tarihi hatırlayamıyorum.

Lakin bir 40 sene suyun içinde.
Yabancı oyuncuların yasak olduğu, 80-
83 yılları arasında başlar bu mevzu aslında.
Beşiktaş’ın 15 sene sonra şampiyon olduğu
seneye denk gelişi de bu periyottadır
ki,
Bence ilginçtir.
Yabancısız, halis muhlis yerli kadroyla
şampiyonluk.
Neyse, bu konumuz dışında geçelim.
Sonra sıkıyönetimin bitmesiyle,
Yugoslav futbolcu furyası başladı.
O bitti,
Alman futbolcuların misyonu bitmiş
olanları damlamaya başladı ligimize.
Federasyon, yayıncı kuruluş derken,
Biraz paralandık!!!
Piyasa genişledi.
Afrikalılar’a hücum başladı bir ara.
Bayağı bir globalleştik anlayacağınız.
Ama her seferinde bir yerlerde yanlış
yapıldı.
Ya kulüpler menajerlere çok yol verdi,
Ki bence hala öyle.
Ya federasyonlar planlamayı iyi yapamadı,

Ya da ne kadar futboldan anlamayan
adam varsa başımıza üşüştü.
Düşünün,
80 milyonluk ülkede orta saha futbolcusu
yetiştiremedik de,
Aurellio’yu devşirip, milli takımda oynattık.

E tabi biz de oynattık!!!
Her seferinde dedik ki,
“Ülke futbolunun gelişmesi
için,
Genç ve yerli oyuncuların
çok şans alması lazım.”
Bu da kulüplere, “İlk 11’inizde
18 yaşını geçmemiş en az 3
tane futbolcunuz olacak” şartı
konulmasıyla orantılıdır.
“Her seferinde dedik” diye
cümleye başladık ama,
Normal şartlarda bir şey söylemeye
gerek olmamalı.
Futbolun futbol gibi olmasını isteyenler,

Şimdiye kadar bu yola 50 kere
başvurmuşlardı zaten.
Çok değil daha bir hafta evvel,
Federasyon yöneticisi sayın Ali Dü-
rüst,
Yabancı sınırlamasıyla ilgili ne diyor,
“Biz bu kuralı revize edeceğiz ama
Artacak mı eksilecek mi, yoksa olduğu
gibi mi kalacak,
Şu anda bir şey söyleyemiyoruz.”
Hâlâ!!!???
“Hâlâ artacak mı” diye muallakta.
Yahu son çıkan Milli Takım’a baksanız
ya!
Kaçı Türkiye’de top oynuyor.
Oynayanlar da zaten kendi kulüp takımlarında
belki oynuyor.
Hâlâ artacak mı diyorlar ya!
Böyle durumlarda ilkokul öğretmenim
Nihal Hanım!
“Ya havle vela!” derdi.
Harbiden “Ya havle vela!!”
Ya Allah aşkına görmüyor musunuz!
Son İsveç maçı olmazsa,
millet milli takımdan bihaber.
İlgisiz.
Televizyon bile maçı son anda
yayınlamaya karar veriyor.
İsveç maçındaki gibi arka
arkaya şok zaferlere imza atılması
gerekiyor.
Ki, bu takım o sinyalleri veriyor.

Bazı “Adamcıların” (!) Lucescu’ya
yaptıkları negatif algıdan
vazgeçmesi gerekiyor.
Adamcılığı bıraksınlar yani.
Ki herkes işine odaklansın.
Yoksa televizyonun tekinin
sokak araştırmasında karşılaştığı gibi,
“Türkiye’nin grubunda kimler var?”
diye soruyorlar.
Millet harbi kapı-duvar.
Allah’tan “Milli Takım’da kimler oynuyor?”
diye sormamışlar.
Yoksa toplum olarak büyük skandala
imza atardık.
Ve bunları yaşadığımız halde,
Hala önlem alınamıyor.
Alınamıyor.
Almıyorsunuz.
???
Mesela herkes burun kıvırsa da,
Ben Lucescu’nun arkasında durulması
tarafındayım.
Onun bilgisine, tecrübesine inancım
tam.
Rusya maçında yenilmemize rağmen,
İyi ve istekli oyunun öne çıkması,
Bu takımın çok enteresan işler yapaca-
ğına dair beni heyecanlandırmıştı.
“Bari bu çocukların arkasında durulsa”
diyorduk ki,
İsveç maçındaki 2-0’dan, 3-2’lik muhte-
şem geri dönüş,
Haklı yanlarımızı ortaya çıkarttı.
Özgüven açısından çok önemliydi bu
galibiyet.
Bir İlhan Mansız’ın,
Bir Nihat Kahveci’nin golünden sonra
yerinden fırlamıştık nicedir.
Bir de evvelsi gece.
Anlayın gayri.
Lakin yine esas mevzumuza geri dönü-
yoruz istemeden.
Yani bu takımda oynayanların çoğunun
altyapısı Avrupa ülkeleri.
Bilmem anlatabiliyor muyum?
En azından gelecek yabancıya kriter koyulsa,

Yaş,
Milli düzey seviyesi,
Sezonda oynadığı maç ortalaması vs.
Bu bile bir şeydir.
Beşiktaş 3-4 sene evvel sizin getirdi-
ğiniz,
Ve bunun doğru olduğuna inandığı-
mız,
5 yabancı kuralına istinaden,
Bir dizi planlama gerçekleştirdi.
Ona göre oyuncu transfer etti,
Ne oldu?
Ne yaptınız?
Bir senede koyduğunuz kuralı değiştirdiniz.

Niye?
Niyesini herkes biliyor, açmayalım tencerenin
kapağını.
Şimdi bazı vatandaşlar diyecek ki;
Beşiktaş o yabancı kuralının kalkmasıyla,

İyi futbol oynayıp, Avrupa’da yol kat
edebilirdi.
Grupları namağlup geçebildi.
Geçmesin canım kardeşim, geçmesin.
3-4 sene yapılansan aynı kıvama gelirsin
merak etme.
Hem Kerim Frei’li, Gökhan Töre’li,
Cenk Tosun’lu,
İyi bir Oğuzhanlı kadronun,
Neler yapıp, neler yapamayacağını kim
garanti edebilirdi ki.
Bu grubun içine de
Biraz zencefi l,
Bir tutam hatmi çiçeği!!!
Parmaklarınızı yerdiniz vallahi.
O yüzden hiçbir şey denemeden,
Üstünde çalışmadan,
Bi-li-ne-mez.
Üstüne başarı gelirse,
Elinde para eden oyuncu olur.
Hem de borç batağına girmezsin.
O yüzden gündelik yaşayıp,
Günü kurtarmaya çalışacağımıza
Bir fi zibilitemiz, bir ileriye dönük çalış-
malarımız olsun.
Ben bunları anlatıyorum ya
Bu yazıyı hazırlamaya cumartesi başlamıştım,

Salı sabahı bitirdim.
Yazıya başladığımda,
Haftaya oynayacağımız Malatya maçı-
nın tarihi belli değildi daha.
Anlayın gayri.

Alen Markaryan Diğer Yazıları

Ne diyeyim!

03.09.2018

Pençe-2 Harekatı´nda flaş gelişme! Görüntüler az önce geldi

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Avrupa'nın tarihi üniversiteleri

Zaman yolcusu Noah'ın kimliği ortaya çıktı