Ünlü Oyuncu Ceyhun Fersoy'dan Eski Sevgili İtirafı! ''Müdür Ol' Dedi, Ayrıldım!'

Seksenler dizisinin başarılı oyuncusu Ceyhun Fersoy, kariyerinin gidişatı ile ilgili eski kız arkadaşını örnek vererek, “Bir kız arkadaşım vardı. Teyzesiyle tanıştırdı beni. Göz hastaneleri vardı. ‘Bu işleri bırak, burada müdür ol’ dedi. İlişkimiz o zaman bitti.” diyerek oyunculuğun kendisi için önemini anlattı.

Eklenme Tarihi: 24.12.2019 10:04 - Güncelleme Tarihi: 25.12.2019 12:55
MOR PAPATYA

Aksam.com.tr

Oyuncu Ceyhun Fersoy, Begüm Öner ile mutlu evliliklerinden tiyatroya kadar hakkında merak edilenleri yanıtladı. Fersoy, aynı dizide rol aldığı eşi Begüm Öner ile ilgili, “Set ortamında Begüm’le kapalıyız, iş ve özel hayatı beraber tutmuyoruz.” dedi.

Aksam.com.tr’den Ferit Ömeroğlu’na konuşan oyuncu Ceyhun Fersoy bir oyuncunun rol aldığı karakterlerle ilgili gelen soruya “Oyuncu olarak seyirciye yalan söylüyoruz. Eğer seyirci bize inanıyorsa başarılıyım demektir.” itirafında bulundu.

“Hiperaktif bir çocuktum ve sürekli insanları güldürmeyi, eğlendirmeyi seven bir tiptim” demişsin. Hala öylesin bence. Peki, dramlar karşısında nasıl yaklaşır Ceyhun?

Biz aktör olduğumuz için bunun komedisi dramı yok. Dram olarak ben iki üç tane projede yer almıştım. Ama o işler fazla tutulmadı o yüzden komediden daha çok teklif geldi. Komedi aslında birazcık tempo isteyen bir iş olduğu için komedinin birazcık daha zor olduğunu düşünüyorum ben. Bir de benim gibi minyon olan tiplere herhalde 40-45’ten sonra geliyor dram işleri. Bunun örnekleri de var. Engin Abi var. O yüzden ben isterim yani dramda oynamayı.

Demet Akbağ, Yılmaz Erdoğan gibi usta oyuncularla Bir Demet Tiyatro’da oynadın daha önce. Bu meslekte başarıya gitmek için ustaların çıraklığından geçmek zaruret midir?

Avantaj diyebiliriz. Usta-çırak ilişkisine inanan bir oyuncuyum ben. Benim hocam da zaten Müjdat Gezen. Müjdat Gezen Sanat Merkezi çıkışlıyım. Bitiremedim ama okulu. Ama sonra BKM Mutfak’a geçtim. BKM Mutfa’kta da yaklaşık üç buçuk yıl eğitim gördüm. Usta-çırak ilişkisini de orada öğrendim. Usta-çırak ilişkisi ilerleyen zamanlarda işler yaptıktan sonra daha iyi hissediyorsun. Çünkü ben hala bunu söylüyorum, benim iki tane ustam var. Yılmaz Erdoğan ve Müjdat Gezen. O yüzden çok iyi insanlarla çalıştım. Çalıştığım insanlarla da efendiliğimi korudum.

İki hakkın var. Birincisi seçmek, diğeri hiç olmayacak demek anlamına geliyor. Bundan 30 yıl sonra Ceyhun Fersoy Tiyatrosu’nun kurulup bunun bir akım olarak var olması mı, yoksa Hollywood’da en iyi oyuncu ödülünü alıp dünyada hiç unutulmayacak bir hikâyeye sahip olmak mı?

Ben ilk seçeneği tercih ediyorum.

Hiç düşünmedin. Zorlayamadık seni…

Hiç düşünmedim çünkü benim tiyatroda hayal ettiğim şey budur. Tiyatroyu meslek edinen herkesin hayali budur.

O zaman bir meslek olarak değil de bir sanatı icra ediyor olarak mı bakıyorsun olaya?

Hem meslek hem sanat… Bizim mesleğimiz bu. Ben zamanında çok işsiz de kaldım, aç da kaldım; ama aşkımızın peşinde koşmaya devam ettik.

Şimdi 7 yıllık bir işsiz kalma süresi var aslında…

Sekiz buçuk!

Artık yeter demedin mi? Kal gelmedi mi? Tam da heyecanlı dönemlerin yaş olarak...

Şu anda insanlar artık oyunculuğa meşhur olmak, ünlü olmak, para kazanmak için bakıyor. Yarın ve öbür gününü düşünmüyorlar. Altımda son model arabam var, evim olsun. Aylık şu kadar para geliyor gibi şeylere bakıyorlar. Biz zamanında -bundan 13-15 yıl önce- mesleğimizin, aşkımızın peşinde koşuyorduk. İyi ki sekiz buçuk yıl boyunca bir şey yapmamışım. O kadar güçlenmişim ki orada, onu düşünüyorum şimdi…

Şu an evinde oturup, iş bekleyen oyuncular için ne söylemek istersin?

Buradan meslektaşlarıma söylemek istediğim tek şey bu işi severek yapmaları. Aşkının peşinden koşmaları. Önlerine hep engeller çıkacak. Benim bir kız arkadaşım vardı. Teyzesiyle tanıştırdı beni. Göz hastanesi vardı, bırak bu işleri gel burada müdür ol dedi. İlişkimiz o zaman bitti yani.

Tek bir soru sorsam; tek bir kelimeden oluşsa bu soru… Neden?

Çok güzel bir soru… Çünkü öyle olması gerekiyordu. Önümde iki tane yol vardı. Bir tanesi ünlü bir işletme, ikincisi de oyunculuktu. İkinci yolu tercih ettim ben.

Öncelikle maşallah diyeyim ben. Popüler çiftlerin mutluluk saadetine kolay nazar değer. Nazardan korkuyor musun?

Evet, çok korkarım.

“SET ORTAMINDA BEGÜM’LE KAPALIYIZ”

Herkes Begüm’le evliliğinizin mutluluğunu paylaşıyor. Ben zorluklarını paylaşmanızı istiyorum bugün. Bugüne kadar bu ilişkiyi zorlayan bir şey oldu mu?

Biz birbirimize âşık olarak ilişkimize başladık ve sonra da evlendik. Yani zor olan, insanların bize “Ya nasıl devam ediyorsunuz? Ben olsam ikinci senesinde biterdi.” demesi oluyor genelde… Biz iş ve özel hayatı beraber tutmuyoruz. Biz sette kapalıyız. Asla açık değiliz.

Nasıl başarıyorsunuz bunu? Bir etkileşim olmuyor yani öyle mi?

Yok, hayır olmuyor. “Aman canım, aşkım…” yok set ortamında. Biz bunu çok iyi ayırdık ilişkide. Eğer ayıramasaydık gerçekten birinci yılda bitebilirdi.

O zaman tükenme de olmuyor…

Yok olmuyor. Bir de sosyal hayatımızda da birbirimizin özeli vardır. Arkadaş ortamları vs.

“BEGÜM’LE BİRBİRİMİZİ KISITLAMAYIZ”

Nasıl yani, akşam arıyorsun ve ben gelmiyorum, şuradayım mı diyorsun?

Gelmiyorum değil. Şuradayım diyorum. Önceden söylemem hoşuna gider. Zaten biliyor arkadaşlarımı. Birbirimizi kısıtlamamız yok. Mesela bugün Begüm sette… Ben Begüm’ü arabayla çıkarken gördüm evde…

Evlilik teklifi çok konuşulmuştu. Değinmezsek olmaz…

Evlilik teklifi senaryosunu ben yazdırdım arkadaşa… İlişkimiz burada başladı ve evlilik teklifi edeceksem burada etmeliyim dedim. Arkadaşa söyledim. O da, “Ben zaten böyle bir hayal sahnesi yazıyorum.” dedi. Ama ben onu kendime yontarak oynadım.

Türkiye’de örneği var mı?

Bence yok.

Oynadın mı peki?

Oynamadım hayır. Ceyhun olarak girdim ve gerçek adıyla hitap edip Begüm dedim zaten. O da Begüm dediğimi duyunca dondu kaldı. Biz onun provasını da almıştık.

Hep böyle çılgın mıydın?

Çok fazla, evet...  Anneme Kozyatağı’na gidiyorum deyip Trabzonspor deplasmanına gitmişliğim var.

“TELEVİZYONDA BİR KARAKTERE KİLİTLENİYORSAK İNANDIRICILIĞI ÇOK YÜKSEKTİR”

İzleyicilerin bir mafya babası rolünde Ceyhun’u görüp kabullenmelerinin sırrı nedir?

Senaryo ve karakter çok önemli… Televizyonu açtığımız zaman bir karaktere kilitleniyorsak o karakter o hikâyeyi bir yerlere sürüklüyorsa inandırıcılığı çok yüksektir demektir. Bu da senariste ve oyuncunun karaktere uyumuna bağlı…

“OYUNCU OLARAK SEYİRCİYE YALAN SÖYLÜYORUZ”

İlerde farklı karakterlerle karşımıza çıkma ihtimalin var mı?

Tabii, neden olmasın?

Başarı kıstası tek karakteri çok iyi canlandırabilmek midir? Her karakterde aynı başarıyı sağlamak mıdır?

Her rolü başarıyla oynamak çok daha önemlidir bir oyuncu için. Biz oyuncu olarak seyirciye yalan söylüyoruz. Eğer seyirci bize inanıyorsa başarılıyım demektir.

“ÇOCUKLAR DUYMASIN BENİM DÖNÜM NOKTALARIMIN İKİNCİSİDİR”

Ben seni Çocuklar Duymasın’da tanıdım. Çocuklar Duymasın senin kariyerinin hangi köşesinde hangi duyguyla duruyor?

Dizide eşimin adı da Duygu’ydu. Çocuklar duymasın benim dönüm noktalarımın ikincisidir. İlki Müjdat Gezen ve BKM.

Önerilen Videolar