Hamaney'i ölüme götüren, en yakınındakinin ihaneti miydi?
Hasan Nasrallah'ın öldürüldüğü saldırıda Lübnan'a gitti, 12 Gün Savaşları'nda üst düzey komuta kademesi hayatını kaybederken o binadan ayrıldı ve hayatta kaldı.
Ve Hamaney'in öldürüldüğü toplantıdan dakikalar önce ayrılan da oydu.
Öldürülemeyen-öldürülmeyen adam İsmail Kaani, akıllara tek bir soruyu getiriyor, tesadüf mü yoksa ihanet mi?
O gün Hamaney üst düzey yetkililerle Tahran'daki yerleşkesindeydi.
İletişim kayıtları, uygu gözetimi ve CIA'nin casus ağı...
ABD ve İsrail'in aylar süren operasyon hazırlığında sona geldi fakat gelen bir istihbarat üzerine operasyonun saati değişti.
Başlangıçta gece planlanan saldırı cumartesi sabahına alınmıştı.
Saatler tam 9.40'ı gösterirken üslerinden havalanan savaş uçakları bölgeyi vurdu.
Fakat Kaani birçok kaybın yaşadığı saldırıdan dakikalar önce binadan ayrılmıştı.
Ve Hamaney'i saldırıdan önce son gören isimlerden biri olan Kudüs Gücü Komutanı İsmail Kaani oldu.
Trump'ın 'yerini biliyoruz' dediği Hamaney'i eliyle koymuş gibi bulması, CIA'in operasyon için İran'daki casus ağından yardım alması ve pek çok sürpriz saldırıda olay yerini son anda terk eden Kaani'nin bu saldırıdan da kıl payı kurtulması güvenilirliğine ilişkin yeni sorulara yol açtı.
Peki sizce?