Ayasofya için kritik gün... Yeniden ibadete açılacak mı?

Ayasofya için kritik gün...Yeniden ibadete açılacak mı? Murat Çiçek yorumladı...

Eklenme Tarihi: 01.07.2020 22:28 - Güncelleme Tarihi: 28.07.2020 14:25
MURAT ÇİÇEK İLE MERCEK

Ayasofya Müslüman aleminin kalbinde bir yara, göğsünde bir hançer. Çünkü 400 küsür yıl boyunca kılıç hakkı olarak camiye çevrilen ki o dönemlerde öyleydi hatta bu mevzunun Roma hukukunda bile yer aldığı Osmanlı’dan çok daha önceki devletlerde bir ülkeyi fetheden kralın, imparatorun, padişahın, hakanın kendi inancına uygun olarak fethettiği bölgedeki en büyük ibadethaneyi kendi dinine uygun şekle çevirdiği bilinir.

Osmanlı’da 1453’te İstanbul’u fetih ettiğinde en büyük kilise olan Ayasofya’yı camiye çevirmiş ve ilk namaz orada kılınmıştı. Ve 450 yıl boyunca cami olarak kalmıştı, ta ki 1930’lu yıllara kadar. 1930’da müze olmasına karar verildi. Ve işte o dönem Müslümanların kalbine bir hüzün düştü. Yaklaşık bugüne kadar 70-80 yıl boyunca bu şekilde kaldı. Son dönemlerde ezan okunmaya başladı ama yarın perşembe günü İslam alemi için önemli bir gün çünkü Ayasofya’nın cami olması ülke genelinde 80 bin camiye bir adet daha eklenmesi anlamına gelmiyor sadece çünkü Ayasofya’nın bir sembol, Ayasofya bir duruşun, Ayasofya bir cami olması direnişin sembolü. Cami olarak çok daha önceden açılması gerekirdi. Fakat tabi bu kararın alınması, bu yönde adım atılması birçok çevreyi de rahatsız ettiği malum. Bu çevrelerin bir kısmı içeride bir kısmı da dışarıda. İçimizdekiler az çok medyayı takip ettiğinizde görüyorsunuz ama Patrik Bartholomeos’un bir açıklaması var: “Camiye dönüştürülmesi milyonlarca Hıristiyanı islama karşı çevirecektir.” Diye buradaki Müslüman-Hıristiyan durumuna bir atıfta bulunan bir hamle çünkü İslam aleminin göğsünde bir hançer gibi saplanan Ayasofya’nın müze olması aynı şekilde kiliseden camiye çevrildiği günden bu yana 400 küsür yıldır Hıristiyan aleminin de göğsünde bir hançerdir. Müzeye dönüşmesi Hıristiyan alemini belki bir derece mutlu etmiştir ya da yüreklerini soğutmuştur ama yeniden camiye çevrilmesine nasıl tepki veriyorlar, Bartholomeos’un bu açıklamasını detaylı bir şekilde okumanızı tavsiye ederim.

Sadece bu durum değil, The Guardian’da Giles Fraser imzalı bir haberde de: “Laik bir müze olarak kalmasındansa Allah’a ibadet edilen, Allah’ın adının anıldığı bir camiye dönüşmesi çok daha iyi olur” diyor.

Tüm bunların ötesinde eğer yapabiliyorsanız, ulaşabiliyorsanız, İş Bankası Yayınları’ndan çıkan Halil İnalcık’ın şöyle bir kitabı var. Bu kitabı edinebiliyorsanız mutlaka edinmenizi tavsiye ederim. “İki Karanın Sultanı İki Denizin Hakanı Kayser-i Rum - Fatih Sultan Mehemmed Han” adlı baya kalın bir kitap.

Kitabın 198-199’uncu sayfasında İstanbul’un Fethi ve Ayasofya’nın camiye çevrilme hikayesi de anlatılıyor.

Bir gün kala Danıştay’ın Ayasofya’yı camiye çevrilme talebini ne şekilde sonuçlandıracağını bir gün kala bu konuları okumanızı tavsiye ederim. Bu sadece sembolden öte, dibinde ve derininde birçok mevzuların olduğunu anlamanız bakımından önemli. Bu konulara bakmanızı mümkünse bu kaynaklara bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Önerilen Videolar