Metin Külünk’ten Akşam Baskısı’na Özel Açıklama: CHP Kanal İstanbul’a Neden Karşı Çıkıyor?

AK Parti’nin kurucularından Metin Külünk, Akşam TV’de yayınlanan Akşam Baskısı programında Kanal İstanbul üzerindeki tartışmaları, Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi’ni ve 2019 yılına damga vuran siyasi gelişmeleri değerlendirdi.

Eklenme Tarihi: 19.12.2019 12:19 - Güncelleme Tarihi: 17.01.2020 09:47
AKŞAM BASKISI

AK Parti’nin kurucularından Metin Külünk, Kanal İstanbul üzerindeki tartışmaları, Davutoğlu’nun kurduğu Gelecek Partisi hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Külünk, “1939 yılından beri CHP’nin karşı çıkmadığı ne var, CHP Türkiye’nin kontrol edilme aklı oldu.” dedi.

“TÜRKİYE’Yİ 90’LI YILLARIN KAOTİK DÖNEMİNE KİLİTLEMEK İSTİYORLAR”

Türkiye’yi sömürge altında tutmak isteyen aklın Erdoğan’ın liderliğinden rahatsız olduğunu belirten Metin Külünk, “Türkiye’yi 90’lı yılların kaotik dönemine kilitlemek isteyen akılla yüzleşmek zorundayız. Türk siyasetini 2005 yılından beri Erdoğansızlaştırmak isteyen akıl, hem bizim mahallede hem de farklı mahalledeki renklerden yola çıkarak Türkiye’yi teslim almak istiyor, buna izin vermemeliyiz.” dedi.

“CHP TÜRKİYE’NİN KONTROL EDİLME AKLI OLDU”

CHP’nin Kanal İstanbul projesine olan tutumunu değerlendiren Külünk, “1939 yılından beri CHP’nin karşı çıkmadığı ne var, CHP Türkiye’nin kontrol edilme aklı oldu. Bu akla şunu soralım; Uçağımız nerede ve niçin yapılmadı, tankımız nerede ve niçin yapılmadı, otomobilimiz nerede ve niçin yapılmadı, yapılmadı mı yoksa bu akıl yaptırmadı mı?

Bu ülkenin ordusu kendi milli tüfeğiyle AK Parti döneminde tanıştı. Bugüne kadar neden yapılmadı diye sorarlar… Bütün gelişmelerin engelleyici unsuru CHP’nin aklıdır. Bu akla biçilmiş rol Türkiye’yi kontrol altına tutma rolüdür.”

5 Soru 5 Cevap

AK Parti’de uzun dönem milletvekilliği yaptınız, partinin kurulmasında önemli rol oynadınız. Milletvekilliği dönemize baktığınız bir keşkeniz var mı?

Parlamentodaki kavga görüntülerinden mutlu değilim. Ama orada da insanız, bu görüntüler çünkü biz orada düşünsel ve fikrin ve toplumun vicdanın karşılığı olarak oradayız. Sonuçta insanız, geriye dönüp baktığımda o görüntülerin şık olmadığını kendi özeleştirilme söylüyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile dostluğunuz çok eskiye gidiyor. Siyaset dışında Cumhurbaşkanı Erdoğan nasıl birisi?

İyi bir dost… Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok anımız var, 1975 yılından bu yana Milli Türk Talebe Birliğinin koridorlarında başlayan sonra Milli Selamet Partisi İl Gençlik Kolları Başkanı olduğu kongreyle devam eden 12 Eylül’de cezaevinde yatarken beni ziyaret edişleri, bütün bu süreçlerin kesitlerinde güzel anılarımız var.

Benim için en değerli olanı, babamın rahmetli oluşudur. Beyefendinin naifliğini ve merhametinin çok güzel kesitlerinden bir tanesidir. İki abim Rize’deydi. Ben İstanbul’da yalnızdım, babamı çok ani kaybettik kısa zaman aralığında haberi oldu ve ilk yanımızda olanlardan birisiydi. Babamın tabutunu indirdi, arabaya yerleştirdi. Sayın Cumhurbaşkanımız liderlik karakterinin içerisinde merhamet tarafı çok güçlü olan birisidir.

Sosyal medya çok aktifsiniz. Günde kaç saatini ayırıyorsunuz?

Günde 18 saat boyunca onlinenim. Oradaki temel espri şu; bir online olduğunuzda hiçbir şeyi ıskalamıyorsunuz, mutlaka güvendiğiniz ya da güvenen arkadaş size anında bilgiyi gönderiyor, bu inanılmaz. Benim için sosyal medya sadece Twitter’dan mesaj paylaşma alanı değildir, benim için Whatsapp caddesi var, twitter sokağı var, ınstagram ve facebook meydanı var.

Attığınız tweetler arasında keşke bu tweeti atmasaydım dediğiniz oluyor mu?

Olmaz, öyle şey. Sadece cümlenin manasında düşüklük varsa… Keşke diyeceğim tweeti neden atayım. Ayrıca tweeti tek başına atmam, istişare ettiğim arkadaşlarım var.

Yazı yazıyorsunuz, kitap gelecek mi?

8 kitabım var, iki tanesi yolda belki üçüncüsü de hazırdır.

Edebiyatla aranız nasıl?

Şiirsiz hayat olmaz, üstad Necip Fazıl’ı, Sezai (Karakoç) abiyi dinledik. Son dönemde Nazım Hikmet ve Atilla İlhan’ı okuyorum, tavsiyede ediyorum.

Önerilen Videolar