• 03 Kasım 2018 Cumartesi 00:30
  • |
  • 03 Kasım 2018 Cumartesi 00:30

YAZAR

Mustafa Sapmaz

Yürekten oynadılar

Paylaş

Valbuena ve Frey’in on birde başlaması sürprizinin yanı sıra, maç başlangıcındaki senaryoda bir sürpriz yoktu. Galatasaray topa hakim bir iç saha takımı gibi başladı. Fenerbahçe buna oyun kuralları içerisinde sertlikle cevap verip sahaya sürdüğü oyuncuların özelliklerini ortaya çıkaracak atak sürekliliğini yakalamalılardı. Fakat on beşinci dakikada topa sahip olma %76’ya %24 Galatasaray lehineydi.

Fenerbahçe’nin kurduğu on bir, rakibinin üzerine gidecek, oyunu rakip alanda oynayacak bir kadroydu. Maçın ilk yarısında Galatasaray kalesine iki üç kez gidebildiler. Bunda topu kullanmaktan çok topun arkasına geçerek beklemeleri etkili oldu. Topu kazanmada zaten sorunlu bir takım olduklarında top Galatasaray’da kaldı.

Galatasaray ise Fenerbahçe’nin beklerini taç çizgisine çekerek, stoperlerle beklerin arasında oluşacak boşluklara orta saha oyuncularının attığı koşularla atak olgunlaştırmak istedi. Özellikle Hasan Ali’nin kanadından bunu daha fazla denediler. Ancak akan oyunda istedikleri pozisyonları yaratamadılar. Fenerbahçe sezon başından bu yana duran toplarda, kalecisinden uzak kullanılan her topta kafa vurmakta sıkıntılı bir takım. Rakipler çok rahat kafa topunu vuruyor. Maçta özellikle ilk yarıda yedikleri gol dahil, kalesinde tehlikeli atakların hepsini duran toplardan yaşadı. Fenerbahçe’nin kadrosunda Rodriguez ve Onyekuru gibi hızlı, beklerken kazandığı toplarla rakip defansın arkasına koşu yapacak bir oyuncusu yok. Bir tek Barış Alıcı var. Valbuena, Frey, Ayew ön üçlüsü ile başlamışsan, oyun merkezini orta sahaya taşımak zorundasın. Fenerbahçe ilk yarıda, çıkardığı kadroyu inkar edercesine oyunu kendi sahasının ortalarında kabul edince Galatasaray’ın arkada bıraktığı boşlukları değerlendirmesi mucizeye kalmıştı. Galatasaray maç öncesi girdiği pozisyonunu gole çevirme oranında Fenerbahçe’den üstündü (%15’e %6). Fenerbahçe bu istatistikte lig sonuncusuydu. Dün Galatasaray skora 2-0’a getirirken girdiği gol pozisyonlarında istatistiklerin yalan söylemediğini de ispatladı. Hepsinde tabelayı değiştirdi. Fenerbahçe ise derbilerde istatistiklerin hiçbir anlamı olmadığı- nı haklı çıkarıp tabelayı 2-0’dan 2-2’ye getirdi. Elbette bunda on birlerine uygun şekilde beklemektense, topla rakibinin üzerine giderek rakip alanda oynamalarının payı büyüktü. Eljif, Skrtel ve Alper son bölümde girdikleri pozisyonları değerlendiremeyerek destan yazamadılar, ancak hezimetten galibiyeti kaçıran taraf oldular. Derbilerde kurulan on birler, oyuncuların kalitesi, özellikleri önemlidir. Ancak maçı kazandıran yüreklerdir. Dün sahada yürekli oynayan iki taraf vardı. Bu da sahaya yasıdı.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

15 Mart 2020 Pazar

Bir Fenerbahçe klasiği

09 Mart 2020 Pazartesi

Kayıp puan güçlü oyun

01 Mart 2020 Pazar

Doğrular ve iflas

DİĞER YAZARLAR

Engin Verel

Bu kadarmış

16.03.2020

Alen Markaryan

Yol haritası

08.04.2020

Kenan Karcı

Son karar: 2 milyon euro

11.01.2020

Mustafa Sapmaz

Bir Fenerbahçe klasiği

15.03.2020

Gürkan Ata

İçten içe sevindiler!

16.03.2020