Sabırla Barça'layacak

Aykut Kocaman, çok pasla Cim Bom'u uyutup, gafil avlamanın planlarını yapıyor. Planın tutması için geri ve yan paslarda tribünlerden homurtu yükselmemesi gerekiyor. 90 dakika alkış ve ıslık isteniyor

F.Bahçe Futbol Şube Sorumlusu Ali Yıldırım, şampiyonun belli olacağı yarınki G.Saray maçında neden basketbol seyircisi istedi? AKŞAM, Yıldırım'ın şifrelerini çözdü, basketbol taktiğinin perde arkasından Aykut Kocaman'ın G.Saray'ı Barcelona taktiği ile yenme planları ortaya çıktı. İşte basketbol seyircisinin şifreleri:
NASIL 2-0'DAN 2-2 OLDU
F.BAHÇE, 17 Mart'ta G.Saray karşısında 15 dakikada Alex ve Moussa Sow'un golleriyle öne geçtikten sonra tribünler futbolculara müdahale etmeye başladı. Futbolcu pas verdi, ardından dönüp tribünlere gerekçesini anlatmak zorunda kaldı. Aykut Kocaman, G.Saray maçının 2-2 bitmesinden çok işte bu durumdan rahatsız oldu.
XAVi BiLE PANiK YAPAR
SELÇUK Şahin, Alex'ten bile daha yüksek pas yüzdesiyle oynuyor. Normal sezondaki ilk 34 haftada Selçuk, %84 ile Emre Belözoğlu (%88) ve Cristian'dan (%85) sonra F.Bahçe'nin en çok isabetli pas veren 3. oyuncusu oldu. Barcelonalı Xavi gibi oynayan Selçuk, tribünlerden gelen tepkiler üzerine 5-6 dakika kötü pas attı.
 TOP HEP SüRATLE DöNSüN
KOCAMAN, G.Saray maçının planlarını da Barcelona gibi yüksek pas sayısı üzerine kuruyor. Rakibin başını döndürecek kadar süratle sürekli top çevrilecek. Bu sırada gerekirse yan ve geri pas da yapılacak. Ta ki G.Saray'ı uyutup gafil bir anını yakalayana kadar paslaşma devam edecek.
  AMAN öFKE OLMASIN
BU sırada tribünlerin tavrı çok önemli. Taraftar, basketbol seyircisi gibi rakibin üzerine baskı kuracak ama kendi takımına yönelik bağırış çağırış olmayacak. Sabırsızlık, golü bir an önce bulalım zihniyetiyle öfke, geri ve hatalı paslarda tepki kesinlikle istenmiyor. Taraftara 'Bu maçı hep birlikte oynayacağız' mesajı veriliyor.
  BU MAÇI ALMAMIZ LAZIM
SAMANDIRA'NIN ortak duygusu şöyle: 'G.Saray derbisini ya taraftarla kazanacağız ya da taraftarla kaybedeceğiz. Sezon başından beri yaşanan süreçteki bütün olumsuzlara rağmen buraya kadar geldik, görevimizi yaptık, tarihe geçtik ama yetmez, bu maçı da almamız lazım. G.Saray'ı yeneriz ama oyun tarzımız için de sabır şart.
 MAÇA ALKOLLü GELMEYiN
BOL pasa dayalı oyun sistemi içinde hata olur. Hata olmazsa zaten futbol olmaz. Son saniyeye kadar taraftar, sabırla takımını desteklemeli. Bu nedenle taraftar stada alkollü gelmemeli, kendini kaybetmemeli, işin bilincinde olmalı. 90 dakikanın ardından şampiyonluğu hep beraber kutlayalım.'

45 bin liralık kupa
Spor Toto Teşkilat Başkan Yardımcısı Burak Aslan, şampiyonluk kupasının maddi değerinin 45 bin lira, manevi değerinin ise paha biçilemez olduğunu söyledi. Kupayı bir usta 40 günlük çalışma ile 925 ayar gümüşten imal etti. Şampiyonluk kupası 8, Türkiye Kupası 8 kilo 300 gram. TFF'nin kupayı, şampiyon kulübe pazartesi günü teslim etmesi bekleniyor.
BU arada TFF, 2011-2012 sezonunda galibiyete 740, beraberliğe ise 370 bin lira prim verdi. Ligde bu sezon en fazla prim alan takım 19 milyon 980 bin lira ile G.Saray oldu. G.Saray'ı 17 milyon 760 bin lira ile ezeli rakibi F.Bahçe takip etti. Trabzonspor 15 milyon 170 bin lira alırken, Beşiktaş ise 14 milyon 800 bin lira gelir elde etti.

90+1'de gol atacağız
Kaleci Volkan Demirel, belki bir kehanette bulundu, belki de sözün gelişi olarak G.Saray'a 90+1'de gol atacaklarını söyledi. İşte Volkan'ın Radyo F.Bahçe'den Sarı-Lacivertli taraftarlara yaptığı dünkü centilmenlik çağrısı:
'BU maç sakatlıkların, duygularımızın önüne geçen ve tüm sezonun cevabını verebileceğimiz bir maç. Taraftar takımın başarılarıyla dik durmayı başardı. G.Saraylı oyunculara da çok centilmence davranacaklardır. Sahaya tek lira atmayacaklarına inanıyorum. Tecrübeler gösterdi ki; hem takımına hem de rakibine kötü bir şekilde baskı yaparsan, bu kendi takımıma kötü şekilde yansıyor. Örneğin Beşiktaş-F.Bahçe maçı normal şartlarda oynansaydı belki biz oradan da galip çıkacaktık. Takımımızı sürekli destekleyelim, belki  90+1. dakikada gol atacağız
EĞER ki kazanamadık; olmazsa biz rakibimizi tebrik etmesini bilelim. Artık sözün bittiği ve bazı şeylere ulaşabileceğimiz yerdeyiz.'


MANŞETLER