HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 5,3027
  • 6,0394
  • 209.137
  • 92.707

Yeşilköy Chocolate’ına kavuştu

Son yıllarda en başarılı yatırımlar olarak dikkat çeken kurumsal bistroların kilometre taşı Chocolate’dır. Herkese yabancı olan bu konsept önce Süzer Plaza’da daha sonra da Maçka’da yakaladığı başarıyla, bu tip yatırım yapacakları cesaretlendirdi. Chocolate bu işin öncüsü olsa da şubeleşme hızını hep yavaş ve sağlam adımlarla yaptı. Şubelerin az olması nedeniyle de arzulanan standartlar korundu diyebilirim. 

MÜŞTERİ PROFİLİ DEĞİŞECEK

Chocolate 5. şubesini geçtiğimiz hafta Yeşilköy’de açtı. Chocolate’ın kurucuları Süleyman Köse, Raşit Karakuş ve Oğuz Kayhan bu girişimlerini bana söylediklerinde yatırımı riskli görmüştüm. Çünkü Yeşilköy, İstanbul’un içerisinde çok farklı dinamikleri olan bir bölge. Kurumsal markaların çoğu, isimlerini buraya koyduklarında büyük zararlarla ayrıldı. Yeşilköy’ün müşteri profilini daha çok çevre semtlerden gelenler oluşturuyor. Bu kitle, hem kendisini göstermek hem de görünmek için sokağa cephesi olan yerleri tercih ediyor. Bu durum nedeniyle gerçek Yeşilköylüler, Yeşilköy’deki mekânları fazla tercih etmezler. Chocolate’ı Yeşilköy’e açma fikri bu şubenin ortakları Fikret Ön ve Gökhan Koç’tan çıkmış. Uzun yıllardır Yeşilköy’de oturan ikili Yeşilköylülerin bu sorununu bildikleri için Chocolate’a böyle bir teklif ile gitmiş. Mekân franchise olsada, firma kurucusu Raşit Karakuş’un sürekli Yeşilköy’de olması markanın yatırımı ne kadar sahiplendiğinin bir başka göstergesi.

ŞUBEYE ÖZEL DOKUNUŞLAR

Chocolate Yeşilköy, mimari olarak markanın yeni yüzünü yansıtıyor. Yemek servislerinde de Yeşilköy şubesinin kendisine has dokunuşları olmuş. Mekânın içerisine girdiğinizde alışılagelmiş Yeşilköy algısında olmadığını hemen hissediyoruz. Yeşillikler içerisindeki arka bahçe huzurlu. 10 kişilik yüksek mermer masa bahçe ambiyansını tamamlamış. Personelin hepsi Chocolate terbiyesi alıp minimum 4 ay boyunca farklı şubelerde eğitim görmüş. Mönü ise tüm Chocolate şubeleriyle aynı. Servis ve sunumda birtakım olumlu değişikler yapılmış. Etler kesinlikle özel tahtada geliyor. Cafe de Paris’in bile sunumu bu şekilde yapılıyor. Bir Chocolate efsanesi olan ‘pazı sarma’, Yeşilköy’e özel olarak fesleğeni biraz daha bol olarak hazırlanmış. Şubeler arasında bu tip küçük imza dokunuşlar olması müdavimler için önemli. Mekânda ilgimi çeken bir başka ayrıntı ise her masaya küçük telefon şarj ünitelerinin dağıtılması. Neredeyse herkesin smartphone sahibi olduğu şu dönemde bence en ez yemeklerin lezzeti kadar stratejik bir hamle olmuş. 
Uzun lafın kısası; Yeşilköy’de Yeşilköylülerin günül rahatlığıyla yemek yiyebileceği, gürültüden uzak, huzurlu bir mekân olmuş Chocolate. Bu bölgede çok uzun ömürlü olacağına adım gibi eminim…

ANADOLU YAKASI'NDA 'MOR' GECELER

Yavuz Coşar, Abdurrahman Kılıç ve İlgi Gövsa’nın sahibi olduğu Mor Meyhane İstanbul’daki ikinci durağını Kadıköy’de açtı. Uzun süredir gelen taleplere kayıtsız kalmayan ortaklar Asmalı Mescit’in ardından Anadolu Yakası’nda da Mor gecelere devam edecek. Zaten burada yaşayan İlgi Gövsa, bu yakadaki mekân ile daha fazla ilgilenecek. Fenerbahçe Şükrü Saraçoğlu Stadı’nın hemen yanındaki köşkte bulunan mekânda haftasonu canlı müzik ve dj performansları olacak. 

ANTONİO CARLUCCİO NEDEN ÖNEMLİ?

Gezi, gurme programlarını izleyenler için 2 Greedy Italian’ın farklı bir önemi vardır. Gennaro Contaldo ile birlikte mutfakta icra ettiklerini bu programda sanatsal açıdan ekranlarda anlatmayı başaran Antonio Carluccio’nun kendi markası olan Carluccio’s 1 yıldır ülkemizde de hizmet veriyor. Kanyon’da açılan Carluccio’s özellikle beyaz yakalı kesim tarafından benimsendi. İlk yılın şerefine Kanyon’da yapılan kutlamaya ise Antonio Carluccio bizzat katıldı. 77 yaşındaki ‘Sinyor’ Carluccio elinde bastonuyla ilk uçağa atlayıp İstanbul’a geldi. Sektörün en önemli şeflerinden biri olsa da bu işin starı olduğunun farkında olan Antonio Carluccio ile ayaküstü bir sohbet gerçekleştirme fırsatı buldum. Dünya markası restoranlar zinciri sahibi olması onun bakış açısını değiştirmiyor; hâlâ İtalyan mutfağının geleneksel olduğunu sert bir biçimde savunuyor. Makarnanın hazır olarak hazırlanmasına karşı.Restoranlar ne kadar lüks olursa olsun, pişen yemeğin eski İtalyan annelerinin yaptığı gibi olması gerektiğini üstüne basa basa anlatıyor. Her fırsatta Türk mutfağının neden dünyada olmadığına cevap arıyoruz. Sebebi çok açık belli; Antonio Carluccio gibi bizim mutfağımızı anlatacak bir şefimiz maalesef yok!

EFSANE BİTECEK Mİ?

İstanbul gece hayatında yaşayan efsane denilince akıllara her zaman Şamdan gelir. Bu sene 39. yılını kutlayacak olan mekân hakkında garip bir dedikodu piyasada konuşuluyor. Bilindiği gibi Şamdan’ın mülkünü 3 yıl önce Faruk Süren’in eşi Hatice Hanım, Seda Sayan’a satmıştı. Sayan mülkü satın alır almaz kiraya 10 bin lira zam yapmıştı. Fakat duyduğuma göre önümüzdeki yıl Seda Sayan mülkünden Şamdan’ın çıkmasını isteyecekmiş. 30 bin lira olduğunu öğrendiğim kira bedeli bir hayli yüksek gibi görünse de aynı cadde üzerinde bu fiyatın 2-3 katını ödeyenler var. Seda Hanım, binayı gece kulübü yerine restoran ya da bir bankaya kiralamak istiyormuş. O tarih gelmeden kesin bir bilgi vermek mümkün olmasada Şamdan gibi bir efsanenin tarih olma ihtimali bile üzücü.

Talip Karamahmutoğlu’nun son çalışması ‘Müsaadenizle Büyükler’ vizyon için gün sayıyor.

Duyarlı çocuklar filmi

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

'Çingene Kızı' mozaiğinin ABD'deki kayıp parçaları Türkiye'ye dönüyor

Yemek kartları ile ilgili yeni düzenleme

En Çok Okunanlar