HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 5,3569
  • 6,076
  • 209.481
  • 93.141

Türkiye, AB ve Ortadoğu

Son günlerde Türkiye’nin Avrupa Birliği gündemi ısınıyor. Önce “bölgesel politika” başlığının açılması ardından Türkiye vatandaşları için “vizesiz Avrupa” umutlarının yeşermesi, AB’yi tekrar gündemimize taşıdı.
Hep söylüyoruz burada da yineleyeyim. Türkiye’de bir süredir AB’ye desteğin az olması, AB’nin Türkiye konusundaki isteksizliğiyle alakalı. AB’den gelecek somut adımlar, bu tabloyu değiştirecektir.
Hafta başında TESEV ve İsveç Üniversitesi Türk Çalışmaları Enstitüsü’nün davetlisi olarak Stockholm’deydik. Toplantının konusu daha önce de benzerlerine katıldığım “Ortadoğu bağlamında Türkiye ve AB” idi. Bu konuda yapılan toplantıların ortak özelliği, Ortadoğu bağlamının ve AB’nin Ortadoğu politikasının (eğer böyle bir şey varsa) kenara koyulup, tüm tartışmaların Türk dış politikası üzerine yoğunlaşması.
İlginçtir ki genelde tartışmaların girdiği mecra bir sosyal bilimcinin belki de girmesi gereken en son mecra oluyor: Konuşulan konu tamamen bağlamından çıkarılarak, olay bazlı dış politika değerlendirmeleri yapılıyor. Bir anlaşma imzalanır dış politika iyi olur; büyükelçi geri çağrılır dış politika kötü olur...
Süreç analizleri yapılmalı
Ortadoğu kritik ve çalkantılı bir dönemden geçiyor. Ortadoğu’yu sıkılıkla konuşmamızın nedeni de bu zaten. Bu çalkantılı dönemlerde sadece Türkiye değil, ilgili bütün aktörler sorunlar ve gerginlikler yaşıyor. Öyleyse bağlamımız dönüşüm sürecindeki Ortadoğu. Böyle bir dönemde bölgeyle ilgilenen hiçbir aktör, bölge ülkelerinin tümüyle ilişkilerini sorunlardan uzak tutamaz. Bu Türkiye için de AB için de geçerli. Bu sebepten bazı AB uzmanlar illa olay bazlı hareket etmek istiyorsa hiç olmazsa olayların bağlamını göz ardı etmesin.
Eğer samimi olarak Ortadoğu bağlamında Türkiye ve AB’yi konuşmak istiyorsak önceden cevap vermemiz gereken bir soru var.
Avrupa Birliği’nin birleşik bir Ortadoğu politikası var mıdır? El cevap: Yoktur. Eğer AB ile Türkiye’nin Ortadoğu politikalarında eşgüdüm arzulanıyorsa bu eşgüdüm zamanında Libya’ya müdahaleye karşı olan Almanya’yla mı yoksa müdahaleye can atan Fransa’yla mı olacak? Mısır darbesinde üç maymunu oynayan İngiltere’yle mi, ilkeli duruş sergileyen İsveç’le mi olacak?

Batı’nın Türkiye ezberleri

Toplantıda da gündeme gelen Türkiye ve Suriye’deki “El-Kaide” arasındaki ilişkiye dair de birkaç kelam etmeliyim. Bazı AB’li uzmanlar çok bariz bir şekilde Batı medyasının resmetmeye çalıştığı tablodan etkilenmişler. Bu argümanları satın almaya hazır bir kitle de olduğundan “körler sağırlar, birbirini ağırlıyor”.
Suriye’deki El-Kaide büyük oranda bir Irak sorunudur. Örgütün lideri Iraklı, komutanı Iraklı, savaşçılarının çoğu Irak’taki cezaevlerinden kurtarılan (salınan) örgüt üyeleri... Diğer taraftan daha önce Türkiye’yi de hedef almış örgüt, Türkiye’nin ne siyasi çıkar ne din anlayışı açısından ne de ahlaken bir şey paylaşabileceği bir yapı. Buna rağmen Türkiye’yi töhmet altında bırakma çabası sadece siyasi bir operasyondur.
Kaldı ki Irak dışından gelen örgüt üyelerinin Suriye’ye gitmeye razı edilmesinden Suriye’de savaşmasına kadar çok aşamalı bir süreç var ve bu sürece birçok ülke dahil. Bunlardan bazılarının Türkiye sınırını kullanarak Suriye’ye geçmeleri (İsveç Suriye’ye sınır olsaydı İsveç’i de kullanırlardı) sürecin başından beri sorumluluklarını yerine getirmeyen ülkeleri aklamadığı gibi Türkiye’ye de tek başına bir sorumluluk yüklemez. El-Kaide küresel bir sorundur ve muhtemelen Suriye’de TC vatandaşı El-Kaideci’den daha çok AB vatandaşı El-Kaideci vardır.
Aslında Avrupa’da çoğunluk, Ortadoğu konusunda Türkiye ile işbirliğini artırmaya yatkın. Bir de şu algılar ve ezberler olmasa...

Çerkes halkının Kafkaslardan sürülmesinin 154. yılında Çorum Valiligi özel bir klip yayınladı.

Çorumlu´nun yaptığını herkes yapamaz

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Teröristlerin korkulu rüyası Kara Kuvvetleri Komutanlığı'na teslim edildi

Hayvanların X-Ray altındaki görüntüleri

En Çok Okunanlar