• $ 5,7449
  • € 6,3531
  • 271.886
  • 105380
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Obama sonrası tufan mı, fırsat mı olacak?

ABD ve Türkiye için önemli günler üst üste bindi. Trump yarın görevi Obama’dan alıyor. Türkiye’de ise tarihi anayasa değişikliği görüşmelerinin son turu oylanıyor…

Çoğunluğun üzerinde birleştiği nokta Trump’ın istese bile Obama’dan daha kötü bir başkan olamayacağı yönünde. Tabii bir ABD başkanının ülkesinde nasıl algılandığı ile dünyada nasıl algılandığı arasında fark olacaktır. Dünyanın yarısının günlük iki dolara çalıştığı bir sömürü düzeninde ABD başkanlarının sempati sağlamak adına işleri gerçekten çok zor.

Aslında Obama, derisinin rengi ve Afrika kökeni nedeniyle tüm dünyada “Dünya başka türlü bir yer olabilir” duygusunu yaratmıştı. Bu belki fazla romantik bir beklentiydi. Müesses nizamların öyle kolay değişmeyeceği en azından 2. Dünya Savaşı’ndan beri biliniyor. Güneydoğu Asya dışında, sadece Avrupa Kıtası ve SSCB topraklarında en az 37 milyon insan öldüğünde, Avrupa Aydınlanması ve sömürgeciliğin gayrimeşru çocuğu faşizmin yıkıcı sonuçları ortaya çıktığında, savaş sonrası düzenin daha adil ve insani olması yönünde bir bilinç ortaya çıkmıştı.

Ancak bu bilinç Soğuk Savaş atmosferinde uluslararası kurumların suiistimali üzerinden ezildi. Aslında Stalin’in Avrupa’yı işgal etmesi gibi bir risk ya yanlış hesaplanmış, ya da bilinçli olarak dünyanın taksimatı için yaratılmıştı. Soğuk Savaş zihniyetinin üzerine 1980’lerdeki neo-liberal politikalar eklendiğinde ise, aslında dünyanın bugün içine düştüğü şartların zemini de hazırlanmış oldu. Gerçek anlamda yüzleşilmemiş faşizm, çarpık gelir dağılımı ve Ortadoğu/mülteci sorunu ile birleşerek özellikle Batı’yı yeniden faşizm ile karşı karşıya bıraktı.

Bu kez ordularla değil, zayıf ülkelerde darbeler yaparak, Irak ve Afganistan’ı işgal ederek, terör örgütleri ile vekalet savaşları açarak yaşanan şey, 1. ve 2. Dünya savaşlarının öncesinde yaşanandan farkı yok. Bu zihniyet topyekûn mahkûm edilmedikçe de sonuçları maalesef aynı olacaktır. Terör örgütlerine yapılan yatırımların artık sadece Suriye ve Ortadoğu’daki bahtsızları vurup orada kalması da mümkün gözükmüyor. Öte yandan Brezilya ve Mısır’da mümkün olan darbeler, Türkiye’de hedefine ulaşamadı. Çin’in birkaç sene içinde dünyanın liderlik koltuğuna her anlamda oturması engellenebilir gibi değil. Dünyanın en büyük 10 ekonomisindeki sıralama önümüzdeki yıllarda dramatik olarak değişme eğiliminde.

İşte bu noktada ABD’nin yeni yönetiminin bu yol ayırımında nasıl bir politika izleyeceği çok önemli olacak. Rakip ülkelerin içini karıştırarak, üstelik bunu yaparken bir yandan terör örgütlerini, diğer yandan medya ve sivil toplum kuruluşlarını kullanarak demokrasiye inancı zedelemekle artacak çürüme, Batı uygarlığının sonu olabilir. Böyle bir durumda oluşacak panikle saldırganlık artabilir ve 3. Dünya Savaşı’nın fitili de ateşlenebilir.

Bu noktada Trump’ın tercihleri umarım ki sağduyulu olur. “Kazan-kazan” prensibi ile daha makul bir dünya düzenine razı gelmek, her şeyi birden kaybetmekten çok daha akılcı ve ahlaki olacaktır. Çok kutuplu bir dünyada dengelerin oturması daha zor, ancak imkânsız değil. Yeni bir Ortadoğu hukuku ile bu bölge de istikrara kavuştuğunda, daha iyi bir gelecek için ümitli olmak adına nedenlerimiz olacak.

İşte Türkiye de yeni hükümet sistemi ile bu geçiş sürecine güçlü girmenin ve ilk 10 ülkeden birisi olmanın mücadelesini veriyor bugünlerde. Eskinin hayaletleri paçalarımızdan çekse de, Türkiye’nin başarmaktan başka bir seçeneği yok. Hızlı, etkin, istikrarlı bir hükümet modeli hiç olmadığı kadar kritik önemde.

1.Dünya Savaşı sonrasında yenidünya düzeni Osmanlı’nın yıkılışı üzerine tesis edildi ve sonuçları ortada. 15 Temmuz’da ise 21. yüzyılın yenidünya düzeni de Türkiye çökertilerek kurulmak istendi, ancak bu kez başarısız oldu. Bu tarihi muvaffakiyetin kıymeti bilinmeli ve süreç yerli ve milli bir bilinçle değerlendirmeli.

Milletimize bunu borçluyuz. Ama en çok da çocuklarımıza hür ve güvenli bir gelecek borcumuz var.

<p>İstanbul´da otobüs durağına dalan halk otobüsünün dehşeti yaşatması, Avcılar´da bir servis minibü

O Testi Yaptırmayana 855 TL Ceza! 1 Aralıktan İtibaren Zorunlu Hale Geliyor

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

KYK bursları hangi durumlarda kesilir? KYK burs ve kredi kazananlar dikkat!

Akdenizde kriz tırmanıyor! Bakan Akardan kritik açıklama