• $ 5,8908
  • € 6,6072
  • 253.201
  • 90.847
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

‘Gâvura gâvur denmeyecek’ desek bile…

1

Dikkat edilirse; ister iç çatışma düzeyinde, ister uluslararası savaş şeklinde devam eden sıcak operasyonların neredeyse tamamı eski Osmanlı toprakları üzerinde cereyan etmektedir.
Kimi tarihçiler 19. ve 20. yüzyılları ‘tarihin hızlı aktığı’ zamanlar olarak nitelese de, bizim açımızdan durumun hiç de öyle olmadığını söyleyebiliriz.
1839 Tanzimat Fermanı’yla zihnen, Birinci Dünya Savaşı sonrası ise maddeten Batı’ya yenilmiş olmamıza…
Aradan neredeyse iki asra yakın bir süre geçmiş olmasına rağmen, Batı’nın Osmanlı’ya, dolayısıyla Müslümanlara karşı başlattıkları kutsal(!) saldırı bir türlü bitmiyor. Bir türlü zaman geçmiyor.
Biz her ne kadar, uzun bir zamandır, gâvura gâvur demesek de; gâvur, gâvurluğundan vazgeçmiyor. Gâvurca kullandığı bütün gücüyle ve imkânlarıyla saldırmaya, bütün değerlerimizi yok etmeye devam ediyor.
2
Zamanı mıdır? Olsun.
Bir fıkra vardır:
Adamın biri eşek almak üzere pazarın yolunu tutar. Pazarda aşağı-yukarı fiyatlar bellidir. Adamın gözü, tüyleri daha parlak, ayakları daha yüksek bir eşeğe takılır, fiyatını sorar, aldığı cevap şaşırtıcıdır, çünkü cari fiyatlardan daha aşağıdadır. Bir kusuru mu var diye etrafında dolaşır, sağını-solunu yoklar bir şey bulamaz. Sahibine sorar; “senin eşeğinin bir kusuru mu var ki diğerlerinden daha ucuza satıyorsun?” diye. “Yooo” der satıcı, “sadece i.nedir benim eşek, başka kusuru yok.” Adam bana ne i.neliğinden der ve eşeği satın alır. Yeni eşek sahibi bir sürü alışveriş yapar, eşeğin sağına bir çuval un, soluna bir çuval şeker yükler ve sevinçle evinin yolunu tutar. Evine yaklaşmışken küçük bir dereden geçmesi gerekir. Tam derenin ortasında eşek suyun içine çöküverir. Bir an adam ne yapacağını şaşırır, sonra eşek ile hiç ilgilenmeden kasabanın yolunu tutar. Satıcıyı bir kahvehanede domino oynarken bulur ve bir sürü hakarette bulunur, eşeğin yaptığını anlatırken… Satıcı gayet sakin; “ama ben sana söylemiştim” der. “İ.nenin ne zaman, ne yapacağı belli mi olur.”
(Her şeye rağmen, en azından burada, biyolojik i.neleri tenzih ederim. Fıkradaki kasıt ‘beyni i.neleşmiş’ler içindir.)
3
Son Ankara saldırısını PKK’nın yaptığı ortada. Hepimiz biliyoruz ki, PKK kendi adına, kendi başına karar verip uygulayan bir örgüt olmaktan öte, Batı’ya servis sağlayan bir örgüttür.
Batı’nın asırlardır, Müslümanlara karşı sürdürdüğü saldırının çağa uygun enstrümanlarından biridir PKK ve onun gibi örgütler.
‘Müslüman’lar dedim, farkındayım genellediğimin.
Görmüyor musunuz? Müslümanlara topyekûn diz çöktürmenin önündeki en büyük engellerden birisi Türkiye’dir.
Türkiye çözülürse bütün Müslüman dünya dağılır.
Ya da tersinden bir okumayla; Türkiye direndiği sürece, Müslüman coğrafyanın taksimi ve talanı konusunda zorluklar söz konusu olabilir.
Ayrıca, gören her göz için; Müslüman dünyanın kaderi Türkiye’nin kaderine bağlanmıştır.
4
Anladık da… Yine de hiçbir şey; masum, sivil, genç-ihtiyar, kadın-erkek, işinde-gücünde, günlük yaşayışı içinde, hiçbir çatışmaya taraf olmamış insanların hunharca öldürülmesini izah edemez.
Anlattığımız meselden misal geriye bir tek şey kalıyor açıklama babında; ‘Gâvurun ne zaman ne yapacağı belli olmaz.’

<p>Atatürk Spor Salonu´nda yapılan müsabakalarda 41 kiloda Zeynep Karakoç ile Hatice Sap mücadele et

Tekvandocu 23 Yıllık Eş Birbirlerine Rakip Oldu

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Türkiye tarihi buluşmaya kilitlendi

Rus lider Putin’den Çinli mevkidaşı Xi Jinping’e sürpriz