• $ 6,0948
  • € 6,8225
  • 251.458
  • 86.072
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

“Dünyaya otuz yıl geç gelseydim…”

1

“Hoca!” dedim, Muhittin (Şimşek) Hoca’ya.
“Henüz kitabı okumadım. Ama genel bilgilerim ve senin anlattıklarından biliyorum ki Nuri Demirağ büyük bir zekâ ve özel bir şahsiyet. Ancak bu dahi adam yaşadığı zamanın ruhunu ve o zamanı dolduran anlayışın meydana getirdiği dünyayı anlayamamış. Eğer otuz yıl sonra yani 1916-17’de doğmuş olsaydı biz bugün Nuri Demirağ diye birisini tanımıyor olurduk.
Cumhuriyetin kuruluşundan sonra başta harf devrimi olmak üzere yapılan devrimler öylesine menfi tesirlerde bulunmuştur ki, 1920-30’ların Türkiye’sinin oluşturduğu vasatta Demirağ gibilerin yetişmesi mümkün değildir.
O yıllar maddi-manevi her vecihten tam bir çoraklaşmanın, fakirleşmenin, silikleşmenin yaşandığı yıllardır.
O yıllarda konuşan, söyleyecek bir cümlelik sözü olanlar da Osmanlı döneminin yetiştirdiği insanlardır.
Ne yazık ki Cumhuriyet Projesi kimliksiz, kişiliksiz, güvensiz, bilgisiz; sadece batıyı taklit etmeye ehil nesiller yetiştirmek için çalışmıştır ve bunda da kısmen başarılı olmuştur.”
2
24 saat içinde okudum Muhittin Şimşek’in yarı belgesel, roman formatında yazdığı ‘Nuri Demirağ’ kitabını. Öncelikle tebriklerimi dile getirmek istiyorum; Dostluğundan ancak şeref duyulabilecek Muhittin Hoca, Demirağ’ın vizyonu, misyonu ile beraber hayatını bize anlatırken, anlatım yolu olarak roman formatını seçerek ve bunu başarıyla uygulayarak kitabı rahat okunabilir halde takdimini sağlamıştır.
3
‘Nuri Demirağ’ kitabımı bütün okuyucularıma takdim edişimin nedeni; sadece bir dönemin tanınmasından öte, bugün olup bitenlerinde anlaşılmasına katkıda bulunacağına olan inancımdır.
Diğer hususları kitabın okunmasına bırakarak şimdilik sizinle Demirağ’ın Boğaz Köprüsü Projesi’ni paylaşmak istiyorum kısaca;
“Ahırkapı ile Salacak arasında yapılacak olan köprünün 8 ayağı karada 10 ayağı denizde ve 960 metresi karada, 1600 metresi denizde olmak üzere toplam 2560 metre uzunluğunda, 20 metre 73 santimetre genişliğinde, deniz seviyesinden 53 metre 34 santimetre yüksekliğinde, 701 metresi asma, üst tarafı demir olan köprünün bütün hesapları yapılmıştı.
Kumkapı’dan ayrılacak bir makasla içinden trende geçecek, ayrıca tren hattının iki tarafına tramvaylara, kamyon, otomobil ve otobüslere ait ayrı ayrı yollar bulunacak, köprünün iki tarafı da yayalara mahsus olacaktı.” Proje, 1930 Mart’ında Salih Büyük marifetiyle Atatürk’e gönderilir. Atatürk çok beğendiği projeyi gereği için hükümete havale eder.
Hükümet cephesinde ise Başbakan İsmet İnönü, Bayındırlık Bakanı ise Ali Çetinkaya’dır.
Bu ikili benzer birçok proje gibi, bunu da reddeder. Projenin o günkü şartlarda gerçekleşmeyeceğini gören Nuri Demirağ; “Bu proje gerçekleşecek. Ve bittiğinde köprünün her iki yakasına birer levha astıracağım. O levhalarda ‘İnönü ve Çetinkaya geçemez’ yazacak. Eğer benim ömrüm vefa etmezse vasiyet edeceğim, evlatlarım yapacak. O da olmazsa bu millet bu köprüyü yapacak.”
4
Bu arada, bir dönem Parlamento’da beraber görev yaptığım Mesude Nursuna Memecan’ın anneannesinin ismini taşıdığını öğrenmekten mutlu oldum.

Hüseyin Besli Diğer Yazıları

Hindistan’da bulunan bir eğitim merkezinde yangın çıktı. En az 12 kişinin hayatını kaybettiği belirt

Hindistan´da eğitim merkezinde yangın: 12 kişi hayatını kaybetti

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Meteoroloji sağanak uyarısında bulundu

Özel harekat polisinden metroda nefes kesen tatbikat