• $ 5,7485
  • € 6,5056
  • 255.718
  • 94.721
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

2013’te olsaydı, darbe gerçekleşmişti

Devleti büyük ölçüde ele geçirmişlerdi. Valilerin çoğu, illerdeki başsavcıların neredeyse tamamı, kritik görevdeki hakimlerin hepsi, polis teşkilatı ve cezaevlerinin yönetimleri bile ellerindeydi.

Fethullah Gülen’in yıllar önce gösterdiği hedefe ulaşılmıştı:

-Dünyayı sırtınıza alıp taşıyabileceğiniz ana kadar, kuvvet elinizde olana kadar, Türkiye’deki güç ve kuvveti cephenize çekeceğiniz ana kadar, her adım erken sayılır.

Bitmişti operasyon, artık adım atacak noktaya gelmişlerdi. 17 ve 25 Aralık’ta ilk darbe için düğmeye bastı Fethullah Gülen. Kendisine çok güveniyordu, o yüzden askeri kullanmadı. “Hukuk maskeli” bir darbe gerçekleştirdi.

Olmadı, Erdoğan’ın göstereceği dirayet ve güçlü direnci hesap edemedi, planını uygulayamadı.

Eğer o gün askeri darbeye girişseydi, muhtemelen başarmıştı. Çünkü, devletin kılcal damarlarına kadar sızmış, dünyayı olmasa da Türkiye’yi sırtına alıp taşıyabileceği bir gücü yakalamıştı. Üstelik, devlet de hazırlıksızdı. Gülen, o dönemde askeri darbe emrini verseydi, her şey çok farklı olabilirdi. Türkiye’nin geleceğini karartabilirdi. Allah korudu.

***

Basından takip etmişsinizdir. Silivri’de adeta bir adliye inşa edildi. Türkiye’nin en büyük duruşma salonu yapıldı. 2013 Yılı’nda kullanıma hazır hale getirildi.

Oradaki bina içinde 4 adet büyük duruşma salonu var. En büyük olanı, aynı anda 450 kişiyi yargılayabilecek kapasiteye sahip. Yapılacak duruşmaları, yüzlerce gazeteci ve yüzlerce izleyici takip edebilir.

Bitmedi, mahkeme kalemleri, hakim odaları ve özel nezarethaneleri var, o binanın. Sosyal tesisler de göz önüne alındığında, yargılamayı yapacak hakimlerin aylarca oradan çıkmalarına gerek yok. Her türlü ayrıntı düşünülmüş.

En önemlisi ise, inşa edildiğinde Türkiye’de böyle bir salona ihtiyaç söz konusu değildi.

O bina, Gülen’in gerçekleştireceği darbe için yapıldı. 17-25 Aralık darbeleri başarılı olsaydı, Erdoğan o salonda yargılanacaktı. 15 Temmuz’da sağ ele geçirilseydi, Hükümet üyeleri ile birlikte yine orada kurulacak Gülen Mahkemesi’nin karşısına çıkarılacaktı.

Allah’ın işine bakın ki, Gülen kurduğu tuzağa kendisi düştü!..

FETÖ tarafından yapılacak operasyonlar düşünülerek inşa edilen o salonu, ileride kendi darbeci militanları dolduracak. Onlar adalet karşısına çıkıp hesap verecek.

***

15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında, devlet içindeki ciddi zafiyetlerle karşı karşıya kaldık. Ancak, çok önemli bir gerçeği de görmüş olduk…

FETÖ, askerin içindeki gücünü korumuştu. Ancak, emniyet güçleri ve adalet mekanizmasında ciddi ayıklamalar yapılmıştı. 17-25 Aralık darbelerinin ardından alınan o tedbirler Türkiye’yi korudu.

FETÖ’cülerden temizlenen emniyet harekete geçti. Polis Özel Harekat, operasyonlar düzenleyip, darbecileri yakaladı. FETÖ’cü başsavcıların yerine gelen isimler, darbeciler hakkında işlemler yapıp, tutuklama kararları verdi.

Demem o ki, askerin içindeki FETÖ’cü yapılanma yetmedi. Türkiye, büyük bir belayı, milletin de desteği ile savuşturdu. Ama, 2013’te tablo farklıydı. Aynı girişim o tarihte yapılsaydı, devlet içindeki bu direnç olmayacaktı.

İsterseniz, Adalet Bakanlığı’ndan bir örnek vereyim…

Darbe sonrası sadece Ceza ve Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü’nün geçmişteki üst düzey yöneticilerinden 30’u FETÖ bağlantıları sebebiyle bugün tutuklanmış durumda. Bunlar 17-25 Aralık darbe girişimlerinin ardından görevden alınan isimler. 2013 öncesi tamamı son derece kritik görevdeydiler. O dönemde iş başında olan başsavcılarla işbirliği yapıp, cezaevlerini boşaltacak güce sahiptiler.

Kamuoyunda bilinmiyor, ama onların yerine Ceza ve Tevkif Evleri’nin yönetimine getirilenler, 15 Temmuz gecesi çok ciddi tedbirler aldılar…

Gece 24 itibariyle bütün cezaevlerine bir talimat gönderildi. Ne şekilde olursa olsun, hiçbir tahliye işleminin gerçekleştirilmemesi istendi. Hiç bir surette jandarma ya da askerin cezaevlerinin içine sokulmayacağı bildirildi. Her ihtimale karşı cezaevlerinin güvenliğini sağlamak için çevrelerine polis özel harekat timleri yerleştirildi.

***

Şimdi devletin her kademesinde temizlik sürüyor. Bu Fethullahçı Terör Örgütü kazınacak ve yok edilecek.

Sordum, anlattılar… Cezaevlerini dolduran darbeci ve darbe destekçisi militanlar süt dökmüş kedi gibiymişler. Allah şaşırttı işte. Bu Fethullah Gülen denilen çete lideri, 2013’ten itibaren hata üstüne hata yaptı. Öyle ki, kendi kazdığı kuyuya düştü. Kendi darbecilerinin yargılanacağı duruşma salonunu bile kendi inşa etti.

Elbette artçı şokları olacak bu yaşananların, ama milletçe çok büyük bir beladan kurtulduk.

İstanbul´da iptal edilen seçim 23 Haziranda yenileniyor

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Küçükkaya ve İmamoğlu yakalandı ve yalanlayamıyor! İşte adım adım otel krizi gerçekği!

Afrika Uluslar Kupası’nda tanıdık yüzler