• $8,058
  • €9,6752
  • 460.376
  • 1408.14
26 Şubat 2021 Cuma 20:51 | Son Güncelleme:

Hocalı Katliamı sözleri ve fotoğrafları! 26 Şubat Hocalı Katliamı nedir, ne zaman ve nasıl oldu?

Hocalı Katliamı sözleri ve fotoğrafları! 26 Şubat Hocalı Katliamı nedir, ne zaman ve nasıl oldu"

26 Şubat 1992 yılında gerçekleşen Hocalı Katliamı'nın bugün yıl dönümü vesilesiyle sosyal medya üzerinden mesajlar yayınlanıyor. Katliamdan 76'sı çocuk 487 kişi ağır yaralı olarak kurtuldu, Ermeni güçleri bin 275 kişiyi esir aldı, bunların 150'sinden bugüne kadar haber alınamadı. Hocalı Katliamı nedir, nasıl oldu? İşte Hocalı Katliamı görselleri ve sözleri...

26 Şubat Hocalı Katliamı'nın yıl dönümü dolayısıyla anma mesajları yayınlanıyor. Özellikle sosyal medyada konuya ilişkin paylaşım yapmak isteyenler Hocalı Katliamı görselleri ve sözleri ile ilgili araştırma yapmaya başladılar. Söz konusu vahşette daha önce 7 bin kişinin yaşadığı Hocalı'da savunmasız durumdaki 106'sı kadın, 70'i yaşlı, 63'ü çocuk 613 Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti. Peki, Hocalı Katliamı nedir, ne zaman ve nasıl oldu? İşte tarihi ve yaşananlar...

HOCALI KATLİAMI NEDİR?

Dağlık karabağ bölgesinde kol gezen ermeni güçleri Hoclı Kasabası olarak bilinen kasabayı 25 şubat 1992 gecesi ablukaya alıp 613 masum sivili katletti.

Hocalı katliamı için zehirli top mermisi Ermeni güçleri, birçok kişiye ağır işkencelerde bulundu. Çocuk, kadın fark etmeden gerçekleştirilen katliamda, 613 Azerbaycan vatandaşı katledildi. Hocalı katliamı, üzerinden 26 yıl geçmesine rağmen o anlara tanık olanlarda ilk günkü acıları yaşatıyor. Çocuk, kadın fark etmeden gerçekleştirilen katliamda, binlerce aile yok oldu. Hocalı katliamı için zehirli top mermisi gibi teçhizatları kullanan Ermeniler, kasabada bulunan birçok kişiye de işkencede bulundu.

İnsanlık dramı olarak görülen Hocalı katiamının gerçekleşmesinin üzerinden 26 yıl geçti. Hocalı Katliamı, Karabağ Savaşı sırasında 26 Şubat 1992 tarihinde Azerbaycan Cumhuriyeti'nin Dağlık Karabağ bölgesindeki Hocalı kasabasında yaşanan ve Azeri sivillerin Ermenistan'a bağlı kuvvetler tarafından toplu şekilde öldürülmesi olayıdır. Ermeni güçlerinin 1991'in sonlarına doğru ablukaya aldığı Hocalı, 936 kilometrekarelik alana sahipti. 2 bin 605 ailenin, 11 bin 356 kişinin yaşadığı bir kasaba olan Hocalı'da Aralık 1991'de Karabağ'ın başkenti olarak kabul edilen Hankendi şehrini işgal eden Ermeniler daha sonra Hocalı'yı hedef aldı.

"Memorial" İnsan Hakları Savunma Merkezi, İnsan Hakları İzleme Örgütü, The New York Times gazetesi ve Time dergisine göre katliam, Ermenistan'ın ve 366. Motorize Piyade Alayı'nın desteğindeki Ermeni güçleri tarafından gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, Karabağ Savaşında Ermeni kuvvetlere komutanlık yapmış bugünkü Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan ve Markar Melkonyan'ın aktardığına göre kardeşi Monte Melkonyan, katliamın Ermeni güçler tarafından yapılan bir intikam olduğunu açıklamıştır.

İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hocalı Katliamı'nı Dağlık Karabağ'ın işgalinden bu yana gerçekleşen en kapsamlı sivil katliamı olarak nitelendirmiştir.

Azerbaycan Cumhuriyeti'nin resmî açıklamasına göre saldırıda 106'sı kadın, 83'ü çocuk olmak üzere toplam 613 Azerbaycanlı hayatını kaybetmiştir.

HOCALI KATLİAMI NE ZAMAN VE NASIL OLDU?

Hocalı Katliamı 26 Şubat 1992'de oldu.

1992'de ocak ayının başlarından itibaren elektrik verilmeyen Hocalı'nın savunması sadece hafif silahlara sahip yerel savunma güçleri ve az sayıdaki milli ordu askerinden ibaretti. 25 Şubat 1992'den itibaren Hocalı'ya üç koldan saldırıya başlayan Ermeniler, Sovyet Rus ordusunun 366. motorize alayının bütün araçlarını kullanarak şehri iki saat boyunca top ve tank ateşine tuttu. Saldırıdan bir gün sonra ise hafızalardan yıllarca silinmeyecek "Hocalı Katliamı" yapıldı.

Resmi verilere göre, Hocalı Katliamı'nda savunmasız durumdaki 106'sı kadın, 70'i yaşlı, 63'ü çocuk olmak üzere 613 Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti. Katliamdan 487 kişi ağır yaralı olarak kurtuldu, Ermeni güçleri, bin 275 kişiyi esir aldı, bunların 150'sinden bugüne kadar haber alınamadı.

HOCALI KATLİAMI SÖZLERİ

"Hocalı Katliamı" unutulmadı.

Hocalı katliamı, tüm insanlığın dersler çıkartması, yaşanan trajediye ilişkin bir vicdan muhasebesi yapması gereken önemli bir olaydır.

Hocalı'da yalnızca insanlar değil, insanlık da utanılası bir intikam ve canice bir yöntemle yok edilmiştir. Bu bütün dünyanın acısı, ayıbıdır

Hocalı kuşatmasından kaçamayan Azeriler, belki de yakın tarihin gördüğü en acımasız, en vahşi katliamlardan birine maruz kaldılar... Hocalı soykırımını kınıyorum

HOCALI KATLİAMI'NIN TANIKLARI ANLATTI

Ermenilerin Hocalı'da yaptığı katliamdan kurtulmayı başaranlar, olayın üzerinden 26 yıl geçmesine rağmen, o gün tanık olduklarını gözyaşlarıyla anlatıyor.

Ermenilerin kadın ve çocuk ayrımı gözetmeksizin yaptıkları katliamda birçok aile tamamen yok olurken, bazı aileler de üyelerinin bir kısmını kaybetti. Katliamdan sağ kurtulan insanlar, yaşadıkları işkencelerin ve yakınlarını kaybetmenin acısını bugün de aynı şekilde hatırlıyor ve tekrar yaşıyor.

Hocalı Katliamı'nın tanıklarından Fitat Memmedova (58), Ermenilerin 1992 yılındaki saldırısında eşi, çocuğu ve iki ağabeyi dahil çok sayıda yakınını kaybetti.

Yaşadıklarını AA'ya anlatan Memmedova, katliam öncesinde Ermenilerin Hocalı'yı günlerce top ateşine tuttuğunu, kasabadaki tüm kadın ve çocukların bodrumlarda saklanmak zorunda kaldığını söyledi.

25 Şubat akşamı Ermenilerin artık kasabaya girmesi üzerine tüm sivillerin soğuk havada kaçmaya çalıştığını hatırlatana Memmedova, şunları anlattı:

"Çocuğum katliamdan birkaç gün önce atılan zehirli bir top mermisi nedeniyle hayatını kaybetti. Asker olan iki ağabeyimden biri sivilleri korurken annemin gözleri önünde keskin nişancı ateşiyle şehit düştü. Ağabeylerimden birinin 17 yaşındaki çocuğunu asker kıyafeti giydiği için kurşun yağmuruna tuttular. Cesedinden 7 kurşun çıkarıldı. Ben kurtulmayı başardım ama annem, eşim ve diğer ağabeyim esir düştü. Annemi bir gün sonra bıraktılar fakat ağabeyimle eşimi katlettiler. Esaretten sağ kurtulanların anlattığına göre ağabeyim ve eşimi işkencelerle katletmişler. Eşimin kalbini canlı canlı çıkarmışlar. Ağabeyimin kolunu, bacaklarını kırmışlar. Cesetlerini 3 Mart'ta geri aldık. Hocalı yarası iyileşecek yara değil. Vücudun bir organı yaralandığında bir süre sonra iyileşiyor. Fakat bu yarayı, bu vahşeti biz hiçbir zaman unutamayacağız."

"ÇENEMİ, BURNUMU, BİLEĞİMİ, KABURGALARIMI, AYAK PARMAKLARIMI KIRDILAR"

Hüseyinağa Guliyev isimli Hocalılı da yerli savunma alayında görev yapmış bir asker. Ermenilerin saldırısına güçleri yettiğince karşılık vermeye çalışmışlar fakat sayıları az olduğu için direnememişler. Alayın neredeyse tamamı şehit düşmüş. Zırhlı araçtan açılan ateşle yaralanan, daha sonra esir düşen Guliyev, gördüğü işkenceler dolayısıyla bugün bile sağlık sorunları yaşıyor. Esaretten kurtulduğu zaman çekilen fotoğraflar, Guliyev'in yaşadığı acıları ortaya koyuyor.

Kaburgalarındaki kırıkları tam iyileşmeyen, kulak zarı problemi yaşayan, konuşmakta zorluk çeken Guliyev, yaşadıklarını şöyle anlattı:

"Asker olduğum için en ağır işkencelere maruz kaldım. Üstüme benzin döküp yakmak istediler. Yaralı olduğum için hatırlamıyorum. Diğer esirler zamanında müdahale edip söndürmüşler. Sorguya çekildim günlerce. Fakat ölümü göze alarak susmayı tercih ettim. İşkenceler daha da arttı. Çenemi, burnumu, bileğimi, kaburgalarımı, ayak parmaklarımı kırdılar. 'Faik' isimli bir esiri 'Karabağ Ermenilerindir' demediği için kurşun yağmuruna tuttular. Kaçmaya çalıştım fakat demir çubukla vurarak beni bayılttılar. Daha sonra beni Ermeni bir esirle değiştiler. Bizimkilerin mevzilerine kadar gidemedim, yığılıp kaldım. Öldü sanıp Ağdam morguna kaldırmışlar. Annem ve dayım cesedimi almaya geldikleri zaman sağ olduğumu farketmişler. Hemen hastaneye kaldırmışlar. 1,5 sene hastanede tedavi gördüm. O acıları hala yaşıyorum. Çok yakınımı kaybettim. 85 yaşındaki yaşlı dedem dahil amcamın ailesi hunharca katledildi."

"NAZİLERDEN KURTULDU, ERMENİLER KATLETTİ"

Hocalı'daki yaşananların tanıklarından biri olan 53 yaşındaki Şamil Sabiroğlu da olayı Azerbaycan ve dünya kamuoyuna duyuran ilk gazetecilerden. Sabiroğlu bugün gazetecilik yapmasa da "Hocalı Soykırımı Tanıtma Birliği" sivil toplum kuruluşunun başkanlığını yürütüyor ve Hocalı'da yaşananları dünyaya duyurmak için çeşitli faaliyetler yürütüyor.

O yıllarda Seher gazetesinin Karabağ muhabiri olarak görev yapan Sabiroğlu, 1991 Kasım ayından itibaren Hocalı'nın ablukaya alındığını, halkanın daraldığını her geçen gün hissettiklerini anlattı.

Hocalı katliamı yaşandığı zaman Ağdam'da bulunduğunu ve olayı duyar duymaz yardıma koştuğunu ifade eden Sabiroğlu, "Katliamdan kurtulanları karşılamaya gittik. Öyle vahim şeyler gördüm ki gazeteci olduğumu ve merkeze haber göndermeyi bile unuttum. Aniden bunu farkedince hemen Ağdam kent merkezine giderek postaneden gazetemize telefon ederek durumu bildirdim. İlk önce inanmadılar. Çünkü devlet yetkilileri sadece 2 kişinin öldüğünü söylemişti. Gazetem Hocalı'da katliam yapıldığını manşetten verdi. Daha sonra yine cesetlerin ve yaralıların alınması için çalıştım. Cesetlere bile işkence ederek tanınamaz hale getirmişlerdi. Kadınların göğüsleri açılmış, bacakları iple bağlanmıştı. Küçük bir kız çocuğu tecavüze uğradıktan sonra öldürülmüştü. Acaba bu Hocalı halkı ne yapmıştı ki Ermeniler bu vahşeti yaptı. Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan 'Hocalı'ya kadar Azerbaycanlılar bizim sivilleri öldürmeyeceğimizi düşünüyordu fakat Hocalı ile birlikte biz bu algıyı kırdık' diyor. Er geç biz topraklarımızı geri alacağız fakat Hocalı'da yaşananları asla unutmayacağız." değerlendirmesinde bulundu.

Ermenilerin çocuk, kadın ve yaşlılar dahil kimseye acımadığını söyleyen Sabiroğlu, "Savalan Allahverdiyev isimli bir ihtiyar Hocalılı vardı. 2. Dünya Savaşı'nda uzun müddet Nazilerin elinde esir bulunmuş fakat sağ salim geri dönmüştü. Burada Ermeniler tarafından katledildi." dedi.

<p>Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile görüşmesinde ger

Dendias provokasyon için mi geldi?

Milli Savunma Bakanlığı fotoğrafları paylaştı

''Baharın müjdecisi'' leylekler Bingöl'e renk kattı

Bozuk parayla öyle bir şey yaptı ki görenleri hayrete düşürdü