• $ 5,3266
  • € 6,0527
  • 220.05
  • 99.674
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54
Reklamı Kapat

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan AB'ye rest: Kararınızı verin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MÜSİAD Expo'da konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, "Utanmadan, sıkılmadan kalkmış ne diyorlar, Türkiye'nin Avrupa Birliği müzakereleri gözden geçirilmelidir diyorlar. Geç kaldınız ya, bir an önce gözden geçirin. Ama gözden geçirmekle kalmayın nihai kararınızı verin." dedi.

x

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasından satır başları şöyle;

Türkiye'nin devleti ve milletiyle, demokrasisi ve özgürlüğünü korumak için tarihte eşine ender rastlanacak mücadele yürüttüğü bir dönemde yapılan toplantı benim nezdimde çok daha önemli ve anlamlıdır. Yurtdışından gelen misafirlerimize Türkiye'ye destek verdikleri için teşekkür ediyorum. Bugün 11 bini aşkın, 1 milyon 600 bin kişiyi istihdam eden 46 bin işletmeyi temsil gücüyle MÜSİAD ülkemize katkı vermenin anlayışı içindedir. MÜSİAD üyelerinin ülkemize sahip çıktıkları ve helalinden kazanmaya sahip çıktıkları için tebrik ediyorum. Türkiye son 14 yılda gerçekten tarihi bir başarı ortaya koydu. Ortalama büyüme hızımız yüzde 4,7 olarak gerçekleşti. Geçtiğimiz 3 yılda yaşadığımız onca badireye rağmen büyüme rakamlarımız dünya ortalamasının çok üzerindeydi. İki seçim ve ciddi terör olayları yaşadığımız 2014'de yüzde 4 büyüme hızına ulaştık. Bu yılın ilk yarısındaki büyüme oranımız yüzde 3,9 düzeyinde gerçekleşti. Türkiye'nin gerçeklerini ne terör olayları ne çevresindeki krizler yansıtıyor. Gerçek Türkiye'yi yatırımlara, projelere bakarak görebilirsiniz. 

ÇANAKKALE ZAFERİ'NİN 101. YILDÖNÜMÜNDE AÇMAYI PLANLIYORUZ

Bu yıl Türkiye 15 Temmuz'taki darbe girişiminin yanısıra çeşitli terör örgütlerinin pekçok eylemine maruz kaldı. PKK, PYD, YPG, DEAŞ, FETÖ tüm bunların karşısında Türkiye dünya çapında projelerini ardı ardına hizmete açtı. Yenilerinin hazırlıklarına başladı. Osmangazi Köprüsü'nü 30 Haziran'da hizmete açtık. Bu toplamda 9 milyar dolarlık bir projedir. 26 Ağustos'ta Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nü hizmete sunduk. Bu da otoyoluyla birlikte 3 milyar dolarlık bir projedir. İstanbul Boğazı'nın altında inşa ettiğimiz raylı toplu taşıma sistemi Marmaray'ı 29 Ekim 2013 yılında tamamlamıştık. O günden bugüne 166 milyon insan Marmaray'ı kullanmış oldu. Önümüzdeki ayda yine Boğaz'ın altından ama bu defa çift katlı, tekerlekli, lastikli sistem dediğimiz Avrasya Tüneli'ni 20 Aralık'ta açıyoruz. Kısa süre sonra Kars-Tiflis Demiryolu'dur. Bu hattın açılmasıyla tarihi İpek Yolu canlandırılacak, Londra'dan Pekin'e kadar kesintisiz demiryolu ulaşımı sağlanmış olacaktır. Tekirdağ, Çanakkale, Balıkesir otoyolunun bir parçası olan 1915 Çanakkale Köprüsü yeni projelerimizden biridir ve dünyada bir numara olacaktır. 5,5 milyar dolar maliyeti olan bu köprünün temelini Çanakkale Zaferi'nin 101. yıldönümünde atacağız. 

YATIRIM VE PROJE LİSTESİ ÖYLE UZUN Kİ KELİMELER YETMİYOR

Kanalistanbul dünyada eşine az rastlanır bir eser olacak. Bu projeyle ilgili ön hazırlıklar da devam ediyor. Yeni havalimanımız sadece ülkemizin değil dünyanın en büyüğü olacak. İnşaat bedeli 12 milyar dolar olan bu projeden devlet olarak 25 yılda 25 milyar dolar civarında bir gelir elde edeceğiz. Havalimanında ilk etabında 90 milyon yolcu olacak. Tamamı bittiğinde toplam kapasite 150 milyon yolcu olacak bu da inşallah en geç 2023'de bitecek. 41 bin yatak kapasitesi, 10 milyar dolarlık yatırım bedeliyle şehir hastaneleri projelerimiz önemli bir başka yatırım silsilesidir. Bu zincir yoğun bir şekilde devam ediyor. Bu hastanelerin tamamını 2019 yılına kadar hizmete alıyoruz. Sağlıkta Türkiye bir devrim yaşıyor, bir reform sürecini yaşıyor. Enerji projeleri ülkemizin çok iddialı olduğu bir diğer alan. İnşası süren Mersin Akkuyu Nükleer Santrali'ni 2023'de hizmete sunmayı planlıyoruz. 158 elektrik santralinin dün toplu açılışını gerçekleştirdik. Kentsel dönüşüm çalışmalarıyla 20 yılda 6,5 milyon konutu yenilemeyi hedefliyoruz. Yatırım ve proje listesi öylesine uzun ki inanın anlatmaya kelimeler yetmez. 

AFRİKA'DA MALUM YAPININ TAHRİKİNİ ORTADAN KALDIRMALAYIZ 

Siz işadamlarımıza mesajım şudur: Bu ülkenin kendisine inanan, güvenen, yatırım yapan hiçbir kimseyi, kurumu mahçup etmeyeceğinden emin olun. Bu etkinlikle de Afrika ve Asya'ya özel ödem verildiğini görüyorum. Afrika ve Asya konusu Batılı zihinlerinin kendilerini merkeze alarak yaptıkları coğrafi konumlandırmayla ifade ettikleri Doğu ve Şark meselesi gerçekten çok önemli. Doğru yoldasınız, aynı kararlılıkla devam edin. Siyasette biz Afrika'yı 2005 yılında Afrika Yılı ilan ettik ve yoğunlaştık. O zaman 12 olan büyükelçiliğimiz 39'a ulaştı. Hedef Afrika'nın tümüne büyükelçiliklerimizi açmak olacak. Bu yıl Afrika'ya yoğunlaşıyorum. Malum yapının oralardan tahrikini ortadan kaldırmak üzere MÜSİAD Türkiye Cumhuriyeti'yle birlikte adımını atmalıdır. Maalesef Batı'nın Doğu'ya bakışını halen oryantalizm belirliyor. Biz bu anlayışı Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinde defaatle yaşadık, yaşıyoruz. Bu ülkenin içinde yaşayan Kandil'deki teröristlerin, PKK'nın parlamentoda uzantılarına yönelik yargımızın attığı bir adım var. Dokunulmazlıklar kalktıktan sonra yargı üzerine düşen görevi yapıyor. 

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN AB'YE REST: NİHAİ KARARINIZI VERİN

Bunların bir kısmı kaçıp Avrupa'ya gitti mi? Buradan kaçıp giden teröristlere kim kapısını açıyor? Batının yöneticileri, Cumhurbaşkanları, Başbakanları, Bakanları kapılarını açıyor. Acaba Türkiye Batı'nın teröristlerine kapısını onların anlayışıyla açacak olsa o zaman onların duruşun nasıl olurdu? Şunu bilmelerini istiyorum; bu bumerang gibi sizi vuracaktır ve çok kötü vuracaktır. Bir taraftan PKK'yı terör örgütü ilan edeceksin öbür taraftan PKK'nın yöneticilerine, mensuplarına Avrupa Parlamentosu'nun kapılarını açacaksın. Böyle sakat bir anlayış olabilir mi? Bu ikiyüzlülüğün ta kendisidir. Dürüst olun dürüst. Siyaseti dürüst yapın. Birçok ülke için gündeme getirilmeyen meseleler konu Türkiye olunca başka oluyor. Utanmadan, sıkılmadan kalkmışlar Türkiye'nin AB müzakereleri gözden geçirilmelidir. Geç kaldınız! Hadi bir an önce gözden geçirin! Ama gözden geçirdiniz zaman ertelemeyin! Nihai kararınızı verin! Eğer Türkiye terörle haysiyetli, onurlu mücadele ediyor diye, siz bunu gözden geçirecekseniz geç kaldınız. Biz terörle mücadeleyi sonuna kadar vereceğiz. 

BİZİM ARKAMIZDA PYD, YPG VAR DEDİNİZ GELSİN ONLAR SİZİ KURTARSIN

Biz binlerce şehit verdik, onlar böyle ölüm hadiseleriyle karşı karşıya kalmadılar. Biz kapıları açtık, gelin siyaset yapın dedik, anladılar mı? Adamlar parlamentoya girdi devlete meydan okuyor. Sen beni sorguya çağıramazsın diyor. Kimsin sen? Dokunulmazlığın kaldırılmış tabii ki yargı seni sorgulayacak. Dokunulmazlığın kalktığı andan itibaren sen normal bir vatandaş gibisin, bunun hesabını vereceksin. Vermediğin takdirde bedelini ödeyeceksin. Siyasi parti liderleri gidiyor ifadesini veriyor, normal işinin başına dönüyor. Sen de aynısını yapsaydın. Siz meydan okudunuz; bizim arkamızda PKK var, PYD var, YPG var dediniz. Gelsin onlar sizi kurtarsın! Bizim arkamızda terör örgütleri yok. Bizim arkamızda Hak var halk var, farkımız bu. Kendileri terörle mücadele konusunda her türlü adımı atar, gereken önlemleri en sert şekilde alırken Türkiye'nin terörle mücadele hakkını engelmeye çalışıyorlar. Türkiye'nin sabır taşı sürekli test edilmiştir. Bugün aynı kibirli, oryantalist tavrı mülteciler meselesinde bir kez daha yaşıyoruz. 

BİZE NAZİ BENZETMESİ YAPIYORLAR NAZİ'NİN TA KENDİSİ SİZSİNİZ!

Şimdi Türkiye'de 3 milyon mülteci var ya. Müzakereler biter de Türkiye kapıları açarsa bu mültecileri nereye koyacağız? Ondan dolayı bu iş için nihai noktayı koyamıyorlar. Suriyeli ve Afrikalı göçmenlere yönelik tutumu Batı'nın gerçek yüzünü ifşa etmesi açısından son derece ibretlik olduğunu düşünüyorum. 6 yıldır Suriyeli kardeşlerimiz bir varlık yokluk mücadelesi veriyor. Devlet terörünün ve terör örgütlerinin canice eylemleri yüzünden 6 milyon insan hayatını kaybetti. Binlerce yıllık kütüphaneler, camiler, hastaneler yok oldu. Hal böyleyken Türkiye'ye insan hakları, demokrasi, özgürlük gibi kavramlar Avrupa ülkelerinin gündemine dahi gelmedi. Hangi ülke bu teröristlere silah veriyor biz bunları biliyoruz. Hepsinin adresi bizde şu anda duruyor. Son günlerde bize güya insan hakları ve demokrasi dersi veren Batılı vicdan yıllardır Akdeniz, Ege'nin karanlık sularında yitip giden on binlerce insan için bir damla gözyaşı döktü mü? Avrupa'ya ulaşıp da her türlü zillete maruz kalanlar için harekete geçmeyenler bize karşı adeta arslan kesiliyorlar. Utanmadan, ellerinden damlayan kana aldırmadan bize Nazi benzetmesi yapıyorlar. Varsa yoksa Nazi ta kendisi sizsiniz!

İLLA BİRİLERİNİ BAĞRINIZA BASACAKSANIZ MAĞDURLARI BASIN 

Hiç yüzleri kızarmadan siyasi sığınmacı adı altında kim gelirse bağırlarına basacaklarını ifade ediyorlar, hale bak! Nazi zihniyeti Doğu'da değil Batı'da ortaya çıkmış ve felaketlere yol açmış bir zihniyettir. İnsanların inançları veya kökenleri sebebiyle toplu şekilde katledilme fikrinin kaynağı Doğu değil Batı'dır. Onların insanlık dışı sebeplerle kovduğu kesimlere bizim ecdadımız sahip çıkıp, hayatlarını kurtarmıştır. Avrupa'da Neonazi zihniyeti tekrar hortlamışken Türkiye'ye Nazi benzetmesi yapmak ancak bir hezeyanın eseri olabilir. Solingen'de yakılan, dönerci cinayetlerinin suçların hesabını henüz vermemiş olanlar bize dil uzatamaz! Madem Avrupa'da birileri siyasi sığınmacı olarak kim gelirse kucak açmaya hazırız diyor. Biz de diyoruz ki, gelin hayırlı bir iş yapın. Siyasi sığınmacı adı altında teröristleri değil; 6 yıldır zulüm gelen Suriyeli mazlumlara, Afrikalı mağdurlara kucağınızı açın. İmkanlarınız teröristlere dahi sahip çıkacak kadar genişse neden mültecilere kapınızı kapatıyor, insanlık dışı muamelelere tabi tutuyorsunuz. İlla birilerini bağrınıza basacaksanız savaştan, açlıktan ölen insanları bağrınıza basın. 

TERÖRİST YARDAKÇILARI SARAYLARDA AĞIRLANMAKTAN GURUR DUYUYOR

Türkiye'den kaçan teröristlere yer bulanlar, canileri baştacı edenlerler herhalde birkaç milyon mülteciyi ağırlamak için hazırlıkları vardır. Biz bunların asıl niyetlerini gayet iyi biliyoruz. Afrika, Asya, Ortadoğu mazlumların dramlarını zerre kadar umursamadıklarını gayet iyi biliyoruz. Dertleri Türkiye'nin başını ağrıtmak. Kapılarına gelenleri bir lokmayı çok görenlerin terörist yardakçılarını saraylarında ağırlamasının başka izahı yoktur. Kendi ülkesinde sağa sola hırlayan o terörist yardakçıları o saraylarda süklüm püklüm ağırlanmaktan gurur duyuyorlardır. Biz bu tutarsızlıklarını yüzlerine vurdukça beyefendiler hemen rahatsız oluyorlar. Utanın, sabah namaza giderken katledilen, ekmek almaya giderken ölenler, Yasin Börü'yle hiç empati kurmazlar. Aynı kesimler bu katillerin destekçisi siyasetçiler hukuk önünde hesap vermeye çağrıldığında hemen ayağa kalkıyorlar. Darbecilere yönelik operasyondan rahatsız olanların aynı örgütün mensuplarını ülkelerinde ağırlamaları konusunda hiçbir sıkıntıları yok. 

TERÖRÜN PENÇESİNDE KIVRANMAYA BAŞLADIKLARINDA...

Kendi elleriyle kendi sonlarını hazırlıyorlar haberleri olsun. Kem aletle kemalat olmaz! Biz bu badireyi de Allah'ın izniyle atlatırız. Onlar terörün pençesinde kıvranmaya başladıklarında kendilerine uzanacak bir yardım eli bulamayacaklar. Biz bu haksızlıklara, alçaklıklara ihanetlere aldırmazlık etmeyeceğiz, bedeli neyse göze alarak mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Avrupa Birliği kurumları ve genel olarak batı ülkelerinin bugünkü güvenlik ve refah düzenini tesis eden değerlerden giderek uzaklaşması bizi derinden endişelendiriyor. Çünkü iyi yolda değilsiniz. Bizim Batı'yla çok yakın ilişkilerimiz var. Herşeyden önce Balkanlar'da ve Avrupa'da milyonlarca soydaşımız, dindaşımız yaşıyor. Bunların sosyal, kültürel, ekonomik meseleleri bizim meselemizdir. Türkiye olarak ihracatımızın yarısını Avro bölgesine yapıyoruz. Ekonomik olarak da Batı'yla asla gözden çıkartmayacağımız, vazgeçmeyeceğimiz ilişkilerimiz var. Avrupa Birliği ve Batı coğrafyasıyla ilgili endişelerimiz, tespitlerimiz samimidir ama tekliflerimiz de samimidir. 

BM GÜVENLİK KONSEYİNDE HER ÜLKE TEMSİL EDİLMELİDİR

Tüm dünya ülkeleri BM Güvenlik Konseyi'nde yer alsın. 20 ülke dönerli olarak yer alsınlar, karar sürecine katılsınlar. Bunmlar tabii istemiyorlar. Yakaladıkları bu fırsatı kolay kolay teperler mi? Olur ya belki insafa gelirler. 20 ülke her yıl. Artık burada daimi üye, geçici üye olmayacak. 2 yıl orada yönetimde kalacaklar. 2 yıl sonra bunların 10'u değişir 10'u kalır. Bu şekilde 10, 10 değişerek bir süreç devam ettirilebilir. BM Güvenlik Konseyi'nde her ülke "Ben de orada varım" demelidir. Aksi takdirde BM adalet dağıtamaz. Bunların hepsi BM Genel Kurulu'nda ifade ettiğim sözlerdir. Her gidilen yerde bunların anlatılması lazım. Bu bilincin yaygınlaştırılması lazım. 

AMERİKAN HALKININ TERCİHİNİ HAYRA YORMAK İSTİYORUM

Amerika'da Demokratlar iki dönem sonra tekrar Cumhuriyetçilere iktidarı devretti. Amerikan halkı böyle bir tercihi gerçekleştirdi. Bu tercihle birlikte Amerika'da yeni bir dönem başlıyor. Temenni ederim ki bu kararın dünyaya temel hak ve özgürlükler, demokrasi ve bölgemizdeki gelişmeler noktasında hayırlı adımlar atılmasına vesile olur. Ben şahsım, milletim adına Amerikan halkının bu tercihini hayra yormayı tercih ediyorum. 

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri

Kılıç Küp Uydu Projesi ile yerli ve milli olarak geliştirilen Düşük Gürültülü Yükselteç modülüne uza

Türkiye kılıç ile uzaya çıkacak

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Çin'de 5 Osmanlı padişahının mermerden heykellerini yaptırdı

Son 10 yılda dünya nasıl değişti

En Çok Okunanlar

Maksat Yarışmak Olsun - 11 Ocak 2019

Ataman ile Devr-i Alem - San Miguel - Meksika - 31 Aralık 2018

Diyet Günlüğü - Menopoz - 14 Ocak 2019