HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 5,3363
  • 6,1169
  • 209.347
  • 93.616
SON DAKİKA HABERLERİ
Tümü
Reklamı Kapat

İçinizdeki boşlukta kaybolmayın

Geçtiğimiz günlerde sevilen aktör Robin Williams’ın hayatına son verdiği haberiyle sarsıldık. Williams’ın ışığını söndüren neydi bilemiyoruz ama Yaşam Tasarım Merkezi’nin kurucusu Yaşam Koçu Ebru Demirhan depresyon ve intihar eğiliminin altında birçok insanın içinde taşıdığı boşluk duygusunun yattığını söylüyor. Siz de kendinizi giderek daha yalnız hissediyorsanız ya da sevdiğiniz birinin hayattan ellini eteğini çektiğini gözlemliyorsanız Yaşam Tasarım Merkezi’nin kurucusu Yaşam Koçu Ebru Demirhan’ın anlattıklarına kulak vermenizde yarar var.

x

ARZU AKYOL
arzu.akyol@aksam.com.tr

Kişiyi kendisiyle ve sosyal çevresiyle çatışır duruma getiren sebepler nelerdir? 
Çatışmaların en büyük sebebi, hayatın beklentileri karşılamadığı hissidir. Hayal kırıklıkları ve zorluklar yaşamı keyifsizleştirir. İçsel çatışmalar, dışarısıyla çatışmayı da beraberinde getirir. Kararsızlar, aradığını bulamayanlar, hayattan yorulanlar, öfke bağımlılığı ve korkuları olanlar için yaşam çatışmalarla doludur. Danışanlarımızda en sık rastladığımız sebepler, içsel huzursuzluk, aile içi halledilmeyen konuların birikimi, iş stresi, gelecek kaygısı, yalnızlık, her şeyin anlamsız gelmesi, hayal kırıklığı ve beklentilerin karşılanamaması olarak sıralanabilir.

Çatışmaları doğru yönetip uyumlu iletişim kurabilmemiz için önerileriniz nelerdir?
Çözüme ‘çatışmacı tavrın’ kabulüyle başlayabiliriz. Bir soruna kızdığımızda ona güç verir, varlığını kabul ettiğimizde ise büyümesini durdururuz. Sosyal ortamlarda farklı insanlarla bir arada olmak zorundayız. İnsan çevresindeki farklılıkların gerekli olduğu fikrini benimseyerek çatışma fikrini baştan esnetebilir. Çatışmaların gerçek nedenleri bizim zihnimizle bulduğumuz yanıtlardan bambaşka olabilir. Aslına bakılırsa genel olarak ‘zannetmek’ oldukça negatif sonuçlara yol açıyor. Zannetmek yerine konuların gerçeğine eğilmek gerekir. Kişi sürekli aynı konularda çatışma yaşıyorsa durum kronikleşmiş demektir. Bugüne kadar sorun olan konulara farklı yaklaşımlar sergilemek denenebilir. Duruma göre, önemsememek, dikkati konudan ayırmak gibi yaklaşımlar faydalı olacaktır. 

Kişi çevresiyle iletişiminde olumsuz tecrübeler yaşadığında, tatmin olamadığında zamanla kabuğuna çekiliyor. Bu küskünlük evresinden nasıl çıkılır? 
Sosyal çevreye ve yaşama küskünlük söz konusuysa bundan kurtulmak için tüm suçlamaları bir kenara bırakmak ve affedici olmak gerekir. Başımıza gelen olaylardan ziyade bu olayların ne hissettirdiği önemlidir. Örneğin, iş yaşamı içinde sürekli otorite baskısı yaşayan bir kişi, otoriteyi suçlamak yerine ne hissettiğine odaklanarak bu duygunun çözümüne yönelmelidir. Otoritenin baskısı kişiye kendisini değersiz, yetersiz, büyümemiş ya da ifadesiz hissettiriyor olabilir. Burada, duygunun tespitiyle birlikte örneğin “Değersizliğe olan ihtiyacımı iptal ediyorum, bitti” denebilir. Hayata karşı küskünlük, tek bir konuya odaklanıp o konuda kendimizi haklı çıkartacak doneleri aramakla artar. “Yine haksızlığa uğradım”, “Bu insan da güvenilmez çıktı” gibi seçtiğiniz tecrübeleri sıraladığınızda acınızı ve yalnızlığınızı büyütürsünüz.

Başkaları tarafından mutlu edilmeyi beklemek ne kadar doğru?
İnsanlar, belirli durumlarda ve kişilerle mutlu olduğunu zanneder oysa mutluluk tamamen içseldir. Dışsal etkenler içsel mutluluğun sadece yüzeye çıkmasına yardımcı olur, onu üretemez. “Terfi aldığım zaman mutlu olacağım”, “Beni seven birisini bulduğumda mutlu olacağım” gibi cümleler mutluluğu tamamen özünden uzaklaştırıp dışsal etken haline getirir. Sorunlara ve getirdiği duygulara teslim olurken hayat yolumuzda yürümeyi unutuyoruz. Amaçlardan ve anlamlardan uzaklaşıyoruz. Yaşamın sadece sorunlardan ibaret olduğunu düşünen bir kişinin mutlaka yardım alması gerekir. 

Sevilen aktör Robin Williams hayatına son verdi. Bu örnekten yola çıkarsak, her şeyi olduğu halde, sosyal çevresi tarafından sevilen kişilerin hissettiği yalnızlığı ve mutsuzluğu nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Bu durumu tanımlamak için kalabalıklar içinde yalnızlık ifadesi kullanılır. Bazı insanların içinde ne olduğunu bilmedikleri ve doldurmanın imkânsız olduğuna inandıkları bir boşluk vardır. Birçok depresyon vakası ve intihar eğiliminin altında bu boşluk yatmaktadır. “Hayatta ne olursa olsun dolmuyor” şeklinde tarif edilen bir boşluk... Eğer sorun bu ise boşluğun iyi tanımlanması gerekiyor ki onu gerçekte neyin dolduracağı belirlenebilsin. Ünlülerde de bu tür duygular görülmektedir. Tanınan kişilerin hayatları hemen kulaktan kulağa yayılır. Bu nedenle ünlü kişiler rahatça içlerini dökemez, sorunlarından bahsedemezler. Paylaşılamayan yalnızlık, depresyona giden yolu açar. Bu kişilerin kendilerini anlatacakları bir yöntem bulmaları çok önemlidir. Bir şekilde güven ilişkisi kurmak, yazmak, evcil hayvan beslemek ve onunla duyguları paylaşmak, hiç kimseye söylenemeyenleri suya anlatmak gibi birçok yöntem kullanılabilir. Anlatılamayan ve biriken duygular muhakkak bir sağlık sorununa yol açmaktadır.

SEVDİKLERİNİZİ HAYATA BAĞLAYIN…
Neşenizi sevdiklerinize bulaştırın:
Hayata tutunmasını istediğiniz insanlara endişeyle değil gülümseyerek bakın. 
Neşenizi onlara bulaştırın.

Odak noktalarını değiştirin: Sevdiklerinizin şikâyetlerini dinleyip kafa sallamak ve “Haklısın” demekten daha fazlasını yapabilirsiniz. Geçmişte yaşadığınız keyifli ve komik anılarınızı, yaşamın her gün yeni umutlar getirdiğini hatırlatın. Geçmişte yaşanmış kötü anılara odaklanıp yalnızlığı seçmiş bu kişilerin 
odak noktalarını değiştirmeye çalışın. 

Yeniden denemeleri için motive edin: Başarılı insanların yaşam öyküleri birçok kişiye yeniden deneme gücü verir. Bu tür biyografik kitaplar, kendinizin ve başkalarının hatalarına takılı kalmayıp yola devam etme konusunda motive edicidir.

Sorunları başkaları yerine çözmeye çalışmayın: Yardım etmeye çalışırken başkalarının sorunlarını, mutsuzluklarını 
bütünüyle üstlenmek doğru değildir. Onu sevdiğinizi, önemsediğinizi, içinden çıkamadığı sorunlarda yalnız olmadığını, destek vereceğinizi hissettirmeniz yeterlidir. 

Sahip oldukları mucizevî bedeni hatırlatın: Kalbinize odaklanın ve insanlara da bunu salık verin. Farkında olmasak da vücudumuzda 3 trilyon DNA ve sayısız hücre çalışıyor. Kalp, hiç durmadan sahibi için atıyor. Bunu fark etmek bile mutlu olmak için iyi bir sebeptir.

Çocukların ve yaşlıların yalnızlık sinyallerini gözlemleyin: Çocuklar mutsuz olduklarında tırnak yemekten alt ıslatmaya, öfke patlamalarına kadar uzanan farklı belirtiler gösterir. Yaşlı bireyler ise kendilerini değersiz ve fazlalık olarak görüp işe yaramaz hissederler. Her yaştan aile bireyine, sevildiğini, değerli olduğunu hissettirmek, duygusal ihtiyaçlarının giderilmesini sağlayabilmek gerekiyor. Bunun için sevdiklerinize zaman ayırın, onlarla sohbet edin, sosyal ortamlara girmelerini sağlayın, birlikte yürüyüşler yapın. 

MUTLU HİSSETMEK İÇİN 5 ALIŞTIRMA…

- Unutun. Yalnızlığınızı ve sebeplerini, suçlamalarınızı unutun. Okuduğunuz ve çok da sevmediğiniz bir kitap gibi düşünün. Onun gerçek olduğunu hafızanızdan silin ki gerçeklik değeri düşsün. 
- İçinde paylaşım, neşe, sevgi ve diğer güzelliklerin olduğu hayaller kurun. Hissettiğiniz her şey gerçek olur.  
- Anda kalmanın ne demek olduğunu anlayın ve ana odaklanın. Anda kalmak, geçmişte yaşadığınız bir acıyı sırtınızda taşımaktan ve ona saplanıp kalmaktan vazgeçmektir. Geçmişin ve geleceğin olmadığı anların içinde olun. Bunu gülerek ve kahkaha atarak yapabilirsiniz. 
- Yaşamın tam anlamıyla en iyiyi ve güzeli yaşamaya değer olduğunu kendinize hatırlatın. Yaşamınızda yeterince iyi şeyler olmadığını düşünüyorsanız, daha mutlu olduğuna inandığınız kişilere bakın. Onlar yaptıysa siz de yapabilirsiniz.  
- Nefes alın ve şükredin. Hava elementi için nefes almak, su elementi için su içmek ve yıkanmak, toprak elementi için elle ve çıplak ayakla yere temas etmek, ateş elementi için güneşlenmek gerekir. 

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri
Kocaeli´de halk otobüsü şoförü, durakta tekerlekli sandalyede bekleyen engelli çocuğu ve annesini ar

Kocaeli´de halk otobüsü şoförü engelli çocuk için güzergahını değiştirdi

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Emekli ocak ayı zam oranı na kadar oldu? SGK SSK BAĞKUR emekli maaşı ocak zammı...

En Çok Okunanlar