HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 5,3363
  • 6,1166
  • 209.347
  • 93.616
SON DAKİKA HABERLERİ
Tümü
Reklamı Kapat

Müziksiz mekân isteyenler örgütleniyor

Alışveriş sırasında ya da bir restoranda yemek yerken gereğinden yüksek, rahatsızlık veren müzik sesiyle karşılaştınız mı hiç? Bu sorunu fazlasıyla hissedip, Türkiye’deki müziksiz mekânları aramayı kendisine iş edinen akustik uzmanı mimar Onurcan Çakır işi bir kampanyaya dönüştürdü. Çakır’la ve müzikli-müziksiz mekânların işletmecileriyle konuştuk; müziğin satışa etkisi olup olmadığını sorduk.

x

Eyüp TATLIPINAR
eyup.tatlipinar@aksam.com.tr

Fotoğraf: Uygar TAYLAN
Model: Gül Giselle Tavilson

Yorgo Okumuş, bu yıl doksanına basmış bir meyhaneci. Artık çoğu işle bizzat uğraşmasa da delikanlılık yıllarına kadar uzanan bir alışkanlıkla hemen her gün Nevizade’deki İmroz meyhanesine gelmeyi sürdürüyor. Nevizade esnafıyla sohbet ede ede meyhanesine yürümenin, masaları ve mezeleri denetlemenin; her gün alması gereken bir ilaç gibi kendini iyi hissettirdiğini söylüyor. İmroz’un en dikkat çekici özelliği müzik çalmayan tek meyhane olması… Açıldığı 1941’den beri böyleymiş. “İnsanlar ailece buraya sohbet etmeye geliyor, müzik çalmamanın bir zararını görmedim şimdiye kadar. Sürekli doludur bizim burası. Müzik çalmadığı için gelen çoktur” diyor Okumuş.

Vaktiyle Müzeyyen Senar geldiğinde merak edip sormuş; “Neden müzik yok burada?” Okumuş, nezaketi elden bırakmadan, “Herkesin sesi sizinki kadar güzel olsa izin verirdim ama şimdi siz okursanız bugün yarın kendini tenor zanneden diğer kişiler de karga sesleriyle okumaya kalkar” diyerek Senar’a bile ‘torpil’ geçmemiş.

İNTERNETTE KAMPANYA!
Okumuş’un meyhanesi, Türkiye’deki sayısız ticari işletme içinde müzik çalmayan bir avuç mekândan biri... Konu, Türkiye’deki  müziksiz mekânları aramayı kendisine iş edinmiş, ciddi bir emek harcayarak işi bir kampanyaya dönüştürmüş mimar Onurcan Çakır’ı tanıyınca dikkatimizi çekti. Kendisi ‘mimari akustik’ alanında uzmanlaşmış bir isim. ‘Mekân algısı’, ‘hacim akustiği’ ve ‘gürültü kontrolü’ konularında mesleği gereği danışmanlık hizmeti veriyor. Her gittiği yerde; restoranlarda, fast-food’larda, giyim mağazalarında, süpermarketlerde müzik çalınmasından rahatsızlık duyduğunu fark etmesinden sonra, bazı arkadaşlarıyla müzik çalınmayan yerler aradığını söylüyor. Fakat ne kadar zor bir işe giriştiklerini yolun hemen başında fark etmiş. Müzik çalınmayan 4-5 yer ancak bulabildiklerinde, bir internet sitesi kurup işi bir tür kampanyaya dönüştürmek aklına gelmiş.

Önceki aylarda yayına başlayan www.muziksizmekanlar.com sitesinde, buldukları mekânların isimlerini yayınlayıp insanlardan önerilerini ve yeni mekân isimlerini alıyorlar. Niyetleri konunun önemine dikkat çekip müzik yayını yapmayan mekânların artmasına katkıda bulunmak… Burada akla bazı sorular geliyor: Neden müzik yayını yapılır? İnsanlar üzerindeki etkisi nasıldır? Ne zamandan beri böyle bir moda var? Nerelerde, ne tür müzik çalınır?

ŞARKILAR MERKEZDEN
Bazı alışveriş mekânlarında şöyle bir tur attığımızda öğrendik; müzik çalan mağazalar, bu işe 2000’li yıllardan itibaren önem vermeye başlamış.

İlk zamanlarda üzerinde fazla durulmayan uygulamanın önemi zamanla artmış. Örneğin mağazalar zinciri şeklinde faaliyet gösteren markaların çoğu, merkez tarafından belirlenen müzikleri çalabiliyor.

Önceki yıllarda bu alanda yeni bir uygulamayı, giyim mağazası zinciri Koton başlatmış. Cevahir Alışveriş Mağazası’ndaki bir büroya radyo istasyonu kurmuşlar ve bütün Koton mağazalarına kendi radyo yayınlarını yapıyorlar. Ağırlıklı olarak elektronik müzik çalınıyor. Sosyal medya ve e-posta aracılığıyla şarkı isteyenler de oluyor. Markanın Yönetim Kurulu Eş Başkanı Gülden Yılmaz, bu radyo yayını sayesinde önceki yıllara göre cirolarını ciddi miktarda artırdıklarını söylüyor. 

Koton’un Beyoğlu’ndaki mağazasında görevli bir tezgâhtar da Yılmaz’la benzer fikirde; “Müzik çaldığı için insanlar içeride daha fazla kalıyor.” Fakat mağazada alışveriş yapanların bu fikri kanıtladığını söylemek kolay değil; en azından görüştüğümüz beş altı kişinin… Zira konudan bahsederken müzikle pek ilgilenmediklerini duyuyoruz. 
Ses mühendisi Çakır’a göreyse “Fazla alışverişle müzik arasında kanıtlanmış bir bağ yok.” Mekânlarda müzik çalma fikri bu kadar yaygınken, sözü bu konuda alternatif fikre sahip, konuya farklı açıdan bakan Çakır’a bırakalım…

ORTAK MÜZİK ZEVKİ DİYE BİR ŞEY YOKTUR
Akustik uzmanı mimar Onurcan Çakır; 
-Müziksiz mekânları araştırmaya başlamanızın, müzikten rahatsız olduğunuzu fark etmenizin bir hikâyesi var mı?
"onurcan.jpg"Öncelikle müziği sevdiğimi ve kendi hoşlandığım türde müzikleri dinlemekten çok zevk aldığımı söylemek isterim. ‘Müzik’ denildiği zaman insanların aklına pozitif imgeler gelir, çünkü sevdikleri tür müzikleri akıllarına getirirler. Ama bir kişinin dinlemekten zevk aldığı bir müziği bir başkası sevmeyebilir. Ben de kendi hoşlandığım türde müzikleri yalnızca mp3 player’ımda, evimde ve gittiğim birkaç mekânda dinleyebiliyordum.

- Kamuya açık alanda durum değişiyordu galiba…
Gün içinde girdiğim mağazalarda, kafelerde ve halka açık birçok mekânda ise yüksek sesli, hiç hoşuma gitmeyen ama dinlemek zorunda kaldığım müziklerle sık sık karşılaşıyordum. Yüksek sesli olmaları zaten başlı başına bir sorunken, alçak sesli bile olsa aslında sevmediğim bir müziği dinlemek zorunda olmadığımın farkına vardım. Herkesin müzik zevki ayrı.

- Yaygın dinlenen ‘hit’ müzikler var; toplumun çoğunluğunun zevki ortak olabilir mi?
Hiçbir toplumun ortak bir müzik zevki yok, olamaz da; çünkü başlı başına bir şahıs bile bir gün dinlemekten çok zevk aldığı bir parçayı ertesi gün ruh haline göre dinlemek istemeyebiliyor.

- Siteyi yayına hazırladıktan sonra geri dönüşler aldınız mı?
Sitenin yayına açılmasından sonra gelen e-postaların hepsi aslında çok şey anlatıyor. İşletmeciler tarafından müşteriler üzerinde yıllardır kurulan ‘müzik dinleme’ baskısı, aslında normalmiş gibi gösterilerek topluma sunuluyor. Gelen postalarda, yıllardır alışveriş merkezlerine sırf içeride çalan müzikler yüzünden girmediğinden bahsedenlerden tutun, alışveriş  yaptıkları bir mağazada müziğin kısılmasını rica ettiklerinde başlarına gelen garip olayları anlatanlara kadar birçok ilginç öykü var. Müziksiz mekânları talep eden ciddi bir müşteri kitlesi var ve zamanla bu talebe karşılık işletmelerin bir çözüm önerisi getirmesi aslında hem kullanıcının hem de işletmenin yararına olacak.

EKİP HERKESE AÇIK
- Ekip çalışması biçiminde mi yürüyor proje, kaç kişisiniz? Müziksiz mekânları nasıl saptıyorsunuz?
Müziksiz mekânlar internet sayfası, kullanıcılardan gelen e-postalarla büyüyor ve zenginleşiyor. Gelen bütün e-postalar değerlendiriliyor, içinde müzik çalınmayan mekânların isimleri, inceleme sonucunda siteye ekleniyor; yani bunu da bir nevi sosyal sorumluluk projesi gibi düşünebilirsiniz. Aslında müziksiz mekân talep eden herkesin çorbada tuzu var, çünkü ne kadar sayıda insan böyle bir ihtiyaç duyuyorsa, işletmelere o kadar talep yansıyor ve bu şekilde bir sonuca ulaşılabiliyor. Siteye yazmalarını  bekliyoruz herkesten.

- Satışı artırıyor olabilir mi?
Müziğin satışı artırdığına dair genel ve yüzeysel bir inanış var ama bunu kesin olarak kanıtlamak mümkün değil, çünkü satışı etkileyen yüzlerce değişken var. O anda o dükkâna giren kişilerin ruh halleri, ekonomik durumları, zamanlarının olup olmaması, satılan ürünlerden hoşlanıp hoşlanmamaları ve daha birçok etken sabit tutulmak zorunda ki müzikli bir yer mi yoksa müziksiz bir mağaza mı daha çok satış sağlar karşılaştırılabilsin.

- Müziksiz mekânları gözlemleyebildiniz mi? Satışlar nasıl?
Hem Türkiye’de hem de dünyanın birçok yerinde fon müziği yayını olmadan satış yapan dükkânlar, hatta mağaza zincirleri bulunuyor ve satış oranları kesinlikle düşük değil.

- Bu alanda yapılmış akademik çalışmalar, araştırmalar var mı?
Literatüre baktığımızda, yapılan araştırmalar genellikle hangi tür müziğin daha çok satışı arttırdığı konusunda incelemelere yönelik. Ama ‘hiç müzik olmaması’ durumunu ele alan çalışmalar yok denecek kadar az. Oysa kayıtlı ses teknolojisi henüz yüz elli yıllık bir tarihe bile sahip değil.

NEREDE, HANGİ MÜZİK ÇALAR?
- Bu durum ne anlama geliyor?
Yani bundan yüz elli yıl önce bir insan, bakkaldan ekmek almaya gittiğinde ya da dükkândan elbise almaya gittiğinde müzik dinlemek zorunda kalmıyordu. Ama kendisi istediğinde büyük konserlere ya da canlı müzik çalınan restoranlara gidip eğlenebiliyordu aynı zamanda. Belki bir müzik mağazasında müzik çalınmalı ama herkese hitap eden bir markette müzik çalmasının satışı arttıracağı kanısına nasıl varılabilir ki?

- Kaç müziksiz mekân saptadınız?
Site ilk açıldığında yaklaşık on beş müziksiz yerin listede ismi varken, şu anda bu sayı kullanıcılardan gelen katkılarla otuz beş civarına yükselmiş durumda. Bu sayı, diğer tüm müzikli mekânlara oranla çok çok az da olsa, yine de birkaç müziksiz işletmenin olduğunu bilmek bile sevindirici. Umarız zamanla bu sayı daha da artacak.

- Mekânlarda çalınan müzikler, o mekânın sektörüne göre değişiyor mu?
Evet, fast-food restoranlarda pop, kıyafet dükkânlarında elektronik müzik, marketlerde iç içe geçmiş jingle’lar çalınıyor genellikle.

- Sizce özel bir nedeni var mıdır bu müzik türü seçimlerinin?  
Açıkçası mağazalarda seçilen müzik türlerinin de alışkanlıktan öte olmadığını düşünüyorum.

- Şu sıralarda konu hakkında akademik bir çalışmayla ilgileniyorsunuz. Edindiğiniz izlenimlerden söz edebilir misiniz?
Araştırmayı halen sürdürüyorum. Henüz sonuçları kesinleşmediğinden, üzerinde konuşmak doğru olmayabilir ama en azından şunu söyleyebilirim ki; insanlar kendi hoşlandıkları türdeki müziklerden zevk aldıkları kadar, hoşlanmadıkları tür müziklerden de bir o kadar rahatsız oluyor.

İSTANBUL’UN MÜZİKSİZ YEME-İÇME MEKÂNLARI
Helvetia /Asmalımescit
Kanaat Lokantası / Üsküdar
Vefa Bozacısı/ Vefa
İnci Pastanesi/ Beyoğlu
İmroz Meyhanesi/ Nevizade
Saray Muhallebicisi/ Beyoğlu
Subaşı Esnaf Lokantası/ Nuruosmaniye
Hacı Abdullah/ Beyoğlu
Koço Restaurant/ Moda
Konyalı Restaurant/ Sirkeci
Yücetepe Kır Gazinosu/ Büyükada
İsmet Baba Restaurant/ Kuzguncuk
Çınaraltı Cafe/ Kuzguncuk
Yeniköy Emek Kafe/ Yeniköy
Bizim Balık Evi/ Yeşilköy
Kanatçı Haydar'ın Yeri/ Bahçelievler
Üçüncü Mevkii/ Beyoğlu
Çınaraltı Aile Çay Bahçesi/ Çengelköy
Büyük Londra Oteli lobisi/ Beyoğlu

Son dakika haberleri, son dakika haber, son dakika gelişmeleri
Son dakika haberleri
Kocaeli´de halk otobüsü şoförü, durakta tekerlekli sandalyede bekleyen engelli çocuğu ve annesini ar

Kocaeli´de halk otobüsü şoförü engelli çocuk için güzergahını değiştirdi

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları

Emekli ocak ayı zam oranı na kadar oldu? SGK SSK BAĞKUR emekli maaşı ocak zammı...

En Çok Okunanlar