




















Yüksek ökçe, kadının dişiliğini hatırlatan sihirli bir obje
Ayakkabıda marka olmuş tek tasarımcımız Sertaç Delibaş, 'Yüksek ökçe benim uzmanlık alanım' diyor. Tasarımcı, 14 cm'den aşağısını sevmiyor zira ona göre yüksek ökçeyle kadın dişiliğini hatırlıyor. Delibaş'la bu sihirli objeyi konuştuk.
AYSUN ÖZ KAŞİ
aysun.oz@aksam.com.tr
O ülkemizde adını duyurmuş ve marka olmuş ender ayakkabı tasarımcılarından. 4 yıl gibi kısa zamanda ayakkabılarını ünlü simalara giydiren ve 3 kıtaya da ihracat yapan Sertaç Delibaş'tan bahsediyorum. Onun ayakkabıya olan aşkı, çocukluk yıllarında, yaz tatillerinde evde oturmamak için gittiği amcasının atölyesinde başlamış ve o gün bugündür ayakkabıyla yatıp ayakkabıyla kalkıyor. Tasarladığı yüksek ölçeli ayakkabılarını öyle bir sarıp sarmalayışı var ki o aşkı fark etmemek imkansız. Türkiye'de rakibi olmayan ve Manolo Blahnik, Christian Louboutin gibi ünlü tasarımcılarla yarışan Delibaş, ayakkabıda bir dünya markası olmayı hedefliyor. Üstelik bunu çok uzun zaman için değil 5 yıl sonrası için öngörüyor. Louboutin'in kırmızı tabanları gibi onun da bir imzası var; ham beyaz topuklar. Birçok firma tarafından da taklit edilen tasarımcıyla ayakkabı tutkusunu, ayakkabının sihirli yüzünü ve hedeflerini konuştuk.
- İmzanız beyaz topuklar sanırım...
Ayakkabı her yerde var, benimki farklı olsun istedim. Ham topuk bizle özdeşleşti artık. Topuğu fabrikadan çıktığı gibi boyanmamış ham haliyle kullanıyorum. Zaten çok güzel niye kapatayım, diye düşündüm. Çok sevildi ve bizim imzamız oldu artık. Bakıldığında 300 metre öteden görünüyor.
- Taklitleriniz çok var piyasada. Bu sizi rahatsız ediyor mu?
Taklit ediliyorsanız bunun önüne geçemezsiniz. Üstelik taklitler aslını yaşatır. Ben taklit edilmekten şikayetçi değilim, aksine bununla övünürüm.
- Düz ya da orta topuklu ayakkabı neredeyse koleksiyonunuzda hiç yok. Niye hep yüksek ökçe?
Tercihim bu. Düz yapmıyorum. Bazen Antalya bölgesinden sandalet isteniyor belki 1 model yapıyorum. Ben babet ve çanta tasarlayamam. Uzmanlığım değil. Benim uzmanlığım yüksek ökçe. Bileği göstermek benim işim. Orta ökçe yaptığın zaman kadın çok dişi dişi görünmüyor. Ayakkabı da kendini yüksek ökçede gösteriyor. Kadın onu giyince bambaşka bir şey oluyor.
KADINLAR FARKLILIĞIN PEŞİNDEN GİDİYOR
- Nasıl bir tutku sizinki?
Seviyorum ayakkabıyı, yaptığım zaman vermek gelmiyor içinden. Bir sanat eseri gibi biblo gibi benim için. Alçak topukla yapsam bu hazzı alamam. İç kalıbını bile elime aldığım zaman o kıvrımı hissetmeliyim, benim için tutku bu. Yapmak için yapmıyorum ayakkabıyı, bir de çok ticari düşünmüyorum ve istediğim rengi çalışıyorum. Ve çok talep görüyorum. Kadın aslında bunun peşinde.
- Yüksek ökçe kadını çok dişi gösteriyor dediniz. Kadın ayakkabıyı ayağına geçirdiği andan itibaren nasıl değişiyor?
Çok değişiyor. Saçını savuruyor, dişiliğini hatırlıyor, adım atmaya başladığı andan itibaren ben dişiyim diyor; salınarak yürüyor. O hareketinin yavaşlaması, gülüşündeki dişilik... Yüksek ökçeli bir ayakkabı 5-6 saniyede kadını tamamen değiştiren sihirli bir obje. Bir elbise bu kadar değiştiremez.
- 15-16 cm'e varan yüksek topuklardan bahsediyoruz. Aslında çok 'tehlikeli' bir obje...
Evet tehlikeli. Düştüğünde ayağını kırabilir. Teknik bir konu aslında mühendislik ve milimetrik hesaplar gerektiriyor.
- Nedir bunun milimetrik sırrı?
Topukla ayağın basma yerinin bir açısı var. O açıyı aştığın zaman topuk kısa olursa, vücudun bütün ağırlığı geriye doğru arka ayak topuklarına biner. Topuk çok yüksek olursa ayağın pençe bölümü ağrı yapar. Bu orantı sabittir ama ökçenin yüksekliği değiştiği zaman yürüme payı da değişiyor.
Bu kadar yüksek ve koşacak kadar rahat yapmak tecrübelerle oldu. Çok yüksek yapıp platform yapmazsanız, ayağın altı en küçük taşı bile hisseder. İşte işkence budur. Platformla bir yandan da topuğu kısaltıyorsunuz.
- Son yıllarda moda olan platformlar, kadınlar için büyük avantaj. Bu trend geçer mi?
Bu bir moda değil, tarz. Platform giderse gizli yaparsın. Ancak platform gitmez. Kadın bir kere bunun rahatlığını keşfettikten sonra vazgeçmez.
AYAKKABILARIMIZI DİKKAT ÇEKTİĞİ İÇİN ERKEK SEVMEZ
- Bir topuk en yüksek kaç santim olabilir?
16-17 cm, 20 cm de yaparsınız ama bu şov için olur.
Erkekler kadınların yüksek topuk giymesini istemez, kendilerinden yüksek görünmemeleri için, ama ben isterim. Bu fetiş bir ürün ve çok dikkat çekiyor. Bizim ayakkabıları erkek alıp kolay kolay hediye etmez çünkü kadın bu ayakkabılarla çok dikkat çekiyor. Kıskançlık giriyor aramıza, erkek müşterimiz yok.
- Çok severek yapıyorsunuz ama giyemiyorsunuz, hiç denediniz mi?
Teknik olarak rahatlığını hesaplıyoruz ama çok nadir 40 numarasını dener bakarım, rahatlığına, duruşuna...
- 10 kişilik bir ekiple alışıyorsunuz. Tasarımları sadece siz mi yapıyorsunuz?
Sadece ben tasarlıyorum, başkası benim gibi düşünemez. Vazgeçeceğim bir şey değil tasarlamak. Yaşadığım sürece ben tasarlayacağım.
Ayakkabımı sadece Sindrella giymeli
- Çok yüksek topuklu ve zarif olduklarını düşünürsek sizin ayakkabılarınızı herkes giyemez...
Seçilmiş bir ürün bu ve seçilmiş bir kadının giymeli. Zaten herkes giysin diye de bir amacım yok. Sindrella gibi ayağına olan ve o rengi taşıyabilen giysin. Turuncuyu ayakkabı alıyorsan 20 kişinin ayakkabıyı sormasını göze alacaksın. Dikkat çekmek ve tepki almak istemiyorsan giymeyeceksin.
- Sindrella örneğini çok verdiniz. Çıkış noktanız bu mu?
Evet. Benim ayakkabılarım üç kadından birine olsun, üçüne de olursa farkını yaratamazsın. Herkesin sahip olması gerekmiyor. Biraz da ulaşılamaz dursun ama bir taraftan da tüm kadınların gardırobunda olsun istiyorum.
- Büyük bir çelişki...
Amacım Türkiye'de her kadının gardırobuna girmek. Bir tane ürünü olsun ama onun taşıyabileceği ürün olsun. Yüksek giymeyi sevmiyorsa ve çok özel bir davete giderken sıra dışı bir şey giymek isterse, o benim ayakkabım olmalı.
Antep ve Urfa'da ağaların eşlerinden çok sipariş alıyoruz
- Bir ayakkabı ne kadar sürede üretiliyor?
Yarım saatte üretiyorsunuz ama 2 gün kalıpta bekletmeniz gerekiyor. Form kazanması ve dik durması için bu süre şart. Ama fikrin oluşma ve koleksiyon oluşturma sürecini düşünürsek 3-4 ay.
- Ayakkabı sınırlı bir tasarım alanı, farklılaşmak nasıl mümkün?
Milyonlarca ayakkabı modeli var, yaptığımız zor. Bir buçuk karışın üstünde oynuyorsun, yapılan milyonlarca modelin üstüne bir şey yapmaya çalışıyorsun ve rahat olması gerekiyor. Ben farklı renkler çalışıyorum. Pembe bir ayakkabı giysin kendini Sindrella hissetsin.
- En çok ne satıyor?
En çok stiletto satıyoruz. Modelimiz de fazla. Her elbiseyle olan bir ayakkabı modeli bu ve bileği de çok güzel gösteriyor. Daha lüks imajımız olduğu için altın biyeler, altın topuklarla çeşitlendiriyoruz.
- Online satışınız da var en çok hangi illerden talep geliyor?
Şaşırtıcı ama Urfa ve Antep'ten. Ağaların eşleri gösterişi, şatafatı seviyor. İnternetten bize çok rahat ulaşabiliyor ve ayağında gören arkadaşı da bize sipariş veriyor. Bunu da gönderdiğimiz adreslerin yakınlığından anlıyoruz.
Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.































