• $ 5,7731
  • € 6,3592
  • 270.907
  • 103972
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Konu Kürt meselesinden, terör sorununa dönüştü?

‘Kürt meselesiyle’ terörü birbirinden ayrı ele almak gerektiği açıktır, aksi takdirde ‘terörü’ bir sorun etrafında meşrulaştıran bir yerde durulmuş olunur ki zaten terör örgütünün isteği de budur.

Yıllar boyu konuyu ‘Kürt Meselesi’ olarak tanımlayanların temel gerekçeleri, bu ülkede yaşayan Kürt kökenli insanların kimliklerinin inkâr edildiği, kültürel olarak dışlandığı, Kürtçe konuşmanın bile yasaklandığı ile başlayıp, ağırlıklı olarak bu insanların yaşadıkları Güneydoğu bölgesinin geribırakıldığı ve ihmal edilmişlikleri üzerinde yoğunlaşmaktaydı. Bugün 12 Eylül rejimin koyduğu dil yasağı, dil veya geleneksel hayat tarzına dönük müdahaleler, kısaca inkâr politikaları yapılan reformlarla tarih olmuştur.

NE İDİ, NE OLDU?

Bölgesel gerikalmışlık, yoksulluk, ‘derebeylik’ gibi toplumsal sorunları, kasıtlı olarak uygulanan veya bilerek uygulanmayan politikalara bağlayarak açıklayanlar ise, daha çok ‘demokrasiyi’ suçlayarak, bu politikaların bölgesel değişmeyi engellediğini, bölgede sosyal ilişkilerin değişmemesi sonucu sorunların birikerek, ‘etnik kimlik’ etrafında ayrılıkçı bir karakter kazandığını söylemişlerdir. Onlar göre, demokratikleşme sürecine girildikten sonra siyasetçiler, bölgeden oy almak için var olan yapının değişmesini engelleyip oradaki mahalli güçlere dayanarak oy devşirmeyi tercih etmekteydiler.

Elbette, bu tür iddialarda bulunanlar, Türkiye’nin demokrasi öncesi döneminde şikâyet edilen hususların neden yapılmadığı sorusuna cevap veremezler. Ayrıca, bölgenin eski toplumsal ilişkilerinin kalıntılarının, bölgesel kalkınma çalışmalarının, başta GAP projesi olmak üzere, doğrudan demokratikleşme sürecinde uygulanan ekonomik sosyal politikaların sonucu olarak köklü değişikliklere uğradığını izah etmeye gerek yoktur.

Türk demokrasisinin önemli başarılarından birinin, son yıllarda artan ekonomik kalkınma hamlelerinin ülkenin bütününde yapısal değişime yol açmasıdır, bugün Güneydoğunun hangi şehrine giderseniz gidin, modern kent hayatının hem alt yapı hem kurumsal ilişkiler hem de ekonomik/sosyal bakımdan kendisini gösterdiğini görebilirsiniz.

SORUN NE?

Bu durum eski ‘derebeylik’ kalıntısı kurumları zaten hızla çökerttiği gibi, ülke çapında da yeni bütünleşme eksenleri yaratılmasına sebep olmuştur. Burada şehirleşme, göç, kültürel etkileşim, ekonomik gelişme ve pazarın rolünü görmek gerekir.

Demokrasinin daha önemli başarısı ise, bölgede ve Türkiye’nin her yerinde yaşayan bu ülkenin Kürt kökenli insanlarımızın kültürel haklar, kimlik sorunları diye ifade edilen alanların tamamında köklü reformların gerçekleştirmesiyle bütün engelleri aşmış bulunmasıdır. Eşit vatandaş olmak budur; ne inkâr kalmıştır, ne ayrımcılık. Bu sebeple bugün ‘Kürt sorununu çözelim’ söylemi sadece terör örgütünün çizgisinde siyaset yapmaya çalışanlara verilen bir destek değil aynı zamanda demokrasisi karşısında ‘terör yapılanmasını’ meşrulaştırma girişimidir; demokrasi düşmanlığıdır.

Artık herkesin bilmesi gereken husus, Türkiye bugün herhangi bir etnik sorunla değil, ABD’nin silahlandırdığı PKK/PYD gibi bir cinayet örgütüyle, Batı sisteminin kiralık elemanlarıyla mücadele ettiğidir.

<p>Olay, Çin’in Hebei bölgesindeki Tangshan kentindeki bir evde meydana geldi. Güvenlik kamerasınca

Bir Anda Ne Olduğunu Şaşırdı! Yatak Böyle Patladı...

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor

Sevgilisini vahşice öldüren canavar hakim karşısındaydı

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları