• $ 5,6592
  • € 6,3832
  • 258.285
  • 101849
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Soruları “biz” sorarız “siz” değil yasası...

ÖSYM sınavlarına ait soru ve cevaplarla ilgili bilgi edinme “hakkını” kaybediyoruz.
TBMM’de kabul edilen Torba Yasa’nın içine iki düğüm atılarak konan ek düzenlemeyle ÖSYM sınavlarına ait soru ve cevaplar Bilgi Edinme Kanunu kapsamı dışına alındı...
Kişisel sağlık verilerimizden statta oturduğumuz koltuk no’suna, siyasi görüşümüzden, mezhebimize bizle ilgili fiş bilgisine sahip devlet kitlesel sınav organizatörü ÖSYM’yi bu düzenlemeyle sınava giren vatandaşın her türlü soru ve itirazından muaf kıldı...
Yani hiç kimse girdiği sınavın soru ve cevaplarını bir arada göremeyecek...
Zaten anayasa referandumuna iliştirilmiş “bilgi edinme hakkı” sembolik ve kozmetik bir dilekçe verme hakkı olarak kalmış, kadim devlet geleneğinin kamu kurumlarının “milli güvenlik-piyasa ekonomisi-iç asayiş- devletin âli çıkarları” bahanesiyle getirdiği sınırlanmalarla bir “boşluğa arzuhal yasası” olmanın ötesine geçememişti.
Yeni düzenlemeyle KPSS, TUS, SBS, ALES, YGS gibi siyasi ve sosyal Türkiye mizanpajında stratejik öneme haiz kırktan fazla sınavın soru ve cevapları “kurcalanmazdı”.
Yakın mazinin “kopya, sızıntı, şifre” şüphe merkezi ÖSYM, artık gizlilik zırhına bürünmüş bir “kamu” kuruluşu olacaktı.
Birgün Gazetesi’nden Olgu Kundakçı’nın haberinin başlığı “Sınavlar artık bir sır gibi saklanacak” manşetiyle verilmişti.
Yani ülkemizde devlet kurumlarına “bürokrasi, güvenlik, eğitim, sağlık” gibi “kamusal insan sermayesini” devşiren ÖSYM tepeden inme şüphe götürmez “mutlakiyete” kavuşturuluyor.
Ve her sınavda sorular “çalındı, dağıtıldı, bir sitede yayımladı” gibi adli inceleme ve soruşturmalara gerek kalmadan ÖSYM’nin hakkaniyetinden sual edilememesi gerekiyordu...

ULUSAL SINAV SİTEMİ “KARAKUTULAŞIYOR”...
Tabii yıllardır vır vır vır kafa ütüleyen, şeffaflık, saydamlık, iyi yönetişim, sivil toplumcu liberal laf cambazları, demokrasimizin ve hukuk devletimizin evrildiği yerde kös kös önlerine mi bakıyorlardı.
Yoksa “STK’ların” markalaşması ve STK’nın ekonomik değer üretimi aşamasında mesaileriyle mi meşguldüler.
Sözde milyonlarca genci “sınavda eşitlik” ilkesiyle üniversiteye yerleştiren, sınav kapılarında bekleterek çürüten kamu ve üniversite kadrolarını belirleyen ÖSYM’nin bu gizem perdesiyle kapatılmasını nasıl açıklarlardı.
Kişinin kendisini ilgilendiren bilgi, belge ve her türlü veriyi idareden ve kamusal yetkiyle donanmış kurumdan talep etmesini “yasalarla” engellemek yine Şarki-otoriter-sivil demokrasimize mi içkin bir zihniyetti?
Binlerce sorudan oluşan soru havuzları ya da elektronik sınav yöntemine geçilecek gerekçesiyle ÖSYM’nin sınavda sorduğu soru ve cevapları kimsenin yan yana görememesi ve sınavda beklediği puanı alamayanın itiraz hakkının kalkması devletin “bilgi verme” görevinin bittiği yerdi...
Vatandaşın itirazına yasalarla geçirimsiz kılınan kamusal yetki kullanan kamu yönetiminin adı “kapalı rejimdi” ve “gizlilik esasına” dayanan kitlesel sınav icraatının “karakutulaşması da” vatandaştan “ehemmiyetle” saklanacak “bilgiyi” işaret ederdi...
Bunu merak etmek de vatandaşa düşerdi...

<p>15 Temmuz’da Gölbaşı´ndaki FETÖ´nün hain darbe girişimindeki saldırıdan kurtulan 2 yıl sonra yine

Şehidin Hatıraları Evinde Yaşatılacak

İşsizlik maaşı için şart koşulan 120 günlük 'prim ödeyerek sürekli çalışma' maddesi değiştiriliyor