İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,6668
  • 4,3142
  • 151,43
  • 106.991

Haydi herkes Yenikapı’ya!

Milletimizin 15 Temmuz gecesi ve sonrasında darbe ve işgale karşı tanklara, F16’lara ve FETÖ’cü teröristlere karşı sergilediği yerli ve milli duruşun yarattığı atmosferin devam etmesinin önemi çok büyük.

Tabii bu mesaj herkese dönük; ama sanırım vazife çıkarması gereken birinci aktör TBMM; yani halkın vekil olarak seçip kendi namına hizmet etmekle görevlendiği siyaset çevresinin toplandığı Meclis’imiz.

15 Temmuz pek çok ezberi bozdu. Bu ezberlerin başında milletimizin kendi içinde kutuplaştığı, etnik ve mezhepsel nitelikleri ile ayrıştığı iddiası geliyordu. Ben buna her zaman karşı çıkmış, halk arasında tezahür eden durum ile üst yapılarda görünen fotoğraf arasında ciddi bir fark olduğunu iddia etmiş, kutuplaşma/otoriterleşme/ataerkillik gibi söylemlerin ya ezber, ya da mühendislik olduğunu ifade etmiştim.

Bu mühendisliğin, Erdoğan dönemini kapatmayı arzu eden kesimlerin, toplumsal destek yaratma çabası olduğunu da söylemiştim. Yurt dışında işleri kolaydı; ancak yurt içinde meşruiyeti o kadar yüksekti ki, Erdoğan dönemini kapatmak için topluma onun adını anmadan bazı argümanlar, simülasyonlar göstermek gerekiyordu. Sadece CHP tabanını etkilemek yeterli olmazdı, (Gezi’de bu görülmüştü) muhafazakâr kitle ile Erdoğan’ın muhabbetini de seyreltmek gerekiyordu.

Ama 15 Temmuz’da anlaşıldı ki, millet Erdoğan’ın değerini muazzam bir şekilde anlamıştı. Onun ülke liderliğinin Türkiye’nin birlik ve beraberliği için çok önemli bir kilit taşı olduğu zaten idrak etmişti.

Bugün milletin yüzde 79’u, Erdoğan’ın 15 Temmuz’da çok başarılı, milli ve yerli bir liderlik sergilediğini ifade ediyor. Şüphesiz bu, AK Parti tabanının çok ötesinde bir orandır. Erdoğan’ın sadece kendi doğal tabanı değil, 79 milyonun menfaatini, ülke bütünlüğünü çok mükemmelen müdafaa ettiğini CHP, MHP ve HDP’liler de ifade ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbe sürecinde muhalefet partilerinin genel başkanlarıyla yakın çalışması, onları kabul etmesi, davaları geri çekmesi, onların darbenin püskürtülmesindeki pozitif etkilerini sürekli onore etmesi ve yaptığı özeleştiriler toplumda büyük memnuniyet yaratıyor.

Öte yandan, Başbakan Binali Yıldırım bu süreçteki yüksek performansı, cesaret ve sağduyusu, özgüveni ve samimiyeti ile ülkenin başka bir kazanımı oldu. Erdoğan ile senkronize şekilde işine odaklanması büyük takdir topluyor. Siyaset, 15 Temmuz’da halktan aldığı güç ile o kadar iyi bir sınav verdi ki, bu performansın bir geleneğe dönüşmesi, sonra da işbirliği içinde sistemleşmesi Türkiye’nin özlemle beklediği bir devrim olacak.

Bahçeli, her krizde olduğu gibi milli ve yerli duruşunu darbe/işgal sırasında da hiç tereddüt etmeden sergiledi, milletin gönlünde taht kurdu. Böylelikle partisini ele geçirmeye çalışan güruhun da foyası ortaya çıktı, MHP krizi resmen bitti.

Kılıçdaroğlu da övgüyü hak ediyor. CHP, halk nezdindeki olumsuz muhalefet algısını bu fırsatla yıkabilir. Bu, AK Parti’nin her dediğini onaylamak anlamına gelmiyor. Ancak negatif muhalefetten, yapıcı, işbirliğine açık, nezih bir üslup içinde yapılan muhalif katkıya geçebilmek, Kılıçdaroğlu’nun en büyük başarısı olacak.

Bu nedenle bu Pazar günü Yenikapı’da yapılacak muhtemelen final mitinginde bu ruhu korumak, bunu bütün dünyaya göstermek çok önemli. Bu olgun tavır tüm aktörlerin karnesine tarihi bir artı olarak geçecektir.

Bağdat hükümetine bağlı orduların dün gerçekleştirdiği Kerkük operasyonu başarıya ulaştı. Akam saatl

Barzani ayaklar altında!

Haşlanmış yumurtanın suyunu sakın dökmeyin!

Kıdem tazminatına zam getirildi

Araç sahipleri dikkat! Artık muayeneden geçemeyecek...