İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,9485
  • 4,6296
  • 162,25
  • 104.559

CHP’nin başarısızlığı kasti mi?

Herhalde beşeri anlamda mucize sayılabilecek durum, bir grup insanın belirli bir konuda uzlaşarak aynı amaç için harekete geçmesidir. Aslında bu durum, o amacın elde edilmesinden de daha önemlidir. Çünkü meselenin zor kısmı, pek çok etki altındaki, değişik güdülere ve amaçlara sahip, farklı görüşlerden gelen insanların böyle bir mutabakata varmasıdır.

Bireylerin ve grupların çatışan menfaatleri ve uzlaşma zorunluluğu demokrasinin temel meselesi olmuştur. Çünkü bireysel küçük hedefler için de, daha büyük toplulukların işbirliği yapması gereken makro konularda da, insan tek başına bir şey elde edemez. Etse de bunun tatminkar bir anlam sunmayacağı ortadadır.

Siyaset işte, böyle amaçların üretilmesi ve gerçekleştirilmesinde insan uygarlığının bulduğu en etkili formüllerden birisidir…

Siyaset, büyük amaçlar ve kısıtlı imkanların buluşmasını sağlayan rasyonel bir insan eylemi.

Siyasi partiler bu açıdan çok değerli kurumlardır. Bireyler, siyasi partilerin programları içinde kendisini görerek veya doğrudan onların üyeleri olmak suretiyle işlevselleşirler. Sadece bir amacın gerçekleşmesi değil, görüşlerinin güçlü bir biçimde temsil edildiğini görmek insanları psikolojik olarak rahatlatır ve memnun eder. Böyle bir durumda, siyaset sadece niceliksel ilerlemelerin değil, toplumdaki niteliklerin de artmasına yardımcı olur.

CHP’ye oy veren toplumsal kesimde göze çarpan depresyon, ümitsizlik, irrasyonaliteye eğilim ve hırçınlık, temelde siyasetin bu işlevini yerine getirmiyor olmasıyla da ilgilidir. Tek neden bu olmasa da, bu etkenin dikkate alınmasında fayda var.

2001 yılı itibarıyla, tahsil edilen her 100 liralık verginin 86 lirası borç faizine giderken, bugün 16 liranın gidiyor oluşu, yine kişi başına düşen milli gelirin 3.500 dolardan 11 bin dolara yükselmesi, tabii ki sadece AK Parti seçmenlerinin değil, tüm halkın bundan olumlu etkilendiğini gösterir. Yani 15 yılda Türkiye’nin olumlu değişimleri 80 milyon için eşit derecede anlamlıyken, bir kısım insanın olumsuz duygular içinde olması, çözülmesi gereken bir sorundur.

Burada tabii ki tek ölçüt eşit dağılan ekonomik göstergelerdeki iyileşme değildir. İnsanlar birçok sebeple iktidardan hoşlanmama hakkına sahiptir. Yukarıda yapıldığı gibi, belirli alanlarda iyi göstergeleri sıralayarak toplumun tamamının bununla kifayet etmesini beklemek doğru olmaz. Demokratik de değildir.

Ancak, tüm bu açıklamalar, CHP seçmenlerindeki şu anki depresif durumu açıklamıyor. Türkiye son 15 yılda ciddi bir değişim geçirirken ve bu AK Parti üzerinden yaşanırken, CHP’ye eğilimli seçmenler, neredeyse hiç temsil edilmiyor.

Dolayısıyla AK Parti’nin Türkiye’yi iyi yönetmediğini düşünenler için yakın veya orta vadede bir alternatif bulunmuyor. Bu durum hem depresyon ve ümitsizliği tetiklerken, siyaset dışı yöntemlerin itibar kazanmasını sağlıyor.

CHP’deki kritik savrulmaların tabanda itiraz bulmamasının nedenlerinden birisi de bu olabilir mi acaba?

NATO'daki skandal üzerine ilk defa milli bir tavır gösterebilecekleri ümidine kapılmıştık

Alçaklık karşısında CHP’nin NATO çarkına Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan tepki

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Türkiye'de hangi şehir hangi takımı tutuyor?

Survivor 2018 yarışmacıları Instagram'dan meydan okuyor