İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,8449
  • 4,5157
  • 153,77
  • 153,7776

ABD, Erdoğan’ın mesajını aldı mı?

Suriye ve Irak üzerinden bir okuma denemesi yapıldığında ABD-PKK ilişkisinin, “müttefiklik” düzeyinde yürüdüğü görülebilir. Bu okuma Türkiye üzerinden yapılınca resim bu kadar net değil. Resimdeki bu bulanıklık ve belirsizlik hali, ABD’nin PKK’ya açıktan destek veren bir ülke gibi görünmek istememesinden kaynaklanıyor. Fakat kendi terör örgütleri listesindeki PKK ile el altından kurduğu ilişkiyi saklama gereği de duymuyor. Türkiye’yi adım adım ABD-PKK ilişkisine alıştırmaya çalışıyorlar.

Buradaki yazılarımızda PKK’nın asıl patronunun ABD olduğuna daha önce de dikkat çekmiştik. ABD’nin PKK üzerindeki etki ve gücü Esed rejiminden, İran’dan ve Rusya’dan daha fazladır. Çünkü Kürt kartını yaratan, kullanan ve Ortadoğu haritasını yeniden çizmek isteyen ABD’dir. Kart kimin elindeyse taşeron da ona bağlıdır. Ortadoğu’yu yeniden dizayn eden gücün başını ABD çekiyor; Rusya değil. Rusya ve İran sadece nüfuz alanlarını korumanın derdindeler.

Amerikan çıkarlarını göz ardı ederek PKK’yı anlamaya kalkmanın hiçbir anlamı yoktur. PKK’nın ne yapmak istediğini anlamak için ABD’ye bakılmalı, Kandil’e değil.

ABD-PKK ilişkilerini masaya yatırmamızın sebebi Büyükelçi John Bass’in, dün “arma krizi” ile ilgili açıklamasında, örgüte silahları bırakarak Irak ve Suriye’ye çekilme çağrısı yapmasıdır. ABD, PKK’dan Türkiye sınırları dışına çıkmasını istiyor. Bu çağrı, ABD’nin Türkiye’ye şirin görünmek istemesinden kaynaklanmıyor. ABD’nin bu ağız değişikliği Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir süredir, “kendi göbeğimizi kendimiz keseriz” uyarılarının adrese kısmen de olsa ulaştığını göstermekte. Türkiye’nin Suriye ve PYD politikası, içeride ise PKK’yı bitirmeye dönük yürütülen kararlı operasyonlar, ABD’nin Suriye’yi istediği gibi dizayn etmesine engel teşkil ediyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Diyarbakır ziyareti sırasında, uçakta kendisiyle konuşmamız esnasında ABD planını, Türkiye sınırı boyunca bir bant şeklinde uzanan Kuzey Irak ve Suriye’nin kuzeyini içine alan bir bölgede, Kürt devleti kurma hazırlığı olarak değerlendirdiğini ifade etti. Görünmektedir ki hâlâ ve ısrarla devam eden Türkiye’nin Suriye politikasına yönelik eleştirilerin ardında aslında ABD’nin beklentileri yatıyor; Türkiye’den istenen Suriye ve Irak’ta kurulması düşünülen PYD/PKK devletine göz yumması.

Erdoğan’ın, “kendi göbeğimizi kendimiz keseriz” uyarısının muhatabı kuşkusuz PYD’yi kullanan ABD’dir. PKK, 21 Temmuz’da başlattığı terör dalgasından sonuç alamayıp ağır yenilgiye uğrayınca ABD’nin Suriye’deki planları aksadı. Türkiye’nin rızası olmadan yanı başında bir Kürt devleti kurulması mümkün görünmüyor. ABD’de de bunun farkında. Bu yüzden PKK üzerinden, terörle Türkiye dize getirilmeye çalışıldı. Fakat PKK ağır bir yenilgiye uğrayınca ve Türkiye PYD’nin Azez ve Cerablus hattına girmesini engelleyince ABD, planlarını yeniden revize etme ihtiyacı duydu.

ABD, bugün de örgütle yeniden müzakerelere dönülmesini tavsiye ediyor. Öncekilerden farklı olarak ABD, PKK’ya silah bırakma; Irak ve Suriye’ye çekilme şartını getiriyor. Aslında terör kartıyla elde edemediği sonuca, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni PKK ile müzakerelere zorlayarak, dolaylı yoldan ulaşmayı hedefliyor. Eğer devlet PKK ile müzakerelere oturursa bunun doğal sonucu, Suriye’deki Türkiye’yi hedefleyen gelişmelere müdahalede bulunamamak olacaktır. Suriye ve Irak'ta, ABD’nin başını çektiği koalisyon güçlerinin faaliyetleri bizim sınırlarımız dışında yaşanıyor görünse de aslında doğrudan Türkiye ile ilgilidir. Bugün sadece Suriye ve Irak değil, aslında Ortadoğu ve Türkiye’nin yakın geleceği şekillendiriliyor.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu planın farkında. Tedbirlerini ona göre alıyor. Erdoğan, kendi göbeğimizi kesmekten bahsederken, işte bu tedbirleri işaret etmekte.

Emniyetten anlamlı klip!

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Günde 25 TL'ye otomobil!

Putin'in yardımcısı Kojin: S-400 füzeleri için Türkiye'ye kısmi finansman sağlanacak