İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,9239
  • 4,6549
  • 162,99
  • 105.026

İstanbul ‘Sahne’sine kavuştu

Eğlence dünyasında son yıllarda trendleri hep 90’lı yılların gelenekleri belirliyor. Gece kulüplerinde Türkçe şarkı modası bile 90’lı yıllarda üretilen melodilerle dönüyor. Bu yılların en büyük eğlencesi olan canlı performanslarda geçtiğimiz ay Sahne’nin açılmasıyla başladı.

CANLI MÜZİK GELENEĞİ DÖNÜYOR

Serdar Ortaç, Kenan Doğulu ve Hande Yener gibi isimlerin sürüklediği canlı müzik eğlencesi kötü işletmeler ve bu sanatçıların yerini dolduracak isimlerin çıkmaması nedeniyle gün geçtikçe kan kaybetmiş daha sonra ise yok olmuştu. İyi sanatçılara hak ettiği konforu sunamayan kötü işletmeler sıradan şarkıcılara kalınca bu gelenek bir daha geri gelmeyecek gözüyle bakılıyordu. Bu geleneği tekrardan İstanbul eğlence hayatına kazandıran firma ise BVS Group.

SERDAR ORTAÇ VE HANDE YENER SAHNE ALACAK

6 yıl önce Günay’ı devralarak sadece konser yapan assolistleri tekrardan sosyeteyle buluşturdu. Ebru Gündeş, Sibel Can gibi isimlerin sahne yapacağı gün belli olur olmaz rezervasyonlar dolmaya başladı. Bu durum BVS Group’un patronlarından Vahit Yıldız’ı canlı müziği diriltme konusunda hamle yapmaya cesaretlendirdi. Eski Keops’un olduğu mekânı 650 kişinin rahatça eğlenebileceği bir yer haline getirdi. Ölü olan canlı müziği diriltmek için güzel bir mekân en son unsur. En önemli dekor olan ‘insan’ faktörü için ise sahnede önemli bir ismi çıkarmak şarttı. Geçmişin başarılı isimleri Serdar Ortaç ve Hande Yener hem kariyer planları hem de kötü işletmelerle geçmişte yaşadıkları problemler nedeniyle istikrarlı bir şekilde mekânlarda sahneye çıkmayı tercih etmiyorlardı. Vahit Yıldız ve ekibinin Günay’da sanatçıları yücelten sistemini bildikleri için hiç düşünmeden ‘Sahne’de olmaya karar verdiler. Her cuma gecesi Serdar Ortaç, her cumartesi ise Hande Yener sezon boyunca sevenleriyle ‘Sahne’de buluşacak...

Sıra dışı dönerci

Çok zengin bir mutfağa sahip olsakta yurtdışında en çok pazarlanan yemeğimiz ‘dönerdir’. Avrupa’nın muhtelif şehirlerinde mutlaka ‘Turkish Doner’ yazılı bir mekâna rastlarsınız. Döner dünyada sevilip, tercih edilsede düzgün bir konsepte oturtulamamıştı. İlk kez bu konuda ümitlenebileceğim bir döner markasıyla tanıştım. Bu markanın ismi Kasap Döner. 57 yıldır et ürünleriyle uğraşan Sarıtaş Ailesi’nin 3. kuşak temsilcilerinin kurduğu bir marka. 10 şubesi olan Kasap Döner kısa sürede kurumsallaşmayı başarmış.

Sunumu farklı

Her şubesinde aynı detaylara hakim olan marka lezzet ve personel konusunda da ana merkezden titizlikle kontrol ediliyor. Bahsettiğim başarılı konsepte gelince ise; ilk kez dönerin hak ettiği bir şekilde servis edildiğine şahit oldum. Marka, steak servislerinde kullanılan ahşap tahtalarda döneri müşterilerine sunuyor. Bu servis tahtalarıyla döner, hak ettiği özende sunumu kazanmış. Dönerin lezzetini artıran bir diğer unsur ise yanındaki dürümün mekânın içerisinde bulunan tandırda yapılması. Porsiyonların gramla belirlendiği Kasap Döner’lerde her masaya iPad konulmuş. Mekânların tümünde rock müziğin tercih edilmesi bir başka ilginç detay. Böyle konseptleri gördükçe dönerin uluslararası fast-food markalarıyla yarışması fikrine ‘neden olmasın’ diyor insan!

Kısa tatil alternatifi

İstanbul’un yoğun şehir hayatından günü birlik uzaklaşmak için yakın mesafedeki tatil alternatifleri hızla artıyor. Bunlardan en son duyduğum ise Terkos’ta bulunan Gizli Bahçe Restaurant & Butik Otel. Karadeniz kıyılarında bulunan, şehir merkezine araçla 45 dakika mesafedeki bu tesisi henüz test etme fırsatı bulamadım. Günü birlik kaçamak yapmak isteyenler için farklı bir alternatif…

Davetlerin ‘dresscode’ sorunu

Son yıllarda İstanbul; Paris, Londra, New York kadar sosyal bir şehir oldu. Her gün açılış, davet, sergi ve galalar var. Bu kadar eventin olduğu bu şehirde ise hâlâ davetli kültürü yerleşmedi. Eğlenmeye takım elbiseyle gidenler kırmızı halılı davetlere evden çıkar gibi geliyorlar. Dünyada olan ‘dresscode’ kuralı bizde uygulanmıyor. Bunu uygulamayanların başında ise sanatçılarımız geliyor. Her yıl Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de bu özensizliği görüyoruz. Geçtiğimiz günlerde İstanbul’un en elit restoranlarından biri olan Cipriani’nin daveti vardı. Cipriani, son derece şık ve önemli insanlarının buluştuğu bir açılışla sezona ‘Merhaba’ dedi. İstanbul kriterlerine göre davetliler oldukça şık bir şekilde davete katılırken, jean üzerine saldığı kolları kıvrılmış gömleğiyle Murat Dalkılıç dikkatimi çekti. Kliplerinde senaryo gereği tüm kızların âşık olduğu Dalkılıç, gerçek hayatta bu görüntüsüyle çoğu davetli tarafından eleştirildi. Star fakiri olan müzik dünyamızdaki nadir ışığı olan isimlerden biri olan sanatçının bile lüks İtalyan restoran açılışına nasıl geleceğini bilmemesi büyük sorun.

Linet’ten son…

Çapamarka ekibinin eğlence dünyasına kazandırdığı başarılı markası Cahide Cümbüş, sezona Linet’in galasıyla girmişti. Yoğun istek üzerine sanatçı ikinci ve son kez Cahide sahnesine çıkacak. 12 Kasım Salı günü sahneye çıkacak olan Linet yeni albümündeki şarkıların yanı sıra popüler şarkılarını da izleyenler için söyleyecek…

Meteoroloji uyardı kar ve yağış etkisini artıracak

Meteoroloji uyardı kar ve yağış etkisini artıracak

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Büyük indirimlerin olduğu Kara Cuma bu gece yarısı başlıyor

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları