İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,9244
  • 4,6512
  • 162,89
  • 105.026

'AYM taraflı, gönderemeyiz'

Bakanların Yüce Divan’a gönderilip gönderilmemesi konusunda Ak Parti içinde süren tartışmanın gittikçe yaygınlaştığı ve derinleştiği anlaşılıyor. Komisyondaki oylamanın 5 Ocak’a ertelenmesi de muhtemelen bu tartışmanın henüz parti içinde sonuçlanmamış, ağırlıklı görüşün tam olarak olarak çıkmamış oluşundan kaynaklanıyor.

Bakanların Yüce Divan’a gönderilmesine karşı çıkan kanatta oylama yaklaştıkça en fazla dile getirilen argüman, Anayasa Mahkemesi’nin son dönemde bazı kararlarıyla ortaya koyduğu siyasi tutumu yüzünden,bu mahkemeye güvenilemeyeceği iddiası. “Ne yani, biz bakanlarımızı kendi elimizle hükümet cemaat kavgasında açıkça cemaatin yanında yer almış bir mahkemenin önüne mi atacağız” diyorlar.
Oysa biz, komisyon için oylama yapılırken, hiçbir Ak Partiliden böyle bir itiraz duymadık. Şimdi “Bu darbeci bir yapıysa, ortaya koyduğu iddialar da tümüyle gayrı meşrudur; dikkate alınmamalı, bu zemin toptan reddedilmeli, bu alanda bir savunuya girişilmemelidir” diyenler o zaman ortaya çıkıp da “Siz ne yapıyorsunuz, Soruşturma Komisyonu’na evet oyu vermek, Cemaatin tanzim ettiği zeminde oynamayı kabul etmek, gayrı meşru bir yapının iddialarını meşrulaştırmak olur” demedi.
Dolayısıyla, Komisyonun kurulmasına oy verdikten, bunca ay bu çalışmalara katıldıktan sonra oylama yaklaştığında “Anayasa Mahkemesi’ne yollayamayız, çünkü tarafsız değil” demenin hiçbir ikna ediciliği olamaz.
Demezler mi insana:
Eğer Anayasa Mahkemesi’ne yollamayacaktınız da o zaman neden Soruşturma Komisyonu’na evet oyu verdiniz? O komisyondan “yargılansın” kararı çıkarsa Anayasa Mahkemesi’ne gideceğini bilmiyor muydunuz!
Kaldı ki, Türkiye’de Anayasa Mahkemesi tarihi boyunca hiçbir zaman tarafsız olmadı ama şimdiye kadar hiçbir vatandaşın da, “Bu mahkeme tarafsız değil, o yüzden ben Anayasa yargısını kabul etmiyorum” deme şansı olmadı. Mesela, Kürt partileri hakkında seri kapatma kararları alan da Anayasa Mahkemesi’ydi ve o partilerin yöneticileri, Yüce Divan karşısında savunma yaparken karşılarındaki mahkemenin devletin resmi Kürt politikasının en kararlı savunucusu olduğunu, dolayısıyla hiçbir şanslarının olmadığını biliyorlardı. Ama “Bu mahkeme siyaseten taraftır, biz bu yargılamayı kabul etmiyoruz” diyemediler.
Sadece Anayasa Mahkemesi mi?
Şu anda Cematin neredeyse tamamen kontrolünde olduğu söylenen Yargıtay’da yargılananlar ne olacak? Ak Parti’ye yakınlığıyla bilinen bir iş adamı yolsuzluktan yargılanıyorsa “bu mahkeme Cemaatin elinde ve beni siyasi hasım olarak görüyor” deyip Yargıtay’a gitmeyi ret mi edecek?
Bu mantığın sonu, yüksek yargı içindeki paralel yapının kökü kazınana kadar; kimbilir belki beş, belki on sene yargının tatil edilmesine kadar gider, ama biz götürmeyelim. Sadece şunu söyleyip kapatalım bu absürd tartışmayı:
Yargının taraf olma ihtimali herkes için bir tehdittir. Ama bir iktidar partisinin bu gerekçeyle, vatandaşlar o taraflı yargıda mağdur olurken sadece kendi adamlarını kurtarmaya kalkması hiçbir şekilde meşru görülmeyeceği gibi kendi meşruiyetine de gölge düşürür. Peki ne yapar Yüce Divan’da adil bir şekilde yargılanmadığını düşünen bakanlar? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne gider.
Tıpkı herkesin yaptığı gibi…

Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr. Veysel Eroğlu, havaların soğumaya devam edeceğini aktararak, öze

Bakan Eroğlu'ndan kritik hava durumu açıklaması

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Su damlası devreye giriyor

Günün en çok paylaşılan fotoğrafları