İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,9611
  • 4,6487
  • 163,00
  • 103.912

Kim kimin kucağında?

Anlamak o kadar zor ki, çünkü onların içinde bulunduğu şartlar ve yaşadıkları çok farklı. Kameraların karşısında “Bu üçüncü denememiz” diyor:

-Birincisinde karım öldü.
Devam ediyor:
-İkincisinde çocuğumu kaybettim. Üçüncüsünde de yanımdaki çocuğumla birlikte Avrupa’ya geçmeyi başardım.
İşte Avrupa’nın göremediği bu! Adam, iki kayıp vermiş, hayattaki en değerli varlıklarını yitirmiş. Buna rağmen yılmamış. Nasıl durduracaklar bu insanları? Yanlarında Türkiye olmadan ne şekilde frenleyecekler?
Öyle büyük hatalar yaptılar, o kadar geç kaldılar ki… Avrupa şimdi çaresiz!
* * *
Nedir Avrupa Birliği’nin temel değerleri:
“Demokrasi, özgürlük ve insan hakları.”
Gerçi ne kadar samimiler, o tartışılır. Ancak, kâğıt üzerinde bu değerleri savunuyor görünüyorlar. Bu değerleri korumak için bir araya geldiklerini söylüyorlar.
Kapısına dayanan o insanlar da aynı özlemlerin peşinde koşuyorlar. “Biz insanız, yaşamak istiyoruz” diyorlar:
-Ölümden kaçtık, sana geldik.
Demokratik bir toplumda, özgür bir hayat sürmek istediklerini ortaya koyuyorlar:
-Çocuklarımızı zulüm ve ölüm tehlikesi altında değil, refah içinde yaşatmak istiyoruz. Onlara iyi bir gelecek sağlamak için sana geliyoruz.
Bu taleplere “hayır” denilebilir mi? AB o kadar zorda ki, yukarı tükürse bıyık, aşağı tükürse sakal! O yüzden de kıvırıp duruyor.
* * *
Almanya Başbakanı Merkel ve AB Dönem Başkanı Hollanda gibi ülkeler durumun farkında. Çare arıyor, koşturup duruyorlar.
Ancak, İtalya ve Macaristan gibi ülkeler, olan biteni çok fazla algılayabilmiş değil. İtalya Başbakanı Renzi, Türkiye’nin teklifini kabul etmek için bazı dayatmalarda bulunuyor. Yani, ipe un seriyor. Macaristan Başbakanı Urban ise, “Bu anlaşmaya onay verirsem, beni direğe assınlar” diyor. Oysa Türkiye ile birlikte hareket etmezse daha büyük sıkıntıyla karşılaşacak, farkında değil. Çünkü Macaristan mülteciler konusunda en kritik ülke, geçiş yolu.
Türkiye, “Madem öyle, işte böyle” derse… “Ben yeteri kadar sıkıntı çektim” deyip, ipin ucunu bırakırsa… Mültecilerin Avrupa yolunu açarsa… Ne yapacaklar?
Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçtiğimiz günlerde bunu açıkça söyledi. “Biz de kapıları açarız, haydi hayırlı yolculuklar deriz” dedi.
Sahi, o zaman ne yapacaklar?
Çaresiz onları alacaklar, almak zorundalar. Daha dün kapılarımız açıkken bile bize “Türkiye, Suriye’ye açık kapı politikası uygulamalı” çağrısını yapan Birleşmiş Milletler değil miydi?
Yoksa söylediklerinin tamamını unutacak ve uluslararası hukuku hiçe sayıp, bu insanları kurşunlayacaklar mı? Ya da tamamını sürüp denize mi dökecekler?
Biz sıkıntı içindeyiz, evet; ancak onlar da oldukça zor durumdalar.
* * *
Brüksel’de yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadı. Ancak, bizim herhangi bir kaybımız yok. Olduğumuz yerdeyiz.
Asıl tehlike çanları Avrupalılar için çalıyor. “Bakın bu PYD bölgede etnik temizlik yapıyor. Arapları ve Türkmenleri yerlerinden yurtlarından sürüyor” dedik, dinlemediler. Tersine, PYD’ye silah ve mühimmat desteği verdiler.
“Bastırın, orada güvenlikli ve uçuşa yasak bir bölge oluşsun, insanlar yerlerinde kalsın” diye diye dilimizde tüy bitti. Bunların bir kulağından girdi, öbüründen çıktı.
Tepkisiz, duyarsız ve pısırık tavırlar, olayı bu noktaya getirdi. Şimdi topun ağzında kendileri var. Gelinen noktada, değil 6 milyar, 50 milyar bile verseler, Türkiye olmadan sorunun çözülemeyeceği bir noktaya geldiler. Artık bu olayda parayı veren düdüğü çalamıyor!
Kendi elleriyle riske ortak oldular!
Gün geçtikçe, düşündükçe anlıyorlar neler olduğunu. Şimdi 17 Mart’a kadar süreleri var. Biraz daha düşünecekler, muhtemelen durumu daha iyi algılayacaklar. O süre içinde AB’nin dinamosu olan Almanya ağırlığını koyacak. Macaristan ve İtalya Başbakanı ikna edilecek. Türkiye’nin taleplerinin büyük bölümü karşılanacak ve bir anlaşma sağlanacak.
Olmazsa?
Türkiye’nin kaybedeceği bir şey yok. Bizim açımızdan hiç dert değil. Avrupa görür olmazsa neler olacağını!

İranlı General, depremzedelere yardım toplamak için telefonla talimatlar verdiği sırada dikkat çeken

Arama yapmadan telefonla konuşan İran'lı general

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Putin ile Esed Kremlin'de görüştü

Çöp kutusuna dönüşen arabalar