• $ 5,7835
  • € 6,3962
  • 271.932
  • 108869
Haber hattı
0530 708 54 54
Haber hattı
0530 708 54 54

Geçmedi tehlike, bitmedi

Yıldönümünde 15 Temmuz’u hatırladık bir defa daha. Şehitlerimizi rahmet, gazilerimizi şükranla andık. “Ne, neden, niçin?” gibi sorulara cevap aradık. Televizyon programlarında birbirimize hep aynı soruyu sorduk:

-Geçti mi tehlike?

Hayır, geçmedi, bitmedi.

Şimdi sakın yanlış anlaşılmasın. 15 Temmuz’da gerçekleşen alçak darbe girişimi ile mücadelede zafiyetler olduğunu söylemiyorum. O konuda gerekenler yapılıyor zaten. “Tehlike geçmedi” derken, başka bir noktaya dikkati çekmek istiyorum…

Çünkü, teşhis zafiyetimiz var bizim! Sanıyoruz ki FETÖ’nün kökü kazınınca her şey güllük gülistanlık olacak. Hele bir de Fetullah Gülen denilen adam iade edilirse, hiçbir sıkıntımız kalmayacak.

Ama öyle değil işte.

Bir yandan 15 Temmuz’un Çanakkale ve Milli Mücadele’nin devamı olduğunu söylüyoruz. Diğer taraftan mücadeleyi kişi ve örgütlere indirgeyip basit ve sıradan bir hale getiriyoruz. Oysa mesele o kadar basit değil. Biz bu topraklarda bulunduğumuz ve var olduğumuz müddetçe tehditler de mücadele de bitmeyecek.

***

Konuyu biraz daha açmak için “Gülen denen adamın çevresinde oluşturulup geliştirilen FETÖ nedir?” sorusunun cevabını ortaya koymak lazım:

1) Bu topraklarda ortaya çıkmıştır, ama milli değildir.

2) İlk günden bu yana bu ülkeye değil, başkalarına hizmet etmiştir.

3) 15 Temmuz Darbe Girişimini dış destekle gerçekleştirmiştir.

4) 15 Temmuz, milleti esir alma ve ülkeyi ele geçirme girişimidir.

5) Bu yapı, halen geçmişte kendilerine destek veren, yönlendiren ve koruyan güçlerin himayesindedir.

Kısacası, başkalarının kontrol ve denetiminde olan taşeron bir yapıdan bahsediyoruz. FETÖ’nün de PKK veya YPG denilen örgütlenmelerden herhangi bir farkı yoktur. Tamamının ipleri başkalarının elindedir. Hepsi, bizi sıkıntıya sokmak, frenlemek, gerektiğinde de öldürücü darbeyi vurmak için ortaya çıkarılan yapılanmalardır.

Önce kalın çizgilerle bu gerçeğin altını çizmek lazım!

***

Emperyalizmin mücadele metotları değişti artık. Dün, Çanakkale’de topuyla, tüfeğiyle karşımıza çıkan zihniyet, günümüzde farklı şekillerde boy gösteriyor.

Algı operasyonlarıyla iç dinamikler yönlendirilmeye çalışılıyor, terör örgütleri aracılığı “vekâlet savaşları” yürütülüyor!

FETÖ de bu kirli ve örtülü savaşın bir aracı, silahıdır sadece! Yok eder, kökünü kazırsınız, ama bir yenisi ortaya çıkar. PKK’nın belini kırarsınız, YPG ya da bir başka isimle karşınıza dikilir. Geçmişte bu topraklarda çıkarılan sağ-sol çatışması, Alevi-Sünni ayrıştırması, laik-antilaik kışkırtmalarına da aynı gözle bakabiliriz.

Çok açıktır ki, hedef Türkiye’dir!

Dümen sularına girer, biat ederseniz saldırılar kesilir. Milli ve bağımsız politikalar uygularsanız, artarak devam eder. Hatta 15 Temmuz’da yaşadığımız gibi darbe girişimine kadar gider. Osmanlı döneminde de Cumhuriyet Tarihinde de gördük, yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz bunları.

İşte o yüzden sadece FETÖ’ye indirgersek meseleyi, büyük bir yanılgı içine gireriz! Mesele, bu topraklarda dik ve onurlu yaşama, ayakta kalma, bağımsız ve güçlü olma mücadelesidir!

FETÖ sadece kullanılan bir maşadır!

Emin Pazarcı Diğer Yazıları

Nefret söylemi!

05.07.2019

<p>Hayvan Mezarlığı projesini hayata geçiren Belediye Başkan Neşet Tarhan, görevlerinden birinin de

Deniz Manzaralı Hayvan Mezarlığı

Hayranı gibi yaklaştı önce imzasını aldı, sonra canını!