Aksam.com.tr - 27.05.2012, 11:05
Akşam | Yazarlar

Tenzilat

07 Şubat 2012 Salı 02:00

BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye ile ilgili karar tartışılırken El-Cezire Televizyonu müthiş bir yaygara kopardı. Kanala göre Suriye ordusu Humus kentinde bir semti bombalayarak 360 kadar insanı öldürmüştü. Başından beri El-Cezire'nin peşinden giden uluslararası medya kıyameti kopardı. BM Güvenlik Konseyi'nde konuşan ABD ve Batılı ülkelerin temsilcileri El-Cezire'nin bu haberine dayanarak Esad yönetimine yönelik bir an önce müdahale edilmesini savundu. El-Cezire'nin bu haberiyle muhalafete bağlı bazı gruplar Suriye'nin dışarıdaki bazı elçilik ve konsolosluklarına saldırarak buraları ele geçirmek istedi. İslamcı El-Nahda'nin lideri Raşid Gannuşi'nin damadı olan Tunus Dışişleri Bakanı, Suriye elçiliğinin kapatılmasını istedi. Anlayacağınız El-Cezire'nin haberiyle yaratılan psikolojik ortam, BM Güvenlik Konseyi'nde işe yaramadı ama Türkiye dahil birçok yerde Suriye karşıtı tepkiler çok keskinleşti. Batı medyası yeniden Türkiye'nin Suriye'ye müdahalesinden söz etmeye başladı. Dışişleri Bakanı Davutoğlu da ''Katliamlar devam ederse tüm Suriyelileri ülkemizde kucaklamaya hazırız'' dedi. Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın İran, Irak, Lübnan'a mezhep eksenli  eleştirisi ise başka bir konu.
Tüm bunlar El-Cezire'nin bir haberiyle oldu...
Ama bir gün sonra bu haberi veren El-Cezire geri adım atmadı ama İngiliz BBC muhabiri o gün ölenlerin sayısında 'tenzilat' yaptı. Muhabire göre ölenlerin sayısı 50-55  kadar  ama genel olarak ordu ile silahlı gruplar arasındaki çatışmalarda iki tarafın verdiği rakam ve bilgiler doğru değil.
***
Peki El-Cezire'nin ilk haberiyle kıyameti koparanlar, sayının 360'dan 55'e düştüğünde söylemlerini yumuşatacaklar mıdır? Elbette bu olmayacaktır. Çünkü başından beri söylüyorum... Ortada çok büyük bir oyun var ve bu oyunun amacı Türkiye'yi Suriye'deki gelişmelere direkt olarak taraf yapmaktır. Süreç oraya doğru gitmektedir. Böyle bir sürecin Türkiye ve tüm bölge için ne denli tehlikeli olduğunu hep birlikte göreceğiz. Çünkü ABD ve müttefiği Batılı ülkeler bu coğrafyada herkesi birbirine kırdırmak istiyor.
İşte size somut bir kanıt...
Dubai Emniyet Müdürü Dahi Halfan, Arap aleminde oldukça önemli bir kişi... Halfan Mossad'ın önceki yıl Dubai'de bir Hamas yöneticisini öldürdüğü operasyonun tüm detaylarını üç gün sonra ortaya çıkartarak ünlenmişti. Halfan önceki gün Suudi Arabistan El-Riyad gazetesine verdiği demeçte bakın ne diyor:
***
''Amerikalılar bizim coğrafyayla dalga geçiyor ve karıştırmak için her yola başvuruyorlar. Amerikalıların coğrafyamızda birçok adamı var ve bunlar sürekli Amerikalılardan yardım alıyorlar. Amerikalılar bize hep İran'ın tehlikeli olduğunu söyleyip duruyorlar. Ama aynı Amerikalılar Irak'ı işgal ederek İran'ın güçlenmesine yardımcı oldular. Şimdi de Amerikalılar Arap ülkelerindeki Müslüman Kardeşler'e yardım ediyorlar. Oysa Müslüman Kardeşler İran'dan çok daha tehlikelidir''...
***
Özetle bu coğrafyada çok garip işler dönüyor. Başından beri söyleyip duruyorum. Bölge halklarının demokrasi ve özgürlük talebi tümüyle haklıdır. Ama Libya'da olduğu gibi demokrasi NATO işgaliyle gelmez ve gelmeyecektir. Demokrasi ve insan hakları BM'de başarısız kalan NATO'cu ülkelerin umurunda değil ve asla olmayacaktır. Veto kullandığı için Rusya ve Çin'e kızan ABD, şimdiye kadar İsrail konusunda 60'tan fazla veto kullanmış ve Kıbrıs konusunda bile Türkler aleyhinde kararlar çıkartmışlardı. Esad dikatör, halkına zulüm eden ve demokrasi düşmanı olabilir! Peki İsrail'e ne demeli. 9 Türk insanını öldüren İsrail'e sahip çıkan ABD ve müttefiği AB ülkeleri şimdi 'Suriye halkını çok sevdikleri' için kıyameti koparıyor. Peki onlara kim yardım ediyor? Bu coğrafyanın en ilkel ve çağdışı yönetimleri: 24 ayar Müslüman, muhafazakar ve demokrat Katar ve Suudi Arabistan!
 

 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'