İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,9311
  • 4,6141
  • 161,80
  • 103.912
Reklamı Kapat

Galip Ensarioglu: İnkar sistemi değişiyor siz neye 'hayır' diyorsunuz?

Türkiye’de parlamenter sistemden cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişi öngören teklif 16 nisan’da halka sorulacak. Nefesler tutulmuş durumda. Referandumda en çok merak edilende Kürt seçmenin ne yapacağı konusu. Gündelik hayatına dönen Güneydoğu'da halk ne diyor? Pkk eski gücüne sahip mi? Tehditler işe yarayacak mı? Hdp’nin “HAYIR” ı halkta karşılık bulur mu? Bölgeye ilişkin merak edilenleri Ak Parti Diyarbakır milletvekili Galip Ensarioğlu Anlattı. Ensarioğlu’na göre Doğu ve Güneydoğu’da “ EVET” patlaması yaşanacak.

PINAR IŞIK ARDOR

- Referandum oylamasında şüphesiz ki; Kürt seçmenler kilit rol oynuyor. Bölgede bir sessizlik hakim.  Siz nasıl görüyorsunuz atmosferi

“Stratejileri ters tepti”

7 Haziran’da demokrasi, Türkiyelileşme gibi söylemlerle oy istediler milletten. Halkta bundan sonra şiddet olmayacaksa, barış huzur olacaksa HDP’de buna katkı sunacaksa buna bir şans vermek gerekir diye oy verdi. Ama 7 Haziran sonrası gördük ki iradeleri kendi ellerinde değil. 80 milletvekili ile güçlü bir şekilde meclise girdikleri halde hiç bir gerekçe ortada yokken yeniden çatışma sürecine geçtiklerini söylediler. Daha sonraki süreçten  bugüne kadar  bir taktik  değişikliği oldu örgütte. Şiddeti şehir merkezlerine taşıdılar. Orada halkın kendilerine destek vereceğini düşünürek güçlü bir direnç oluşturacaklardı. Sivillerle güvenlik güçleri arasında bir çatışma olduğu,  devletin sivilleri öldürdüğü ve sivillerin de devlete isyan ettiği şeklinde yeni bir strateji geliştirdiler. Ama bu strateji tutmadı ters tepti.

-  Kırılma noktası "hendek siyaseti"yle yaşandı diyorsunuz. Bölgede psikolojik üstünlük devlet tarafına geçti görüşüne katılırsınız sanırım

“HDP’YE ÇOK KIZGINLAR”

Psikolojik üstünlük devlette tabiki. Milletin yaşamını zehir ettiler. Buna da halk tepki gösterdi.  HDP, PKK’ya  “durun ben varım ben bunun için oy aldım.Bir sorun ben çözerim” demek yerine halkı reddetti. Örgüt bu şiddeti meşrulaştırma çabasına girdiği için hem örgüte hem de kendilerine sahip çıkmadığı için HDP’ye çok ciddi kızgınlık var.

-Hdp’nin “Hayır” demesini nasıl okuyorsunuz? Leyla Zana’nın 2015 yılında başkanlık açıklaması sosyal medyada dolaşıma girdi. Zana Başkanlık sistemi isterken Selahattin Demirtaş “seni Başkan yaptırmayacağız” demişti.  Hdp’nin içerisinde başkanlık ikilemi var mı sizce?

“BU ÇOK BÜYÜK ÇELİŞKİ”

HDP çıkıp hayır diyor da  millet ne diyor? Bir taraftan çıkıp diyeceksiniz ki bu sistem Kürtlere zulmetti, hak tanımadı yok saydı asimilasyon ve inkar politikası güttü. Ben bu sisteme karşı mücadele ediyorum diyorsunuz. Otuz yıldır bu sistemi yıkmak için silahlı mücadele ile  uğraşıyorsunuz. Ama şimdi sistem değişikliğine “hayır” diyorsunuz yani bu sistem  devam etsin diyorsunuz çok büyük çelişkidir ve bunu anlamakta millet zorluk çekiyor. Selahattin ise  Kürt mahallesinde  top koşturduğu halde zihni ve beyni hep Türk solundaydı. Gösterdiği reflekslerde Kürt refleksi değil Türk solunun refleksidir. O yüzden bu çelişki bugün farklı bir şekilde kendini ortaya koydu. Şimdi CHP’nin  “hayır” demesini anlarsınız. Çünkü bu vesayet sistemini kuran ve kurgulayan CHP mantığıdır. Bu seçkin elitist ve seçkinci tavır, halkı hep biz yönetiriz diyerek bu vesayet sistemini geliştirdiler ve yönelttiler.Onlar toplum mühendisidirler onlar halka inanmazlar ama HDP’nin yeni sistemine karşı çıkması  Kürtleri tatmin etmiyor

- Türkiye’de Kürt sorunu var mıdır? Varsa yeni sistem bu sorunu nasıl çözecek?

“Kürtlerin iki talebi kaldı”

 Güçlü yönetim sistemi içinde  kronik sorunların çözülebilme olasılığı daha mümkün. Ben de Kürt sorunun ne olduğunu bilen insanlardan biriyim. yıllarca bunu mücadelesini verdim. Sorun diye tabir ettiğimiz meselelerin neredeyse yüzde 95’i bitti. Dil ve kimlik sorunu, red ve inkar sorunu çözülmüştür. Sadece iki talep kaldı. Ana dilde eğitim ve vatandaşlık tanımı . Demokratik özerklik, federasyon Kürtlerin genel talepleri değildir. Bunlar herhangi bir grubun ve siyasi anlayışın ideolojik talepleridir.

- CHP “Üniter devlet tehlikede mi?” sorusuna, “Evet” tehlikede diyor. Karşı teziniz nedir?

Bu sadece referanduma destek veren milliyetçi oyları kandırmak için söylenmiş bir ifadedir. Yani üniter devletle alakalı anayasada hiçbir değişiklik yok. Mevcut parlamenter sistem içinde de siz üniter devleti bozabilirsiniz. Yani üniter değil federal yapabilirsiniz. Her zaman o risk vardır ama bu Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi geldi diye değişmez. Böyle bir değişiklik bizim gündemimizde de yok.

-Referanduma kısa bir süre kala HDP Boykot kararı alabilir mi?

Ben boykotun da örtülü bir “hayır” olduğu kanaatindeyim. Gerçekten  getirdiğimiz yeni sistemi  destekliyorsanız “evet” vereceksiniz. Ya da çıkıp “hayır” diyecekseniz gerekçelerinizi ortaya koyarak halkı tatmin ederseniz  sorun yok. Neticede buna karar verecek olan halkın kendisidir. Boykot kararı beklemiyorum

-PKK terör örgütünün  referandumla ilgili bir tehdidi olabilir mi bölge halkına

Her gün KCK yürütme konseyinin üyeleri açıklama yapıyorlar. Onların yaptığı her açıklama tehdittir. ama o tehdit bugün artık sökmüyor. Bilinçaltında o korku var ama e eskisi kadar etkili değil.

-AK Parti’nin  MHP ile yol alması  Kürt seçmeni nasıl etkiliyor?

“MHP’nin desteğini seve seve kabul ettik”

Referandumda hiçbir şekilde Kürt seçmeni, AK Parti ile  MHP’nin  ittifakından  etkilenmez. 91 yılında Refah partisi ile MHP’nin ittifakından dolayı Refah Partisi bölgede yerle bir oldu. O bir seçim ittifakıydı ama  bu seçim ittifakı değil. Biz bu sistemle Türkiye ileri yürümez diyoruz. Bu vesayet sistemini ortadan kaldırmak, halkın iradesini iktidar kılmak  lazım diyoruz. Bizim bu söylememize MHP destek vermişse biz bunu seve seve alırız. Yani HDP destek verdi de biz yok mu dedik. Onun için Kürtlerin buna tepki göstermesi mümkün değil. Biz  fikir birliği yapmıyoruz. Bugün MHP ile ittifak etmemiz bu konuda bir suçsa  bu suçun günahı da HDP’nindir

- Başbakan Binali Yıldırım’ın bozkurt işareti yapmasının ardından eleştiri geldi mi? Yoksa olağan karşılandı diyebilir misiniz?

Türkiye birçok şeyi aşıyor artık .  Başbakanımız olduğu gibi görünen bir insandır. Espriyi seven esprili tavırları olan biridir. Bu anlamda da başbakanın bu işareti bizim Mhp’lileştiğimiz anlamına gelmez. Rabia işareti yapmasıda Mhp’nin  AK Parti çizgisine geldiğini göstermez. Burada birileri bozkurt işareti üzerinden Kürt seçmeni etkilemeye birileri de Barzani’nin gelişi ile açılan Kürdistan bayrağı üzerinden milliyetçi seçmeni etkilemeye yönelik hassasiyet yaratmaya çalışsa da bu hassasiyetler seçim sonuçlarını etkilemez.

-  Barzani’nın gelişi ve etkileri biraz daha açalım mı? Muhafazakar Kürt seçmeni etkilemek için yapıldı dedi muhalefet

Bunlara hiç ihtiyacımız olmadı. AK Parti bu tür kurnazlıkları kullanan bir parti değil. Her şey normal doğası içinde gelişen şeylerdir. Yani orada Türkiye ziyareti vardı ve Mesut Barzani Kürdistan Bölgesel yönetiminin başkanıdır ve bayrağı vardır. Kendi anayasalarında Irak anayasasında da bu bayrak ve bu yönetim tarzı kendi anayasasına işlenmiştir. Yani biz kalkıp onların kendi oluşturduğu anayasaya farklı bir kılıf mı giydireceğiz.

-Bu konu açılmışken Kerkük’te bayrak asmaları için ne dersiniz peki? Türkiye’nin  kırmızı çizgisi bu konu

Deaş’in girişi ile birlikte o bölgede birçok şey değişti. Yani orada oraları geri almak için merkezi hükümetle farklı bir takım şeyler konuşulmuşsa  bu onların kendi iç meselesi.  Bugün Kürdistan Bölgesel Yönetimi bizim bölgede müttefikimizdir.

-Suriye’de yaşanan durumlara bakacak olursak “Kürt koridoru” tesis etmeye dönük ajandanın varlığı da çok net ortada. Bunun bölgeye ve Türkiye’ye yansımaları için ne dersiniz?

“KÜRT KORİDORU İSMİ RAHATSIZ EDER”

Buna Kürt koridoru demek çok doğru olmaz rahatsız eder. PYD koridoru derseniz iyi olur ve Türkiye’ye yönelik düşmanca tavırlar  güden PYD yönetimi Türkiye’nin hassasiyetidir. Yarın Suriye’de yeni bir sistem oturursa oturan bu rejim kendi içindeki Kürtlere hangi demokratik hakları hangi idari hakları tanır bu onların bileceği iştir. Ama Türkiye’ye tehdit oluşturan bir terör grubuna orada bir koridor sağlamak Türkiye’yi rahatsız eder.

-Referandum sürecinde net görünen bir durum var. PKK, DEAŞ ve DHKP-C terör örgütlerinin eylemlerindeki azalma. Bölgede de durum böyle. Ne oluyor?

“Pkk, egemen güçlerin Türkiye’ye dayattığı bir şiddet aracıdır”. 

Birincisi  Kürt halkı bu şiddetin, eylemin kendi kavgası savaşı olduğuna inanmıyor. Halkta şu şüphe var artık. Bu örgüt benim için kavga etmiyor benim için savaşmıyor. Bu örgüt Ortadoğu’daki egemen güçlerin Türkiye’ye dayattığı bir şiddetin aracıdır.  Kürt halkı destek vermediği için zayıflamıştır. İkincisi devletin, ülkenin birliği adına göstermiş olduğu iyi niyeti örgüt istismar etmiştir. Artık devlet bu istismara dur demek için ülkenin her santimetrekaresinde   kendi otoritesini hakim kılmak için mücadele veriyor. Bir de bu ihanetin içinde  devlet içine kümelenmiş FET֒cü gruplar vardı  o zafiyette ortadan kalktı.

-Yeni sistem terörü bitirecek dendiğinde muhalefet nasıl diye soruyor?

Bu sistem sadece Türkiye’nin terörle mücadelesi için hazırlanmış bir sistem değil. Bu sistem Türkiye’yi artık güçlü yönetecek,  vesayet rejimini ortadan kaldıracak. Türkiye’ye tuzak kuranlar devlet içinde kendine artık yer bulamayacak.  Devlet içindeki bu derin devlet olarak tabir ettiğimiz kirli güçler bu sistem sayesinde kendine imkan bulabiliyordu. Ama bu yeni sistem içinde  bu kirli odaklar devlet içinde kümelenemeyecek ve dolayısıyla ne örgüt kurabilecek ne örgütlere destek verebilecek ne örgüt adına eylem yapabilecek ne halkı birbirine düşürecek ne de darbe yapabilecek

-Avrupa’da yaşanan gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz? AB’den vazgeçmeli mi Türkiye?

AB bir medeniyet projesi olarak Türkiye için  her zaman vardı. Türkiye Avrupa’nın o gün itibarı ile ortaya koyduğu medeniyet değerlerini evrensel değerleri bugün de bağlıdır ve sahip çıkıyor. Bu Avrupa Birliğine gireriz anlamına gelmiyor. Avrupa ister bizi alır veya biz Avrupa’ya istersek gireriz istemezsek girmeyiz. Avrupa’nın bu son tavrı da onların iki yüzlü olduğunu gösterdi. Bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz.  Onların demokrasisi iki yüzlülüktür. Kendi insanlarına demokrattırlar ama bir diğerini de kendi insanını rahat ettirmek için sömürürler. Biz Türkiye’yi onlara sömürtmeyeceğiz. Avrupa’nın referandumun geçmemesi için yaptıkları aslında onların sömürdüğü bu mazlum coğrafyaya sahip çıkacak güçlü bir Türkiye’nin önünü kesmek içindir.

-Onlar başkanlık sistemine mi karşılar yoksa Cumhurbaşkanı Erdoğan’a mı “hayır” diyorlar?

Onlar güçlü bir Türkiye’ye hayır diyorlar. Bizim kurduğumuz sistem aslında Erdoğan’a kurgulanmış bir sistem değil. Tayyip Erdoğan sonrasına kurgulanmış bir sistem. Tayyip Erdoğan güçlü bir liderdir ve halk desteği var asıl Türkiye’nin güçlü bir şekilde yönetilebilmesi için bir sistem değişikliği yapıyoruz ya Erdoğan olmazsa demesin kimse bundan sonra Erdoğan olmasa da Türkiye güçlü bir şekilde yönetilecek ve güçlü bir ülke olarak kalmaya devam edecek.

-Türkiye’de Kürt-Türk, Alevi-Sünni, Muhafazakar- Laik karşıtlığı çıkartıp kutuplaştırma iklimi yaratmak isteyenler bu yeni sistemde başarılı olamazlar deniliyor. Açar mısınız

“SORUNLARI ÇÖZEN İKTİDAR OLUR”

Vesayet rejimi varlığını iç çatışma alanlarına dayandırdı. İç çatışma alanları oluşturarak iç düşmanlar yarattılar. Kürtler,aleviler, mütedeyyin insanlar üzerinden  biri irtica getirir, biri böler, diğeri  otorite kabul etmez dediler.  Kürtler ülkeyi böler, muhafazakarlar  rejimi değiştirirler korkuları pompalayarak ve bu korkuları daha güçlü kılmak için eylemler yaparak iktidarlarını devşirdiler. Güçlü iktidar Türkiye’nin var olan kronik sorunlarını çözeceği için birileride bu çatışma alanı üzerine iktidar olamayacağı için kutuplaşma olmayacak. Sorun çözenler iktidar olacak

-Referandum sonucuna ilişkin beklentiniz ne?

“EVETLER PATLAYACAK”

 Türkiye  genelinde 55-60 arasında değişken bir takım anketler var. Bölgenin tamamı AK Parti’nin bugüne kadar  aldığı oyun çok üstünde oy alacak.

-HDP’li vekillerin tutuklanmaları yaşanan siyasi boşluktan mı kaynaklı bu?

Hayır. Bugun halk  inancını yitirdi. Bunların bütün halk için ürettiği argümanlar çökmüştür. Yani  örgüt ben Kürt halkına hizmet için fabrika yakıyorum, barajları durduruyorum, duble yolların şantiyelerini yakıyorum, okulları, hastaneleri yakıyorum ve   Kürt halkının mücadelesini veriyorum diyordu. Bugün Referandumda da ben Kürt halkının geleceği için hayır diyorum diyorlar. Yani Kürt’e  zulmeden mevcut sistem devam etsin diyorum. Bunların bütün argümanları millet nezdinde çökmüştür. O yüzden millet ne bunları sahiplendi  ne kayyum atanan belediyelerde o görevden almaları sahiplendi. Millete hizmet etmediler. Millet otuz yıl bunlara büyük kredi tanıdı. Milleti kandırdılar. Belediyelerde nasıl bir çark döndüğünü buradaki halk çok iyi bilir. Hem hizmet etmedikleri gibi hem bir gasp düzeni kurdular burada. İşi belediyelere düşenler benim ne demek istediğimi çok iyi bilirler. Ama burada seçim sonuçlarını bununla hiçbir şekilde ilişkilendirmemek lazım.

  -Örgüt strateji değiştirirse bölge halkında kayma bekler misiniz?

Çok kandırıldı bundan sonra örgüt diye bir şey yok örgütün ve örgütün silahının Kürt halkına katacağı bir şey yok. Artık örgüt strateji değiştirirse diye bir şey yok. Örgüt kendini lağvedecek  Türkiye’deki silahlı varlığına son verecek. Siyaset yapmak isteyen birileri varsa da gelir siyaset yapar millet inanırsa destek verir ama örgüte destek vermez.

-Bir bölge siyasetçisi olarak Türkiye genelinde seviliyor olmanızı  neye bağlıyorsunuz?

Eğer birileri böyle demişse biz buna layık olmaya çalışırız. Samimiyiz. İnsanlar ya ait oldukları o ideolojik anlayışın savunuculuğunu yaparlar yada hangi partiye mensupsa iyisiyle kötüsüyle  ölümüne savunurlar ya da kendilerini siyaseten bir yere taşımak için konuşurlar. Biz yeri geldi hatalarımızı da söyledik yeri geldi kendimize özeleştiri bulunmasını da bildik ama hep Türkiye’nin birliği bütünlüğü için siyaset yapmaya çalıştık bunun mücadelesini vermeye çalıştık. Demek bu samimiyet halkta karşılık bulmuş öyle diyelim.

-Nevruz’da yaşanan bir ölüm vakası oldu. Arkasında Fetö bağlantısı olabilir mi bu olayın?

Bu çocuk Adıyamanlı Maraş’ta okuyor ve sabahtan buraya geliyor. Niye buraya geliyor tek başına? Psikolojik tedavi gördüğüne dair bir bilgi de var. Elinde bıçak var bağırıyor bomba var diye ama diğer taraftan üstü çıplak olduğu halde vurulmuş. Onu vuran üstü çıplak olduğu halde neden ayağından değil de ölebileceği şekilde vurdu bütün bunlar detaylı araştırılıyor. Sayın İçişleri Bakanı da talimat verdi araştırılıyor. Fetö’yle ilişkili olabilir  şüpheli bir durum.

Konya’da kaldırımda bekleyen 3 kişi, otomobilin çarpması sonucu savrularak duvara çapan hafif ticari

Kaldırımda beklerken ölümden kıl payı kurtulan vatandaşlar kamerada

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Çöp kutusuna dönüşen arabalar

Naim Süleymanoğlu son yolculuğuna uğurlandı