Aksam.com.tr - 27.05.2012, 10:37
Akşam | Yazarlar

Orgazm değil Ekşi İsterisi Günü'ymüş

23 Kasım 2011 Çarşamba 02:00

Sansürlü İnternet günlerimiz dün başladı, hayırlı olsun.    
Sansür uygulamasına geçişten bir gün önce TV programı Habertürk Gündem'in konuğuydum. İnternet Kurulu Başkanı Serhat Özeren de Ankara stüdyolarından katıldı. Konuyu hep başka yerlere çekmeye çalışmasına rağmen on binlerce siteye erişimin resmi bir devlet kurulunun yaptığı listelere uyularak engellendiğini yalanlamadı. Yani kısacası İnternet'te sansürün var olduğunu İnternet Kurulu Başkanı da kabul etti.
Çocuk pornosu, nefret söylemi gibi içerikle mücadele edilmesi ve bunlara erişimin engellenmesi konusunda hemfikirdik zaten. Anlaşamadığımız nokta hangi sitelere erişim engellemesi yapılacağına kimin karar vereceğiydi. Ben denetimi halkın yapması ve kararın yargıya bırakılmasını savunurken, Özeren yasaklama kararının yargı kararı olmaksızın resmi bir devlet kurulunca yapılabileceğini savundu. Peki bu kurulun kararlarını kim denetleyecek diye sorduğumda, 'En iyi denetimi yine halk yapacaktır tabii ki', dedi.
Şimdi mantık bunun neresinde? Sen kalk bu halk hangi siteye girip giremeyeceğini kendi başına kontrol etmekten acizdir, biz bu denetimi halk adına bir kurula yaptıracağız de... Sonra da o kurulu denetlemeyi beceriksiz, kifayetsiz bulduğun halka havale et...
Mantık bu olunca insan 'Ekşi Sözlük Kapatılsın' gibi saçma bir kampanyanın Twitter'da bir anda yoğun taraftar bulmasına da şaşıramıyor.
Neymiş efendim, Ekşi Sözlük hakaret ve iftira yuvasına dönmüş. Bunun için toptan yasaklanmalıymış. Ekşi Sözlük'te kantarın topuzunun çokça kaçtığı doğru. Benim hakkımda da bir sürü aslı astarı olmayan yazı yayınlanmıştı. Sözlük yönetimine şikayet ettim, büyük çoğunluğu kaldırıldı. Gerçi şık olmayan bir yöntemle, sözlük yazarlarına 'İşte bakın şikayetçi... Şikayetçiiii, şikayetçiii' gibilerinden hedef gösterilerek kaldırıldı ama sonuçta kaldırıldı. Diğerleri ise çocukça kıskançlıkların, nedenli ya da nedensiz düşmanlıkların sonucu olduğu belli alaycı eleştirilerdi.
Ekşi sözlük gibi kişilerin anonim olma hakkını kullandığı ortamların doğası bu. İnsanlar takma isimlerin ardında ağır eleştiride bulunabiliyor, popülist alaycılıklara başvurabiliyorlar. Eleştirilerin haksız olması, o eleştirilerin yayınlandığı sitenin kapatılmasını isteme isterisini haklı kılmıyor.
Hakaret ya da iftira varsa yargı yolu açık. İlgili maddeyi kaldırtır hatta tazminat alırsın, olur biter. Yok eğer bu yetmiyorsa, kapatılsın da kapatılsın diye tepiniyorsan bu başlatılan sansür uygulamasına da layıksın demektir.
Geçen yazımın başlığı '22 Kasım Orgazm Günü'ydü. Meğer isteri günüymüş.
Bu arada filtre uygulamasını sansür diye eleştirenlere 'yalancı' diyerek iftira atan Nazlı Ilıcak'tan hala ses seda yok. Ne uygulamanın sansür olmadığına yönelik savlar ortaya koyuyor ne de özür diliyor. Ne yani şimdi pişkin yazarı hakaret etti, iftira attı diye Sabah gazetesinin kapatılmasını mı istemek gerekiyor? Yazarına lafını iade etmek yeter.
Yeni Sosyal Medya
twitter.com/yurtsan - friendfe ed.com/yurtsan - neonebu.com

 

 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'