




















Ölümü sırtında taşıyanlar
Gazeteci Ali Koçak'ın , 'Başka Yerdekiler ya da Otel Odaları' adlı öykü kitabı Abis Yayınevi tarafından geçtiğimiz günlerde yayımlandı. Öyküler, lüks bir otel odasında hayatla ve ölümle hesaplaşan, kentin arka sokaklarında, loş, izbe merdivenlerde sarılacak bir dal arayan tutunamayanların öykülerini anlatıyor.
F. Ada Ergun / fa_ergun@yahoo.com
İntihar, Hesaplaşma, Unutmak, Gençlik adlı dört öyküden oluşan kitap tek bir uzun öykü olarak da okunabilir. Kitabın ilk öyküsü, İntihar da, başarılı bir pazarlamacı olan kahramanımız kendisini üzen,kıran herkesten intikam almak kendi canını acıtanları acıtmak, üzmek ister. Bunun için en iyi yöntem intihardır... İntiharının nedenlerini, hayal kırıklıklarını bir mektupla anlatır;' Gücüm sona erene kadar yazmaya devam edeceğim, anlatamadığım ne varsa anlayacağınızı umut edip yazacağım. Yaşarken anlamaya çalışmadınız. Ben öldükten sonra en azından bir süre düşünürsünüz umuduyla yazıyorum.'
Ali Koçak kentlerin meydanlarında, arka sokaklarında, lüks semtlerinde ya da batakhanelerindeki yeni, eski, tarihi, turistik, yıkılmaya yüz tutmuş otellerini mesken edindiriyor kahramanlarına. Kahramanlar dediysek aslında öyle çok kalabalık değil otellerin içi. Ölmeye yatan kahramanımızın kendi iç sesi ve kendinden uzaklaşmak için bir umut çare aradığı esrarkeşler, alkolikler, kat görevlileri, resepsiyonistler...
İntihar öyküsünde şehrin merkezinde lüks bir otelde paranın satın alabileceği her şeyi satın alarak ölmeye yatarken gördüğümüz kahramanımızı 'Hesaplaşma' öyküsünde kentin arka sokaklarında kalan apartman bozması bir otele yalnız kalmak için giderken görürüz. Neme karışmış tuvalet ve sigara kokusu sinen otellere gideriz diğer bir öyküde. Oteller kimsesiz, umutsuz, ölümü sırtında taşıyanların son sığınaklarıdır aslında.
Bir merhamettir yanan, daracık odaların/ İsli lambalarında, isli lambalarında/... Gelip geçen her yüzden, gizli bir akis kalmış, /Küflü aynalarında, küflü aynalarında/... Ağlayın, aşinasız, sessiz can verenlere/ Otel odalarında, otel odalarında... 'Başka Yerdekiler ya da Otel Odaları' kitabını okurken İstanbul'da aralıksız yağan yağmurla beraber Necip Fazıl'ın Otel Odalarında şiirini mırıldanıyorum. Attila İlhan'ın 'Emperyal Oteli'ni sonra.
Ali Koçak'ın yalın ama etkileyici anlatımı, otellerin soğuk ve kederli havasını yansıtırken aynı zamanda, odanın dışında, kentin ışıl ışıl en işlek caddelerinden, travestilerin, pezevenklerin uyuşturucu satıcılarının müşteri beklediği caddelere kendi akışında ilerleyen hayatı da unutmuyor. Ölümle yaşam, umutla umutsuzluk hep yan yana.
'Başka Yerdekiler', bir solukta bitirebileceğiniz, otel odalarının soğuk merdivenlerinden çıkarken, başka kentlere, mevsimlere, hayata ve hayatın anlamı üzerine yolculuğa çıkabileceğiniz bir kitap.
Başka Yerdekiler
Ya da Otel Odaları
Ali Koçak
ABİS YAYINLARI
88 sayfa
ALİ KOÇAK'IN YALIN AMA ETKİLEYİCİ ANLATIMI, OTELLERİN SOĞUK VE KEDERLİ HAVASINI YANSITIRKEN; TRAVESTİLERİN, PEZEVENKLERİN VE UYUŞTURUCU SATICILARININ MÜŞTERİ BEKLEDİĞİ
IŞIL IŞIL CADDELERİN AKIŞINI DA UNUTMUYOR.
Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.































