Aksam.com.tr - 27.05.2012, 10:30
Akşam | Yazarlar

Öğrenciler tablet çöplüğü olmasın

22 Şubat 2012 Çarşamba 02:00

AK Parti'nin en önemli icraatı olan Fatih Projesi kısır tartışmaların hakim olduğu gündemin içinde kaynayıp gidiyor. Projenin medyaya yansıyan yanları tablet bilgisayarlardan ve akıllı tahtalardan ibaret.
Kamuoyunun Türkiye'nin geleceğini çizecek Fatih Projesi'ni algılayışı 'her öğrenciye tablet bilgisayar' verilecek olması, 'her sınıfa akıllı tahta' konacak olmasından öteye gidemiyor. Medyada projenin sadece bu boyutları işleniyor.
Vestel'in halkla ilişkileri sayesinde akıllı tahtalarla ilgili haberleri; Türk gazetelerinin Time, Economist gibi dergilerde öne çıkan konulara balıklama dalma merakı sayesinde ise tablet bilgisiyarlarla ilgili haberleri okuyoruz gazetelerde.
Teknolojisi Vestel tarafından geliştirilen akıllı tahtaların özelliklerine fazla bir diyeceğim yok. Kamuoyunda yeterince tartışılmadan geliştirilmiş olmasına rağmen gerçekten çok başarılı bir Ar-Ge çalışmasının ürünü.
Öğrencilere dağıtılmaya başlanan tablet bilgisayarların özellikleri için ise aynı şeyleri söylemek mümkün değil. 3G şebekelerinde kullanılamıyor olmaları, okul dışında bir süre sonra kendilerini kilitlemeleri şimdilik bildiğimiz en büyük eksiklikleri.
Öte yandan projenin asıl tartışılması gereken yanları gündemin tamamen dışında. Tablet bilgisayar ve akıllı tahtaların sağladığı eşsiz olanaklara uygun eğitim içeriğinin eksikliği, öğretmenlerin eğitilmesi, tablet bilgisayarlarla erişilebilecek kaynaklara uygulanan sansür gibi konulara neredeyse hiç değinilmiyor.
Bu konulara bundan önceki yazılarımda birkaç kez değinmiştim. Bilişim politikalarıyla ilgili genellikle paralel fikirlere sahip olduğumuz İnternet Teknolojileri Derneği de bu konulardaki görüşlerini bir süre önce duyurdu. Medyada haber olur belki diye bekledim ama olmadı. Başkanlığını İnternet'in Türkiye'deki öncü savaşçılarından olan Mustafa Akgül'ün yaptığı derneğin görüşlerinden kısa bazı alıntılar aktarmak istiyorum. Çok önemli tespitler içeren duyurunun tamamına http://bit.ly/w6Y6if adresinden ulaşabilirsiniz.
'Bu projeyi başarılı bir şekilde hayata geçirmek hepimizin; başta MEB ve TÜBİTAK olarak kamu, üniversiteler, bilişim ve eğitim sektörleri, ilgili STK'lar ve yurttaşların ortak sorumluğu ve görevidir. Bu nedenle, Fatih projesinin tüm paydaşların katılımıyla, saydam, planlı ve bilimsel bir şekilde hayata geçirilmesi gerekir (...)
İyi düşünülmüş, planlanmış ve hayata geçmiş Fatih projesi ülkemiz için yararlıdır. Ama özellikle öğretim tasarımı boyutuna en az donanım için harcanan düşünce, enerji ve kaynak harcanacaksa (...)
Bir büyük projenin başarısı için proje maliyetinin önemli bir kısmı araştırma ve geliştirmeye ayrılmalıdır. Ülkemizin eğitimde Bilgi Teknolojileri Kullanım stratejisi ortaya konmalı ve eğitim stratejisi ve Bilgi Teknolojileri stratejisi uyumlu olmalıdır (...)
Fatih projesinin donanım boyutu göreceli en kolay boyutudur. Öğretmenlerin eğitimi ve kazanılması, müfredatın yeni teknolojilere uyarlanması, içeriğin hazırlanması, öğretim tasarımının dikkatlice yapılması, yeni teknolojilerin istediği özgürlük ve işbirliği ortamının oluşturulması işin en kritik boyutlarıdır'.

Yeni Sosyal Medya twitter.com/yurtsan - friendfeed.com/yurtsan - neonebu.com

 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'