Aksam.com.tr - 27.05.2012, 10:30
Akşam | Yazarlar

Nedim ve Ahmet'in tahliyesi için daha ne bekliyorsunuz?

28 Ocak 2012 Cumartesi 02:00

Artık yetmedi mi? Bu iş çok uzamadı mı? Mahkeme heyetine soruyorum: Daha ne bekliyorsunuz? Lütfen artık Nedim Şener ve Ahmet Şık'ı tahliye edin. Asrın davası olarak gördüğüm Ergenekon soruşturmasına bu tutuklamaların akıl almaz bir zarar verdiği aşikar. Bunu bütün kamuoyu görüyor, siz görmüyor musunuz?
***
Ergenekon yapılanmasının üstüne giden cesur savcılarımız, hakimlerimiz ve emniyet mensuplarımız, inanın bana bu iki tutuklamaya medyadaki Ergenekoncular ve 'AKP yerine asker ülkeyi yönetsin daha iyi' kafasına sahip, bu soruşturmayı sulandırmak isteyen 'solcu'lar çok sevindiler. Nedim ve Ahmet'in içeride olmasından ötürü nasıl mutlu olduklarını anlatamam. Ellerine ilk defa çok güçlü bir psikolojik harp kozu geçti ve özellikle Batı medyasında bu durumu sonuna kadar sömürüyorlar. Bu atmosfer nedeniyle Ergenekon soruşturmalarına tam gaz destek veren Batılı demokrat çevrelerin de iki tutuklamadan sonra kafaları karıştı. Oda TV çetesinin üyesi olduğu açık seçik ortada olanlar dururken çete bağları çok daha zayıf olan bu iki ismi tutuklamak niye?
***
Oda TV'nin bir suç şebekesi olduğunu adımı bildiğim gibi biliyorum.  Zaten medyadaki herkes bu gerçeğin farkında. Oda TV'nin görünürdeki sahibinin Soner Yalçın, esas sahibinin başka biri olduğu, çoğu yasadışı 'medyatik kirletme operasyonu'nun bu isim tarafından emredildiği sır değil. Nedim ve Ahmet'in bu şebekeyle ilişkisi 'suyunun suyunun suyu' cinsinden. Ergenekon terminali olarak çalışan Oda TV'nin bir darbe ortamının yaratılması için nasıl gayret sarf ettiğini Batılı demokrat çevreler de görüyorlar. İddianamede ortaya konan Yalçın Küçük-Soner Yalçın arası hiyerarşi de çok açık. Yalçın ve çetesinin Profesör Küçük'ü bir 'doktrin önderi' gibi gördüğünün kanıtı yüzlerce konuşma var iddianamede. Hem Küçük'ün hem de Yalçın'ın Hıristiyanlara ve Yahudilere yönelik ırkçı nefreti azdıran, cinayete azmettirici faşist faaliyetleri de Batı'da çok iyi biliniyor. O yüzden bu iki ismin tutuklanmasına da, Oda TV davasına da hiçbir itiraz yok. Dünyanın her yerinde bu iki isim ve emrindeki çete tutuklu yargılanırdı ama Nedim ve Ahmet'in tutukluluğu yüzünden haklı dava zarar görüyor.
***
İçeride ise durum daha karmaşık. Soner Yalçın ve Oda TV çetesiyle çoğu medya mensubunun bir şekilde işbirliği olmuş geçmişte. Birçok gazeteci medya içi kirli hesaplaşmalarını bu ekibe ihale etmiş. O yüzden bazı geçmişi kirli gazeteciler Nedim ve Ahmet'in yanına Soner Yalçın'ı da ekleyerek bu üç ismi eşitliyor. Oysa Yalçın'ın 'kirli ve karanlık' bir adam olduğunu söyleyen ve iftira davası açan da bizzat Nedim'di. Nedim Şener, Soner Yalçın gibi bir isimle yan yana anılmak dahi istemiyordu. Ancak Oda TV ile beraber kirli işler çevirmiş olan ve bunların ortaya çıkacağından korkan çok sayıda gazeteci Nazi usulü psikolojik harp taktikleriyle Yalçın'ı da kurtarmaya çalışıyor. Nedim ve Ahmet'i istismar ediyorlar. Soner Yalçın konuşursa kendilerinin de yanacaklarını biliyorlar çünkü. Yalçın'ın ağzına mendil götürerek 'Henüz konuşmadım ama beni kurtarmazsanız konuşurum' diye kimlere mesaj gönderdiğini çok iyi biliyoruz.
***
Nedim ve Ahmet artık tahliye edilmeli ve bu alçak psikolojik harp zemini yok olmalı. Bu iki tahliye medyadaki Ergenekoncuları çok üzecek.  Maalesef gerçek bu.

Yalan video
Birkaç haftadır sanal ortamda saçma sapan bir video dolaşıyor. Güya ABD'de bir Katolik okulunda mezuniyet töreni yemini yapan kız benmişim... Komplo ve iftiranın sonu bucağı yok maalesef...

 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'