Aksam.com.tr - 27.05.2012, 13:07
19 Şubat 2012 Pazar - 
Akşam | PAZAR
Mabel'in masal dünyası

Mabel'in masal dünyası

Şu sıralar 'Kül Hece' şarkısına Mete Özgencil yönetmenliğinde çektiği masal gibi kliple konuşulan Mabel Matiz, ilk albümünden bu yana yaşadığı müzikal serüvenini anlattı. Mabel Matiz 'Bir işi herkes seviyorsa, orada problem vardır zaten' diyor.

Serhat Tekin
serhattekinc@gmail.com

Önce sadece sesini ve şarkılarını duyduk Mabel Matiz'in. Ardından karşımıza çıktı, ete kemiğe büründü ve devamında hem övgü hem de yergi aldı. Kimi alternatif ve farklı bulurken, kimi fazla abartıldığını hatta kötü şarkı söylediğini düşündü. O bildiği, kalbinden gelen şarkıları söylemeye, paylaşmaya devam ediyor. 'Bir işi herkes seviyorsa, orada problem vardır zaten' diyor Mabel Matiz. İlk albümünün şarkılarına klip çekmeye devam ediyor. Hatta dördüncü klibi 'Filler Ve Çimen', 'Kül Hece'nin hemen ardından önümüzdeki günlerde seyirciyle buluşacak. 
- İlk albümün üçüncü klibini çektiniz. Neden 'Kül Hece'yi seçtiniz?
2008 sonbaharında yazdım; çok saf duyguların, bir nevi içsel çıplaklığın şarkısı. Oldum olası işlerini çok sevdiğim Mete Özgencil'in yönetmenliğinde, onun gözünden ve hayalinden, masalsı fotoğraflarla bir klip oldu...  
- Peki, Mete Özgencil ile nasıl bir araya geldiniz?
Albüm yayınlanınca kendine  bir tane gönderdim. Şarkıları çok sevdi, çok destek verdi. Zaman ilerledikçe birlikte şarkılar yapmaya da başladık. Mete, müziğine ve yaratıcılığına çok saygı duyduğum, kendi müziğimi oluşturma   sürecimde oldukça etkilendiğim isimlerden biri.
- Ortaklaşa çalışmalarınız olacak mı?
İkinci albümde birlikte yaptığımız yeni şarkılardan birini seslendireceğim. İleriki konserlere cover olarak düşündüğüm bir-iki şarkısı var. Ayrıca, ağırlıkta yeni kuşak müzisyenlerin yer alacağı bir karma albüm projesini konuşuyoruz bir süredir. Ancak henüz kesin bir takvim ya da plan yok.
- Göksel'in yeni albümünde, ona ait olmayan tek şarkı sizin şarkınız.
Albüm kayıtları bittikten sonra, ham kayıtları yakın çevremize dinlettiğimiz dönemde tanıştık Göksel'le. O da o günlerde yeni albümüne başlayacaktı. 'Yarım Kalan Şarkı'yı dinlettim, çok sevdi ve albümünde yer verdi. Bu benim için elbette büyük mutluluk. 
- Güzel bir şarkı, 'Keşke kendime saklasaymışım' dediğiniz oldu mu?
Göksel, şarkıyı o kadar güzel, o kadar kendine has bir şekilde yorumladı ki hiç 'kendime saklasaymışım' demedim. Onun sesine ve müziğine çok yakıştı.
ŞARKILARIMI BAŞKALARIYLA PAYLAŞMAYI SEVİYORUM
- Başka yorumculara şarkılar vermeye devam edecek misiniz?
Bestelerimi başka yorumcularla paylaşmaya, ortak işler yapmaya elimden geldiğince devam edeceğim. Bu paylaşım halini, şarkılarımı başkalarının sesinden duymayı çok seviyorum. Sevdiğim ve müziğine inandığım herkesle bir araya gelebilirim bu konuda. 
- Göksel'le yaptığım röportajda sizin için 'Seveni de var sevmeyeni de' demişti. Doğrusu, ya çok seviliyor müziğiniz ya da hiç. Bu durumu nasıl karşılıyorsunuz?
Olağan... Önüme ve işime bakıyorum. Herkes, herkesi sevmek zorunda değil. Zaten bir işi herkes seviyorsa orada bir problem var demektir. Tepkilerin bu kadar zıt uçlarda geziniyor olması, farklı bir iş ortaya çıkarmış olmamla ilgili. Yine de insanların herhangi bir konuda ya simsiyah ya da tam tersi bembeyaz olmasını, yani bu kadar ciddi seviyedeki kutuplaşmaları abartılı buluyorum. Hayatın tek bir tonu yok ki! Twitter'da bazen 'trend topic' (en çok konuşulanlar) listesine baktığınızda bile görürsünüz; bir şey ya fazla fazla övülür ya da ölesiye yerden yere vurulur, ortası yok gibi. Delilik mi; şuursuzluk mu; ne  derseniz deyin.
ELEŞTİRİLER BENİ BESLER
- Aldığınız eleştirilere nasıl yaklaştınız; haklılık payı olabilir dedikleriniz oldu mu?
İnsan dönüp arada bir kendine bakıyor elbette, eleştiri aldığında. İyi ya da kötü, bence eleştiri almak güzel ve besleyici.  Art niyetli veya yıkıcı olmadıkları sürece, bütün bu söylenenleri ve süreci gayet doğal buluyorum. Yine de bazı önyargıları kırmak gerçekten çok zor olabiliyor.
- Şarkılarınızı paylaşmaya karar verdiğinizde yüzünüzü, kimliğinizi gizleyerek yola çıktınız. Şimdi baktığınızda 'Böyle devam etseydim keşke' dediğiniz oluyor mu?
Hiç, 'öyle devam etseydi keşke' demedim. Her sürecin tadı ayrı. Zaman zaman yorucu ve hatta üzücü bile olsa. Bir yola baş koyduysanız, kimseyi duymadan inandığınız şeyi sürdürmek en iyisi. Tevfik Fikret'in deyimiyle: 'Hak bildiğin yolda yalnız yürüyeceksin.'
- İlk albümün kapağı pastel renklerden oluşan silüetinizdi. Şimdi ortaya çıktığınıza göre, bundan sonra o silüet yerini, kendi fotoğraflarınıza bırakacak mı? İkinci albümün kapağı konusunda henüz net bir fikrim yok. Ama kapakta kendi fotoğrafımın olmayacağını düşünüyorum yine. 
- 'Pop müzik algısını değiştirmek istiyorum' demişsiniz. Zor bir yola baş koydunuz gibi... Değiştirebildiniz mi ya da yol alabildiniz mi?
Yolumdan, halimden memnunum. Dediğim gibi, önyargıları kırmak kolay değil. Yerleşmiş bir düzen ve onun 7/24 dayattığı şeyler var. Ama her an, her şey değişebilir. Çağdaşı olduğum birçok yeni ve yenilikçi müzisyen arkadaşımla birlikte, bu değişimi gerçekleştireceğimize inanıyorum. O müziğin adı ve türü her ne olursa olsun. 
- Eğrisiyle doğrusuyla dışarıdan bakıp kendinizi tanımlayın desem; nasıl tanımlarsınız?
Yeni, farklı ve gayretli. Hatta düşündürücü. Ama daha yolun başında ve çok çalışması gerekli.
Yeni şarkılarım daha sert ve alaycı
- Yeni albüm için çalışmalara başladınız mı?
Epey şarkı birikti. Henüz küçük deneme kayıtları halinde hepsi. İlk albümle bağı olan ama başka  kapılar aralayacak şarkılar var. Daha sert ve alaycı tarafları var kimi şarkıların. 
- İlk albümde tür açısından çeşitlilik gösteren şarkılar vardı. Yeni albümde bu böyle devam edecek mi yoksa tek bir türe mi yönelmeyi düşünüyorsunuz?
İkinci albüm daha pop-rock tadında ve daha az etnik olacak gibi. Yine birçok ayrı dünya halinden söz eden, yer yer daha köşeli bir albüm belki.  Diğer yandan, müziğimi isimlendirmeyi, onu herhangi bir  tarzın etiketiyle sınırlandırmayı sevmiyor ve reddediyorum. Pek çok türden müziği yapabilirim.
- 80'ler ve 90'larla beslenmiş ve o yılların müziğini sevdiğini söyleyen bir müzisyensiniz. 2000'li yıllara ait sevdiğiniz şey yok mu peki?
2000'lerden de sevdiğim pek çok şey oldu tabii ama özellikle son yıllarda ana akım popüler müzikte biraz kısır döngü söz konusu. Diğer yandan, rock müziğin yükselişi, alternatif türlerin güç kazanması; ayrıca Pinhani, Sakin, Jehan Barbur, Ceylan Ertem gibi isimler... 2000'li yıllarda beni mutlu eden şeylerdendi.



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER PAZAR HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'