İstanbul
  °C
İl Seç

HAVA DURUMU

Yaşadığınız şehrin günlük hava durumunu görüntüleyin

  • 3,8685
  • 4,5492
  • 156,21
  • 156,2140
Reklamı Kapat

Nil Keser: 'Hırslı değil azimli biriyim

atv ekranlarında yayımlanan ve her hafta reyting rekorları kıran ‘Kırgın Çiçekler’ dizisinin kötü karakteri Nil Keser… Genç yetenek dizide istediklerini elde etmek için her şeyi yapan, her yalanı söyleyen bir öğrenciyi canlandırıyor. Rolünün üstesinden başarıyla gelen Keser ile hem diziyi hem de hedeflerini konuştuk.

Her oyuncunun mutlaka bir keşfedilme hikayesi vardır. Siz nasıl keşfedildiniz?

Arkadaş çevrem beni oyuncu olmam konusunda hep destekliyordu. Oyuncu olmaya karar verip dersler almaya başlamamın ardından menajerim Yelda Gürkan’la tanışmam benim hayatımın dönüm noktasıdır diyebilirim. Onunla tanışmam, bana desteği, bana olan inancı beni oyunculuğa yönlendirdi. Kendimi keşfetmemi sağladı. Güzel insanlar hayatıma çok güzel dokundular. Çok şanslıyım bu açıdan.

HAYALLERİM FANTASTİKTİ 

Oyunculuk çocukluk hayaliniz miydi?

Oyunculuk aslında hep istediğim, hayalini kurduğum bir şeydi diyemeyeceğim. Sanırım hayat beni o yöne doğru sürükledi. Arkadaşlar arasında hep oyunlar oynardık ama hiç kamera karşısında yapabileceğimi düşünmemiştim. Çocukken daha fantastik hayallerim vardı aslında, bu hayalleri canlandırabileceğim tek yerin oyunculuk olduğunu zamanla keşfettim.

Aileniz oyunculuk konusunda size destek verdi mi?

Ailem her konuda her zaman destekçimdir. Benim kararlarıma hep saygı duymuşlardır. Oyunculuk yapmaya karar verdiğimde de arkamda durdular. 

‘Kırgın Çiçekler’ dizisine nasıl dahil oldunuz?

Menajerim bu projeden bahsetti ve senaryoyu gönderdi. Senaryoyu okuduğumda çok beğendim, çünkü gelen diğer projelerden farklıydı. Yapım şirketinin NTC olması da çok etkili oldu, onlarla bir projede çalışmayı hep istiyordum. Görüşmeye gittiğimde ekipte ve oyuncular içinde o kadar tatlı, samimi ve beni rahatlatacak insanlar vardı ki, o an bu işin içinde olmalıyım dedim. Görüşmeler yapıldıktan sonra Defne karakteriyle bir anda kendimi ‘Kırgın Çiçekler’de buldum. 

ROLÜM İLK BAŞTA KORKUTTU 

Dizinin en kötü karakteri olarak nasıl tepkilerle karşılaşıyorsunuz?

Diziye başlarken kötü bir karakteri canlandırma fikri beni hem korkuttu hem de çok heyecanlandırdı. Korkuyordum çünkü her izleyenin tepki göstereceği bir karakteri canlandıracaktım. Heyecanlıydım çünkü karakterimin tam tersi bir rolü oynama fırsatım vardı. Oynadığım karakter durağan olmayan, dinamik bir rol. Sokakta da insanların bugüne kadar tatlı dille uyarmaları dışında hiç kötü bir tepki almadım. Dizide yaşımın küçük olmasından, şımarık bir kız çocuğunu canlandırdığımdan insanlara da o kadar kötü gelmiyorum sanırım. 

Kötü kadın imajının üzerinize yapışmasından çekiniyor musunuz?

Kötü karakterin üstüme yapışacağını düşünmüyorum. Bir de genelde insanlar tipimle kötü insanı pek bağdaştıramıyorlar. Kendimle bu kadar zıt bir karakteri canlandırıyor olmanın çok keyifli olduğunu düşünüyorum.

KESKİN KURALLARIM YOK!

Dizideki karakteriniz gibi sizin de hırslarınız var mı?

Hırslı biri değilim. İsteklerim, hayallerim var ama bunlar için kendimi yıpratmam, etrafıma zarar vermem. Canlandırdığım karakterle hiçbir alakam yok yani. Hırslı değil ama azimli bir insanım. Tabii ki her insanın kötü bir yanı vardır ama Defne karakteri benim karakterimin tam zıttı. Hayatım boyunca hırslı bir insan olamadım, bazen küçük dozda hırs iyi de olabilir ama benim içimde o bile yok. Bana göre bu kadar fazla hırs insanı yok eder.

Oyunculukta kırmızı çizgileriniz var mı?

Oyunculuk ucu bucağı olmayan bir keşif dünyası, keşfedebileceğin, hiç bitmeyen bir yolculuk gibi. Ben daha başındayım ve bu dünyayı yaşamayı seviyorum. O yüzden keskin kurallarım yok. 

İleride kendinizi nerede görmek istiyorsunuz?

İleriyi çok düşünen bir insan değilim, içinde bulunduğum zamana daha çok önem veririm. Oyunculukta hedefim kendimi geliştirmek, bu yolda hep kendime bir şeyler katarak ilerlemek. Arkamda beni destekleyen çok iyi bir ekip var. Menajerim ve ekibinin benim için çok iyi planları olduğunu biliyorum ve onlara güveniyorum.

- Kimlerin oyunculuğunu örnek alıyorsunuz?

Örnek almak değil de hayranı olduğum çok fazla oyuncu isim var. Aklıma ilk gelenleri söylemek gerekirse  Zerrin Tekindor, Marion Cottillard. Marlon Brando beni çok etkiler.

BEDENİME YOĞUNLAŞTIM

Oyunculuğunuzu geliştirmek için neler yapıyorsunuz? 

Setten kalan zamanımı yoga ve nefes egzersizleriyle dolduruyorum. Bir oyuncu olarak bedenimi keşfedip onu nasıl kullanabilirim konusu üzerine yoğunlaşmış durumdayım. Sette oyuncu büyüklerimden çok şey öğreniyorum ama kendimi ve oyunculuğumu daha da geliştirmek için çalışıyorum, dersler almaya devam ediyorum.

Dizi sürelerinin uzunluğundan siz de yakınıyor musunuz?

Yakınmayan var mıdır? Dizi çekmek, her hafta bir film çekmekle eşdeğer. Hatta daha fazla. Bu da ne olursa olsun hem kamera arkasındakileri, hem kamera önündekileri yıpratıyor. İzleyicileri bile yıprattığını düşünüyorum. 

GÜZELLİKLE KALICI OLUNMAZ 

- Sizce oyunculukta güzellik mi yoksa yetenek mi yeterli?

Güzellik, yetenek, şans, hepsinin etkisinin olduğuna inanıyorum. Güzellik belki bir yere kadar önemli, yetenek yoksa güzellik seni ileriye götüremez. Şans sana beklemediğin kapılar açabilir. Hepsi bir bütün ama oyunculuk kesinlikle sadece dış görünüş değil. Yetenek yoksa güzelliğin de önemi olmadığını, kalıcılık olmayacağını düşünüyorum. 

 

 

Gaziantep’in Şahinbey ilçesi Seferpaşa mahallesinde madde kullanan bir genç cadde ortasında kendisin

Madde kullanan gencin ibretlik görüntüsü

Bilim dünyasını şaşırtan limon ve sarımsak mucizesi!

Sadece Rusya'da görebileceğiniz birbirinden ilginç kareler

Mesut Yılmaz'ın oğlu Yavuz Yılmaz'ın ölüm nedeni belli oldu