Aksam.com.tr - 27.05.2012, 12:59
14 Ocak 2012 Cumartesi - 
Akşam | KİTAP
Kara kutuyu açmak

Kara kutuyu açmak

Bilimsel bir gerçek: İnsan beyninin ön korteksi kısa süreli anıları depolar. Bu anılar yalnızca insanın o an içinde düşündüklerini kapsar ve uzunlukları yaklaşık on sekiz saniye kadardır. İnsan zihninin kara kutusu olarak da adlandırılabilecek bu kutuyu açabilseniz ne olurdu?

Nazlı Berivan Ak
Eski bir dedektif ve günümüzün popüler yazarlarından George D. Shuman spotumuzdaki sorunun peşine düşüp, 'Son 18 Saniye' gerçeği üzerinden bir seri oluşturdu, April Yayıncılık da seriyi Türkiye'deki okurlara sunuyor. İlk kitap 'Son 18 Saniye'nin gördüğü ilginin ardından gelen 'Son Nefes' ten sonra Ocak ayında üçüncü kitap da raflarda yerini aldı: Son Sürat.
Tüm kitapların başrolünde aynı ismi görüyoruz, Sherry Moore. Tanımayanlar için bu özel kadını tanıtmakta fayda var: Sherry Moore nefes kesici güzelliğe ve keskin bir zekaya sahip; gözleri görmüyor ve bu duyu kaybı ona çok farklı bir yetenek kazandırmış, ölülerin ellerini tutarak ölmeden önce yaşadıkları son on sekiz saniyeyi görebiliyor. Alışılmış bir dedektif örneği olduğunu söylemek zor, daha çok çözülemez görünen olayların ortasına atılan ve yetenekleriyle parçaları birleştirip, davaları çözen bir karakter ve bazı yönleriyle bir anti-kahraman.
Özellikle Amerikan edebiyatında görülen doğaüstü güçlerle donatılmış, düşmüş melek formundaki kadınlardan, yarı tanrıçalardan, süper kahramanlardan çok farklı Sherry Moore; sahici, duygusal, kaygılı, aynı zamanda keskin bir mizah anlayışına sahip. En çok da çevresini saran 'kusursuz'lar arasında gücü ve yetenekleriyle var olma mücadelesinde. Görmeyen gözlerinin yerine kalbini koyuyor ve kitabın arka kapağında da söylendiği gibi, 'herkesin görebildiklerini göremezken kimsenin göremediklerini görebiliyor.'
İnsan ticareti uzun süredir yaşanan ve pek çok roman ve öyküye konu alan, büyük sorunlardan biri. Shuman son romanını bu konuya ayırıyor ve uluslararası bir suç örgütünün öyküsünü okurla paylaşıyor. Hikaye boyunca Alaska, Haiti, Fransa gibi farklı topraklarda bulacağız kendimizi ve her defasında aynı yakıcı gerçekle yüzleşeceğiz.Uzun yılların birikimi, yaşanan ve tanık olunan binlerce dramın ardından 'Son Sürat' tüm yaşananların bir özeti, en koyu kıvamıyla yazıya dökülen hali.
Shuman farklı coğrafyaları fon olarak kullandığı öyküsünü anlatırken, bir yandan da yerel kültüre dair gizemleri ortaya sererek hikayeyi daha sürükleyici hale getiriyor. Sherry Moore bir noktada bir vudu rahibiyle karşılaşacak ve en az kendisi kadar olağanüstü güçlere sahip bu karakterle iyi ile kötünün mücadelesini verecek. Klişelerden uzak bir karşılaşma bu. Ne Sherry Moore bir melek ne de rahip şeytanın kendisi.
Kadın cinayetlerinin, gördükleri işkencelerin ve unutulan genç kızların böylesine tartışıldığı ülke gündeminde, izi kaybettirilen kadınları, gördükleri işkenceleri konu alan 'Son Sürat', durumun uluslararası boyutuyla ilgili önemli ipuçları taşıması bakımından da önemli. Kaçırılan ve modern çağın kölesi olarak kullanılan kadınlar arasında yoksul ailelerin isimsiz kızları da var, zengin ailelerin biricik veliahtları da. Mafyanın bağlantıda olduğu suç örgütleri, bu örgütlerle mücadelede yetersiz kalan devletler ve emniyet güçleri sansürsüz olarak okura anlatılıyor. Kitabın özellikle işkence sahnelerinin anlatıldığı kimi sayfaları belirli bir okur kitlesi tarafından büyük tepki çekse de Shuman verdiği röportajlarda 'gerçeklerin gizlenmemesi, tam aksine en acı haliyle resmedilmesi gerektiğini' söylüyor. Geçtiğimiz günlerde ön sayfaya yerleştirilen bir fotoğraf üzerinden yürütülen tartışmaları okur hatırlayacaktır, Shuman bu tartışmalarda oyunu 'en acımasız haliyle gerçek'ten yana kullanıyor.  Yakıcı gerçekleri, problemli konuları işleyen Shuman işlediği konuların özel olması ile beraber işleyiş tarzı ve diliyle de önemseniyor. Kendine has bir dil tutturan yazar için Publisher's Weekly 'cinayet sahnelerini tasvir etmede ve okuyucuya dehşeti taşımada Tanrı vergisi bir yeteneğe sahip' diyor, Stephen King ise 'tek kelimeyle mükemmel' diyerek yazarı övüyor.

Son Sürat
George D. Shuman
Çeviri: Senem Şen
April Yayıncılık
280 sayfa



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER KİTAP HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'