Aksam.com.tr - 27.05.2012, 12:20
22 Şubat 2012 Çarşamba - 
Akşam | SİYASET
'Hükümetin enerji politikası başarısız'

'Hükümetin enerji politikası başarısız'

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Hükümetin, enerji politikasında başarısız olduğunu ileri sürerek, ''Halkımızı elektrik kesintilerine mahkum eden enerji politikası vardır. Bu Hükümet ile Türkiye'nin elektrik konusunda çıkışı yoktur'' dedi.

Hamzaçebi, Hükümetin enerji politikalarına ilişkin TBMM'de basın
 toplantısı düzenledi.
         Türkiye'nin son yıllarda ''nefret suçu'' ve ''nefret söylemi'' şeklinde
 iki yeni kavramla tanıştığını ifade eden Hamzaçebi, toplumu bölen, zayıf, güçsüz
 olanları, azınlıktakileri ötekileştiren bir anlayışla karşı karşıya olunduğunu
 iddia etti.Hamzaçebi, nefret söyleminin artmasında iktidarın çok büyük
 sorumluluğu bulunduğunu öne sürerek, iktidarların, toplumu kucaklaması
 gerektiğini söyledi. Hamzaçebi, Hükümetin, toplumu barış içinde bir arada tutma
 söyleminin olmadığını ileri sürerek, ''Kin ve nefrete dayalı, güçsüzleri,
 zayıfları ötekileştiren, kendi gibi düşünmeyenleri ötekileştiren, onları mahkum
 konumuma sokan söylemler, maalesef giderek artmaktadır. Bu söylemin oluşmasında
 iktidarlar tek başına değildir. Bu konuda başka kesimlere de sorumluluk düşüyor.
 İktidarlar dışında, bazı medya kuruluşlarının nefret söylemine katkıda
 bulunduğunu görüyoruz. Bu son derece üzüntü verici'' diye konuştu.
         Medyanın temel görevinin vatandaşın haber alma özgürlüğünün sağlanması
 olduğuna işaret eden Hamzaçebi, ancak bu görevi yerine getirirken, kendisini
 iktidar yanında konumlandıran bazı medya kuruluşlarının, nefret söylemini artıran
 söyleme katkıda bulunabildiğini söyledi.
        
         -''Televizyon kuruluşunu kınıyorum''-
        
         Hamzaçebi, bir televizyon kanalının, CHP İstanbul Milletvekili Nur
 Serter'i, yayınladığı bir dizide, toplumca kabul görmeyen bir role yerleştirerek
 ötekileştirdiğini ifade etti. Bu dizide Serter'e, açıkça hakaret edildiğini
 belirten  Hamzaçebi, ''Bunu insanlık adına kınıyorum'' dedi.
         CHP milletvekili olması ve düşünceleri nedeniyle eleştirilebilineceğini,
 düşüncelere karşı sert eleştiriler yapılabileceğini anlatan Hamzaçebi, ''Ama
 hiçbir zaman, bir kişinin düşüncelerine karşı olmak, karşısındaki kişiye, hele
 medya kuruluşu ise ona hakaret hakkı vermez. İlgili televizyondan, Serter ve
 toplumdan özür dilemesini talep ediyoruz. Serter'in kırılan gururunu, incinen
 onurunu, bu özür telafi etmeyecektir. Ama bu özür, toplumdaki nefret söyleminin
 kökleşmesini belki bir nebze önleyecektir. Bu televizyon kuruluşunu kınıyorum. O
 rol, Sayın Serter'i hedef almıştır. Serter'in isminin kamuoyunca biliniyor olması
 nedeniyle bu rol tesadüfi olamaz'' diye konuştu.
        
         -''Bakan, elektrik kesintisi programını vatandaşla paylaşsın''-
        
         Hamzaçebi, Hükümetin, elektrik ve doğalgaz politikalarının fiyaskoyla
 sonuçlandığını, başlangıçtan bugüne kadar, elektrik, doğalgaz ve enerji
 politikasının bulunmadığını ileri sürdü.
         AK Parti'nin, iktidara geldiği 2002'de Türkiye'nin kamu ve özel sektör
 enerji yatırımlarının toplamının, milli gelire oranının yüzde 1,5 düzeyinde
 olduğunu anlatan  Hamzaçebi, o günden bugüne kadar AK Parti'nin, yüzde 1,5'luk
 oranı yakalayabilme başarısını gösteremediğini söyledi.
         Türkiye'de doğalgaz ve bu çerçevede elektrik sıkıntısı yaşandığını ifade
 eden Hamzaçebi, sözlerini, ''Halkımız, unutmuş olduğu, tarihte kaldığını
 düşündüğü elektrik kesintileriyle AKP Hükümetiyle yeniden tanışmıştır. Bugün
 tesadüfi gibi gözüken, arızaya bağlı olarak yorumlanmaya çalışılan elektrik
 kesintileri, gerçekte gizli elektrik kesintisi programının uygulanmasıdır.
 Hükümet, elektrik kesintisi programını açıklasın, vatandaş da günlük yaşamını ona
 göre planlasın. Vatandaş, hangi günde elektrik kesintisi yapılacağını bilmiyor
 ama Enerji Bakanlığı biliyor. Enerji Bakanlığının bildiğini vatandaş da bilsin.
 Enerji Bakanı'nı, elektrik kesintisi programını vatandaşla paylaşmaya davet
 ediyorum'' diye sürdürdü.
         Hamzaçebi, Türkiye'nin, elektrik üretiminin, yüzde 45 doğalgaza bağımlı
 olduğunu, ithal ettiği doğalgazın yüzde 53'ünü elektrik üretiminde kullandığını,
 elektrik üretiminin de yüzde 45 oranında girdi olarak doğalgazdan sağlandığını
 anlattı. Hamzaçebi, bu oranın 2002'de yüzde 40 iken, 10 yıllık AK Parti iktidarı
 döneminde yüzde 45'e yükseldiğini ileri sürdü.
         Dünyanın en pahalı girdisiyle elektrik üretiminin neredeyse yarısının
 sağlandığını, bunun sürdürülebilir bir tablo olmadığını belirten Hamzaçebi,
 Türkiye'nin günlük doğalgaz ihtiyacının 180 milyon metreküp olduğunu söyledi.
 Hamzaçebi Türkiye'nin bütün olanaklarını tam olarak kullanması halinde
 sağlayabileceği doğalgaz girişinin günlük 170 milyon metreküp olduğunu ifade
 ederek, günlük 10 milyon metreküplük açık bulunduğunu iddia etti. Arz ve talebin
 dengelenemediğini savunan Hamzaçebi, sözlerini şöyle sürdürdü:
         ''Arz-talep arasında önemli bir açık vardır. Açığın sorumlusu, enerji
 yatırımlarını 2002 seviyesinde bile tutamayan Hükümettir. Hükümeti, enerji
 politikasında başarısız ilan ediyorum. Başarısız bir enerji politikası vardır,
 halkımızı elektrik kesintilerine mahkum eden enerji politikası vardır.
 Vatandaşımız gerçeğin farkına varmalı. Bu Hükümet ile Türkiye'nin elektrik
 konusunda çıkışı yoktur. Her yıl yüzde 7 oranında artan talep karşısında, bu
 talebi karşılayacak yatırım politikası yoktur. Böyle politikasız ortamda, Türkiye
 elektrik kriziyle karşı karşıya kalma tehlikesi yaşamaktadır.''
        
         -''İmzalamayacak bakanlar olabilir''-
        
         Zorunlu eğitimi 12 yıla çıkaran, kesintisiz eğitim uygulamasına son veren
 kanun teklifine ilişkin değerlendirmesinin sorulması üzerine Hamzaçebi, görünüşte
 sürenin artırıldığını ancak, zorunlu süreyi parçalara bölerek başka uygulamaların
 kapısının aralandığını söyledi.
         Böyle önemli bir konunun, tasarı yerine teklif olarak gelmesini eleştiren
 Hamzaçebi, ''AKP'nin 5 grup başkanvekilinin imzalaması arkasında Hükümet
 iradesini gösteriyor. Bakanlar Kurulunda imzaya açılmamasının bir nedeni olması
 gerekir. Belki Bakanlar Kurulunda imzalamayacak bakanların olması ihtimallerden
 biridir. Başka ihtimal, toplumda böyle bir düzenlemeye karşı ciddi eleştiriler
 olabilir, ciddi tepkiler karşısında teklifin arkasında Hükümetin değil,
 milletvekillerinin olduğu izlenimi kamuoyuna verilmektedir'' diye konuştu.
         Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu'nu ne zaman Anayasa Mahkemesine
 götüreceklerine ilişkin soruya da Hamzaçebi, ''Hazırlıkları yapıyoruz. Dilekçesi
 yazılıyor, makul süre içinde, ona ilişkin davayı da açacağız'' karşılığını
 verdi.

AA



FACEBOOK İLE YORUM YAZ | Facebook hesabınızla üye olmadan yorum yazın

YORUM YAZ
BU HABER İÇİN HENÜZ YORUM EKLENMEMİŞTİR.
 Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları, okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan AKŞAM ve aksam.com.tr hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
DİĞER SİYASET HABERLERİ
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'