Aksam.com.tr - 27.05.2012, 12:17
Akşam | Yazarlar

Hausman'a göre Yunanistan ne yapmalı?

11 Şubat 2012 Cumartesi 02:00

Dr. Ricardo Hausman Harvard Üniversitesi'nde ekonomi profesörü ve üniversitenin uluslararası kalkınma merkezinin de direktörü. Çeşitli ülkelere danışmanlık hizmeti veren Dr. Hausman Türkiye'ye de danışmanlık yapmıştı. En son çalışması 'İrlanda Yunanistan'a krizden nasıl çıkılabileceğini gösterebilir!' konulu ve 9 Şubat 2012 tarihinde medyada yayınlandı.
Dr. Hausman'a göre bugün Yunanistan için bir kere daha kurtarma operasyonu yapılırken, Yunanistan'ın krizinin nedeni konusundaki analizler yanlış. Ona göre Yunanistan bugüne kadar 'maliye' gözlüğüyle veya 'Keynes' gözlüğüyle analiz edildi. Maliye gözlüğü sadece borcu yeniden yapılandır, vergi arttır ve harcama kıs mantığı ile hareket ediyor. Keynes mantığına göre ise, maliye önlemleri büyümeyi ve vergi hasılatını düşürdüklerinden ülkeyi hedefe götüremezler.
Ancak her iki yaklaşım da Yunanistan'ın tek çıkış yolunun ihracattan geçtiğini ve ihracatı beceremediği takdirde felaketle karşı karşıya olduğunu görmüyor. Yunanistan'ın çok büyük bir dış açığı var. 2011 yılında GSYİH oranı olarak yüzde 8.6'ydı. Daha da büyüyor.  Bu açık sürdürülemez bir dış borçlanmayla sürdürülmeye çalışılıyor. Piyasa da bu açığı fonlamama çabasında. Bu nedenle şu anda da salt resmi transferler ile finanse edilen bu dış açık, ileride resmi taraflarca da finanse edilmeyecek. Yunanistan ileride bir zamanda cari denge açığını sıfırlamak zorunda.
İhracatı arttırmak harcamayı kısmaktan daha az acılı ve insani bir çözüm. Ama bunun da iki zor engeli var.
Birincisi Yunanistan'ın Euro Bölgesi içinde olduğu sürece parasını devalüe etmesi ve böylece ihracatını arttırması mümkün değil.
İkincisi de Yunanistan, bugünkü 'zenginliğini' hak ettiren bir bir yapıya da sahip değil. Yunanistan, meslektaşlarımla beraber yaptığımız araştırmalar sonucu çıkarttığımız 'The Atlas of Economic Comlexity' adlı kitapta sergilendiği gibi 'üretken bilgi dozu' düşük olan bir ülke. Yüksek bilgi dozu olan ülkeler ihracatı çok sayıda farklı ürüne dayanan ve yapımı zor ürünler üreten ülkeler. Üretken bilgi dozu, ülkelerin ne kadar zengin olacaklarını ve hangi hızla büyüyeceklerini de belirleyen faktör.
Yunanistan araştırmamızda incelenen 128 ülke arasında cari gelir düzeyi ile ihracatının bilgi düzeyi arasında en büyük uçurum olan ülkeydi. Yunanistan gelir ve harcama düzeyini dışarıdan alınan borca dayandırmış bir ülke ve geri ödemesi de mümkün değil. Yunanistan ne makine üretiyor, ne elektronik ne de kimyevi madde. Dünyadaki 10 dolarlık enformasyon teknolojisi ticaretinde Yunanistan'ın payı sadece bir cent!
Yunanistan'ın benzeri başka bir ülke de tüm Avrupa'da yok. Örneğin sorunlu İrlanda bir konut sektörü problemi ile boğuşuyordu ama cari denge açığını çabuk tarafından sıfıra indirdi. Çünkü rekabetçi ve bilgili bir ihracat sektörü var. Yunanistan'ın da çözüm için ihracatını arttırmaya gereksinmesi var. Yunanistan bunu sağlamak için İrlanda gibi davranıp, potansiyel yeni ihracatçı yabancıları, altyapı hazırlayarak, işgücünü eğiterek, yatırımcılara teşvik vererek, araştırma ve geliştirmeye yatırım yaparak ve bu politikalar için gerekli fonları da Avrupa Birliğinden alarak, davet çıkarması gerek.
Aslında Yunanistan bizim hesaplarımıza göre İrlanda modelini taklit etmek için iyi bir ülke. Hesaplarımız ülkelerin ne kadar kolaylıkla kompleks ürünleri ihraç etmek hamlesini becerebileceklerini araştırıyor. Bu hesaplar gösteriyor ki Yunanistan bu tür atılım hamlesi için Hindistan'dan sonra ikinci en iyi ülke. Sadece eksik olan bilgilerin neler olduğunu tespit etmesi, yeni endüstrilerin ne tür altyapı gerektirdiğini araştırması gerekiyor. İrlanda Sanayi Geliştirme Ajansı aynen bunları yapmış bulunuyor.
Kaynakları üretken bir temel oluşturmak için kullanmak, geçmiş ve sürdürülemez bir yaşamı desteklemekten daha az acılı bir yaklaşım. Üzücü olan bugün Yunanistan bu dersi öğrenme yolunda değil ve giderek de uçuruma yaklaşıyor!

Akşam
 TurkMedya internet sitelerinde yayınlanan haberler ve köşe yazılarının tüm hakları TurkMedya Yayın Grubuna aittir. Kaynak gösterilerek dahi haberin veya köşe yazısının tamamı yazılı izin alınmaksızın kullanılamaz. Sadece alıntı yapılan haberin veya köşe yazısının bir bölümü, alıntı yapılan habere/yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.
ÖNCEKİ YAZILARI
FOTO & VIDEO GALERİ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Günün karikatürü
AKŞAM ÖZEL RÖPORTAJ
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Futbolda şiddetin temelinde ataerkil değerlerimiz var
Sporda şiddet konusunda yaptığı çalışmalarıyla tanınan Doç. Dr. Nefise Bulgu 'Olayı tek bir nedene bağlamak doğru değil' diyor ve ekliyor: 'Sporda şiddetin erkeklikle, ataerkil değerlerle bağlantısı var. Şiddet ve spor erkekliğin meşru alanı. Bu geçmişten beri böyle. Günümüz futbol tribünlerinde, sahalarında ataerkil ilişkiler sergileniyor. Çünkü sporda şiddet erkek kimliğini yansıtıyor. Yükselen milliyetçilik de bu şiddeti bir erkek eylemi olarak meşrulaştırıyor'