Yargısız bir hayat yaşıyorum

Mustafa Ceceli, ikinci albümü 'Es' ile öyle bir esiyor ki 12 şarkısı da şimdiden ezbere biliniyor. Birçok farklı ismin yer aldığı albümde alışıldık 'duygusal Ceceli şarkıları'nın yanında hareketli olanlar da çok beğeniliyor. Sakin duruşuyla tanınan Mustafa Ceceli, 'Yargısız bir hayat yaşamaya çalışıyorum' diyor.

SERHAT TEKİN
serhattekinc@gmail.com

O aslında çok iyi bir aranjör. Şarkıcılar, şarkılarını ona emanet ederken içleri rahat ve ortaya çıkan sonucu çok beğeniyorlar. Dokunduğu şarkılar bir başka geliyor kulağa... Sonra, biraz da Sezen Aksu'nun arkasından itmesiyle kendini sahnede buluyor. Kartvizitine aranjörlüğün yanı sıra şarkıcılık da ekleniyor. İlk albümünün başarısının ardından ikinci albümü merakla beklenen Mustafa Ceceli, 'Es' ile piyasada yine esip gürleyecek gibi...
- İlk albümden sonra uzun bir ara verip çıkardınız 'Es'i. Neden bu kadar uzun sürdü hazırlıklar?
Sanırım bir gelenek oldu bu. İlk albümümün hazırlıkları da iki sene sürmüştü. Repertuar kısmında çok ince eleyip sık dokuyorum. Sesime ve söyleme tarzıma yakışan şarkıyı arıyorum. Sadece 'Es' isimli şarkının düzenlemesi bana ait değil. Diğer bütün şarkıların aranjesini ben yaptım.
- Nil Karaibrahimgil'in bir şarkısını seslendirmişsiniz. Nasıl karar verdiniz?
Albümün çıkmasına iki hafta kala repertuara giren bir şarkı o. Nil ile kendi albümü için çalışırken bu şarkıyı mırıldanıyordu. Çok beğendim; kendi albümüne koymadığını öğrenince hemen aldım.
- Şehrazat, Soner Sarıkabadayı ve Eflatun'dan da şarkılar almışsınız; çok renkli bir albüm çıkmış ortaya...
Renkli olması güzel bir şey; çok farklı duygular var. Bütün bu söz yazarı ve bestecilerin sesiyim aslında. Albümü kendime mal etmiyorum. Bu çok bencilce bir hareket olur. Albüm kapağında ismim yazsa da ben bu isimleri temsil ediyorum aslında. Bu kadar kişinin kelimelerinin anlatıcısıyım...
- Bu albümde sadece iki şarkıda Sezen Aksu imzası var; ilk albüme göre neden daha az?
Bu, beraber verilen bir karar. Sezen Hanım, benim için çok kıymetli. Her şeyi ondan öğrendim. Bu albümü hazırlarken 'Bence burada duralım. Kendi çizdiğin yolda ilerlemen için böyle bir şeye ihtiyaç var' dedi. Kabul ettim.
SEZEN AKSU, SEZER!
- Sezen Aksu herkese şarkı veriyor ama size verdikleri bir başka galiba... Ne dersiniz?
Belki, beni çok iyi tanımasından kaynaklanıyor. Sezen Hanım'da özel bir şey var. 2004 yılı sonunda tanıştım onunla. Adı üstünde 'Sezen'... Tanıştığınız an bakar ve sezer. Kelimelerini ona göre seçer. Sesimi çok iyi bildiği için, şarkıları, 'özel dikilmiş kıyafet' gibi bana uyar...
- Başka aranjörlerle çalışacak mısınız; yoksa hep kendi şarkılarınızı kendiniz mi düzenleyeceksiniz?
Sesimi ve tarzımı tanıma sürecindeyim. Bir şarkıyı 'Acaba hangisi yakışacak?' diye düşünüp 4-5 kez aranje ediyorum. Kapasitemi ve yapabileceklerimi görmem gerekiyor. Belki ileride başka aranjörlere şarkılarımı emanet ederim ama büyük bir ihtimalle dayanamam ve bir ucundan ellerim. 
- Başkalarına şarkı yaparken, çok beğenip kendinize saklamayı düşündüğünüz oldu mu?
Hiç olmadı. Başka bir sanatçı için şarkı üzerinde çalışırken enteresan bir şey yakalarsam, tek bir şey düşünürüm; o, o şarkının hakkıdır. Eminim ki o bulduğum sound'u ayırıp kendime kullansam, bir bereketi olmaz.
- Kendi şarkılarınız, başkalarının şarkıları... Hiç sıkıldığınız olmuyor mu?
Yok; hayatım yedi gün 24 saat müzik. Eşim, beni işimin başından kaldırıp sofraya oturtabilmek için hala çok uğraşır. Kaç kere 'Hadi yemek soğudu' diye ikaz eder. Büyük bir tutku benimki. Veteriner hekimlik okudum, yarım bıraktım. İşletme fakültesini bitirdim. Yüksek lisans yaptım... Yine de müziğin peşinden gittim.
'BEN'LİĞİMDEN 'ARIN'IYORUM
- Aşikardır Zat-ı Hak' isimli şarkınızın sözleri çok farklı. Sizin hayata bakış açınızı mı yansıtıyor?
Son dönemde takip ettiğim Ahmed Hulusi'nin bir kitabının arkasında vardı bu dörtlük... Sonra bestelenmiş halini dinledim Youtube'da. Bestecisini aradım; hatta katıldığım bir televizyon programında duyurdum bulamadığımı. Alper Altuntoprak, bana ulaştı ve albüme aldım... O şarkı, insanı anlatıyor. Görünenin ötesinde görünmeyen yüzünüzü fark etmenizi sağlıyor. 
- Hep pozitif bir ifadeniz var. Patlama noktanız yok mudur?
Olmamasına gayret ediyorum. Bu mükemmel çeşitlilikte birine bir fiili yapıyor diye kızmak ve yargılamak, yeryüzündeki en abes şey. Şu anda yargısız bir hayat yaşamaya çalışıyorum. Yorumsuz bir şekilde izliyorum. 
- Hiç hata yapmaz mısınız?
Farkındalık düzeyimi biraz daha yüksek tutmaya çalışıyorum. Bu kadar detayla yaşanır mı? Yaşanır. Hatasız olmak gibi bir gayretim yok. 
- Çocuğunuzun ismi Arın. Siz nelerden arındınız?
Yapabilirsem benliğimden arınmak istiyorum. Buna tanık olmak isterim. 'Bencil bir insansın, bundan arın!' gibi değil ama. Bu o kadar derin bir kavram ki... Gerçek 'ben'i fark etmeniz gerekiyor. Sonradan edinilmiş, kazanılmış 'ben' değil.

Rihanna bana 'Yes' dedi
- Koyu bir 'Rihannasever'mişsiniz.
Rihanna'yı çok seviyorum. Twitter'da bana cevap verince ortalık ayağa kalktı! Altı üstü 'Yes' yazmıştı. Sesi çok kuvvetli. Enerjisini beğeniyorum. Yeni albümü çıktığı saniyede internetten aldım. Beni sadece romantik slow şarkılar dinliyor zannetmeyin, arşivim sağlamdır.

ROMANTİKLİĞİMİN SUÇLUSU BENİM
- Duygusal, romantik, sessiz... Bu ifadeler sizinle özdeşleşti, memnun musunuz algınızdan?
Televizyon, tanıdığınız Mustafa'nın yüzde birini yansıtıyor. Kabahatli tabii ki biziz; çünkü 12 tane klibimiz var, 10 tanesi slow şarkı... Sen 10 tane slow şarkıya klip çekersen tabii ki romantik derler.
- Bu yargıyı kırma çabanız var mı peki?
Bu albümde hareketli şarkılar var. Albümün remiks versiyonu da olacak. Kırabileceğimi düşünüyorum.
- Sahnede yavaş yavaş dans da ediyorsunuz...
Her şey 7 Aralık 2007'de başladı. Sezen Aksu'nun orkestrasında çalıyordum o zaman. Repertuar geldi, 'Unutamam' şarkısı yazıyor. Hangi tondan söyleyeceğini sormak için aradığımda 'O şarkıyı sen söyleyeceksin' dedi... Sahneye tek başıma çıkana kadar, Sezen Aksu'nun konserlerinde kendimi hazırladım. Her şey sahneye ilk adımı atana kadar. İlk başlarda, evet zorlandım. Dinleyici bunu o kadar güzel bir şekilde karşıladı ki... Sahnede pişmeme tanık oldular. Bir televizyon programında zıplamak içimden gelmiyor ama anın koşullarına göre hareket etmeyi istiyorum. Kendimi izliyorum; sahnedeki Mustafa daha doğru bir Mustafa gibi geliyor bana.
- Aranjörlerden şarkı söylemeyip, proje albümü yapanları nasıl buluyorsunuz?
Yapanların hepsi arkadaşlarım. Destekliyorum. İskender Paydaş'ın projesinde bir şarkı da söyledim. Halkımız da perdenin arkasındakileri merak ediyor doğrusu.
 


MANŞETLER