Üniversiteler başkanlık sistemini tartışmalı

Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, başkanlık sistemi tartışmalarına üniversitelerin katkı sağlamasını istedi.

Bağış, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Gökhan Çetinsaya'yı bakanlıktaki makamında kabul etti.
 
Bakan Bağış, bugünün "9 Mayıs Avrupa Günü" olduğunu hatırlatarak, bu anlamlı günde Türkiye'nin en önemli, en stratejik ve geleceğinin belirlenmesinde çok önemli rol oynayan YÖK'ün Başkanı'nı kabul etmekten mutluluk duyduğunu söyledi.

YÖK'le bakanlık olarak yakın çalıştıklarını ifade eden Bağış, daha önceki başkanlarla olduğu gibi Çetinsaya ile de aynı hassasiyetle çalışacaklarına emin olduğunu belirtti.
 
AB sürecinin en çok kadın ve gençlerin kazanımlarının artacağı bir süreç olduğunu her zaman ifade ettiğini söyleyen Bağış, "Bu çerçevede Türkiye'nin daha demokratik, daha şeffaf, daha müreffeh, daha saygın, öz güvene sahip bir ülke olması, Türkiye'nin gençlerinin ve gelecekteki liderlerinin katkılarıyla gerçekleşecektir" dedi.

YÖK aracılığıyla artık üniversite gençlerinin de dünyayla iç içe yaşamasının çok anlamlı olduğuna işaret eden Bağış, AB Bakanlığı'na bağlı olarak çalışan Ulusal Ajans'ın, büyük çoğunluğu üniversite öğrencisi olmak üzere geçen yıl 43 bin gencin Avrupa'da eğitim almasını sağladığını, bu yıl bu sayıyı 55 bine çıkaracaklarını kaydetti.

Jean Monnet ve Erasmus gibi programlarda YÖK'le ve YÖK'e bağlı birçok üniversite ile işbirliği yaptıklarını kaydeden Bağış, "Bu çerçevede Sayın Başkan'ın kuruma getirdiği yeni dinamizmle yeni ivmeyle işbirliğimizin daha da artacağına inanıyorum. Kendisinin her konuda her zaman yanında, arkasında olacağımızı, kendisine destek olacağımızı özellikle vurgulamak istiyorum" dedi.
        
-Üniversitelerdeki tartışma ortamı-

Üniversitelerin dünyanın her yerinde, özellikle AB üyesi ülkelerde fikirlerin tartışıldığı ve toplumsal sorunlara çözümlerin arandığı merkezler ve platformlar olduğuna işaret eden Bağış, özellikle 1980 darbesinden sonra üniversiteleri siyasetten uzaklaştırmak adı altında toplumsal sorunlardan soyutlayan bir anlayışın hakim olduğunu söyledi.

Türkiye'nin işsizlik, terör gibi, gündemindeki konular hakkında hem akademik çevrelerin hem de öğrencilerin fikir beyan etmesini çok anlamlı bulduğunu ifade eden Bağış, şunları kaydetti:

"Bu konuda şiddete başvurmadan medeni bir şekilde tartışmaların yapılabileceğinin gösterilmesi için YÖK'ün ve YÖK'e bağlı üniversitelerimizin çok önemli görevler üstlenebileceğine olan inancımı bu vesileyle vurgulamak istiyorum. Son birkaç gündür medyanın sıkça gündeme aldığı başkanlık sistemi tartışmalarında da üniversitelerimizin katkılarını duymak isterim.

Öğrencilerimizin bakış açıları, üniversitedeki hocalarımızın bakış açıları bizim için önemlidir. Bunlar toplumda tartışılsın diye hem Sayın Başbakanımızın hem diğer arkadaşlarımızın çağrıları var. Toplumda tartışılırken üniversitelerimiz bu tartışmanın dışında kalmamalı. Nasıl anayasa sürecinde üniversitelerimizden çok önemli katkılar elde ettiysek, nasıl ekonomik gelişmemizde ve dünyada şu anda parmakla gösterilen büyümede üniversite hocalarımızın önemli katkıları olduysa, bu başkanlık sistemi tartışmalarında da üniversitelerimizin farklı fikirlerle sürece katkı vermelerini önemsediğimi özellikle vurgulamak istiyorum."

Bir basın mensubunun AB Bakanlığının "Avrupa Türkiye ile, Türkiye Avrupa ile daha güçlü" kampanyasının bulunduğunu belirterek, bu kampanyanın nasıl devam edeceğini sorması üzerine Bağış, "Kampanyamız birkaç aşamalı, bizi izlemeye devam edin" dedi.

Kampanyaya hiçbir ücret talep etmeden destek veren bütün medya kuruluşlarına teşekkür eden Bağış, gazetelerdeki ilanların ve televizyonlardaki spotların da medya kuruluşlarının Türkiye'nin demokratikleşme ve şeffaflaşma sürecine katkılarının eseri olduğunu ve ücretsiz yayımlandığını söyledi.
        
-Kıbrıs müzakereleri-
        
Bir gazetecinin, Kıbrıs müzakereleriyle ilgili ilerleme sağlanamadığı için Türk tarafının BM'den güven artırıcı önlemler konusunda çalışması talebi olduğu yönündeki haberleri hatırlatması üzerine Bağış, "Kıbrıs konusunda benim bildiğim yeni bir stratejimiz yok. Ama Avrupa Birliği sürecinin dışında başka bir uluslararası kurumla herhangi bir çalışma yürütülüyorsa ondan da bilgim olmaması normaldir" diye konuştu.

Kıbrıs konusunda Türkiye'nin tutumunun kapsamlı ve kalıcı bir çözümden yana olduğunu her vesileyle vurguladıklarını ifade eden Bağış, şöyle konuştu:
 
"Tarafların seçilmiş liderlerinin uzlaşacakları, siyasi eşitliğe dayalı her türlü çözümü destekleyeceğimizi de her vesileyle vurguluyoruz. Ümit ederim ki adada iki liderin, bir sürpriz yaparak, uzlaştıklarını uluslararası kamuoyu ile paylaştıklarına şahitlik ederiz. Olmazsa, bugüne kadar olduğu gibi Türkiye, KKTC'nin yanında olmaya devam eder. Ama ümit ederiz ki mesele bir an evvel sükunetle hallolur."
 
Türkiye'nin A planının yürürlükte, bu planın da uzlaşıdan ve çözümden yana olduğunu ifade eden Bağış, alternatif planlar da bulunduğunu, ancak şu anda yürürlüğe giren, B, C ve D planları bulunmadığını söyledi.
        
-Fransa ve Yunanistan'daki seçimler-
        
Fransa ve Yunanistan'daki seçim sonuçlarını nasıl değerlendirdiği yönündeki soru üzerine Bağış, şu anda değerlendirme yapmak için çok erken olduğunu, hükümetlerin kurulmasını beklemekte fayda bulunduğunu ifade etti.

Fransa'da yeni hükümet netleştikten sonra bu hükümetle temasların kurulacağına dikkati çeken Bağış, "Kendilerinin Türkiye'nin AB süreciyle ilgili olarak bugüne kadar verdikleri sinyaller çerçevesinde daha olumlu neticeler ümit ediyoruz. Ama dediğim gibi dereyi görmeden paçayı sıvamanın bir anlamı yok. Görelim, tutumlarına bakalım ondan sonra değerlendirmelerimizi yaparız" dedi.

Bağış, Yunanistan için de yeni hükümetin oluşumunun ardından değerlendirme yapılabileceğini söyledi. AA

MANŞETLER