Tayvan'ın Cem Yılmaz'ı

Türkiye ve Çin arasındaki dostluğu geliştirmek için, bu yıl ülkemizde Çin Yılı olarak ilan edildi. Çin de 2013'ü Türk Yılı olarak kabul edecek. Türkiye'nin resmi elçisinin ise Tayvan'da yaşayan Uğur Rıfat Karlova olması planlanıyor. Türkiye'de pek tanınmayan fakat Uzakdoğu'nun tabiri caizse Cem Yılmaz'ı olarak kabul edilen Karlova ile Tayvan'da ünlü olma macerasını konuştuk.

PINAR HİÇDURMAZ
pinar.hicdurmaz@aksam.com.tr

Uğur Rıfat Karlova, 1980 Kocaeli doğumlu. 2002'de Ankara Üniversitesi Sinoloji bölümünü kazandı ve 4 yıl boyunca Ankara'da Çince eğitimi gördü. 2006'da Tayvan'a giden Karlova, burada adeta Uzakdoğu'nun 'Cem Yılmaz'ı oldu. Karlova, 2008 Mart ayından bu yana Tayvan'da Comedy Club sahnesinde Çince gösterileriyle seyircisiyle buluşuyor.
Rıfat Karlova ismi her ne kadar Türkiye'de pek tanınmasa da Uzakdoğu'da başta Tayvan olmak üzere Çin, Hong Kong, Malezya gibi ülkelerde yaşayan Çinliler tarafından oldukça yakından tanınıyor. Öyle ki, sokakta yürürken genç kızlar onu durdurup tişörtlerine ve hatta kıyafetlerinin 'farklı' yerlerine imza attırıyor. Çinliler arasında Wufeng ismiyle tanınan genç yıldız Tayvan'ın en büyük kanalı olan Set TV'de her perşembe akşamı saat 22.00'de yayınlanan gezi programıyla reyting listelerinde de en üst sıralarda...  
- Nasıl oldu da televizyon dünyasına girdiniz?
Yolda yürürken kast ajansının menajerleri tarafından bir belgesel filmi için çekime davet edildim. 'The History of Taiwan People -Tayvan Halkının Tarihi' isimli belgeselde yer aldıktan sonra şansımı zorlamak istedim ve sektördeki mücadeleme başladım. Televizyon yapımcılarının dikkatini çekmeyi başardım.
- Çin'de magazin kültürü nasıl?
Çin çok büyük bir coğrafya ve dev bir nüfusa sahip olduğu için magazin anlamında bile bölgelere ayırmamız gerekiyor. Hong Kong, Tayvan ve Çin birbirinden ayrı magazin basınına sahip. Aynı zamanda bu yerlerin siyasi yönetimleri de birbirinden farklı. Bazen büyük yıldızlar bizdeki gibi paparazzileri dövüyor ya da bir seks skandalına karışabiliyor. Buradaki magazinin bizden en büyük farkı, bir haberin milyarlarca insana ulaşması. Bir skandal bir milyar insanın diline düşmenize sebep olabilir.
İLK GÖSTERİ FACİAYDI
- Çince stand-up (tek kişilik gösteri) yapmak zor oldu mu?
Zor oldu, çünkü bir yabancının Çince stand-up yapması sık görülen bir şey değil. Hatta Tayvan'da benden başka yapan da yok. Benim için başlangıç Tayvan'da bir komedi kulübünün olduğunu öğrenmek oldu. Bunu duyar duymaz kendimi sahneye attım. İlk beş dakika gayet güzeldi ama sonrası tam bir faciaydı. Zaman içinde çok şey öğrendim ve gösterileri daha eğlenceli hale getirdim. En azından artık facia sayılmaz.
- Bir Çinli gibi konuşabiliyor musunuz?
Aksanlı konuşmaktan bir 'Ayrabollu' (Hayrabolu) olarak her zaman hoşlanmışımdır. Çincem de aksanlı ama bu daha çok hoşlarına gidiyor, sonuçta işimiz eğlendirmek. Bazen bilerek daha kırık konuşuyorum. Kendi programımdaki yönetmenler de aksanlı konuşmamı istiyorlar. Ben de kırmıyorum 'kapçık ağızlıları' ve veriyorum aksanı!
- Size Çin'in Cem Yılmaz'ı demek  iddialı olur?
Çinlilerin Wufeng'u desek daha doğru olur. Cem Yılmaz çok büyük bir isim ve onun gibi başarılı olmayı da isterim. Cem Yılmaz sahneyi daha çok kullanıyor, bense televizyonu. Bir de karşıma aldığım kitle ve mekan tamamen farklı. Nerdeyse Cem Yılmaz'ın 20 katı büyüklüğünde bir kitleye iş yapmayı hedefliyorum ama bu büyüklükteki bir coğrafya ve nüfusta herkesin beni tanıması imkansız. O yüzden bu benzetme tam karşılığını bulmuyor. 
- Size neden Wufeng diyorlar?
Wu ilk ismim olan Uğur ile ses olarak benzerlik gösteriyor ayrıca Çin'de birçok kişinin soyadı Wu, ben de Wu'yu soyadı olarak kullanıyorum. Feng ise efsanevi Anka kuşu demek. Anka kuşunun sürekli yeniden doğması ve hep yeni bir yaşama sahip olması beni çok etkilemişti. Uzakdoğu'daki yaşamıma 'yeni hayat' gözüyle bakıyorum ve bu yüzden Wu ile Feng'u bir arada kullanıyorum.
YARI ÇIPLAK SUNDUM
- Başınızdan geçen ilginç bir olay var mı?
Geçenlerde su kayağı yaparken suyun şiddetiyle mayom çıktı ve programın o kısmını yarı çıplak sundum! Gerçi belden aşağısını mozaikledik yayın sırasında ama ne yazık ki yönetmen ve çekim ekibine aynı teknolojiyi uygulayamadık. 
- Çin'de ünlü biri olmak kadınların ilgisini de artırıyor mu?
Televizyonda iş yapıyorsanız ve yaptığınız iş yüksek reyting alıyorsa bir hayran kitlesi ediniyorsunuz. Özellikle Tayvan'da çok hayranım var. Bu yüzden her dış çekimde eğer kalabalığa karışırsam çıkmam kolay olmuyor. İnsanlar telefondan tutun da, atletlerine kadar imza atmamı istiyorlar. Bazen kızlar pantolonlarının kalça kısmına bile imza attırıyor. 
- Bu yıl Türkiye'de Çin Kültür Yılı, seneye de Çin'de Türkiye Kültür Yılı olacak ve siz de elçimiz olacaksınız? Bundan biraz bahseder misiniz?
2012 Türkiye'de Çin yılı ama ne yazık ki sönük geçiyor. 2013 ise Çin'de Türkiye yılı olacak. Bana resmi bir teklif gelmiş değil ama gelirse seve seve kabul ederim. Çin'deki konsolosluğumuzda çok değerli çalışanlarımız var ve gelecek sene için güzel çalışmalar yapacaklarına inanıyorum. 
- Türkiye Tayvan'da ne kadar tanınıyor?
İsmi tanınıyor ama içi pek doldurulamıyor. Türkiye'ye giden çok sayıda Tayvanlı müthiş etkileniyor ama gitmeyenler için kafalarında hala soru işaretleri oluşuyor. Programımın girişi Türkçe başlıyor ve program içinde Türkiye vurgusunu çok sık yapıyorum. Fan sitelerimden çok sayıda Türkiye fotoğrafı paylaşıyorum. İnsanlarda bir merak uyanıyor.

YA ÇİNLİSİN YA DA WAI GUO REN
- Tayvanlıların espri anlayışı nasıl?
Daha basit şeylere gülüyorlar ya da başkaları tarafından anlaşılması güç şeyleri seviyorlar. Mesela Çin'in yüzlerce yıllık hikayelerindeki olayların günümüze uyarlanmış halleri çok hoşlarına gidiyor. Çocuksu hikayeleri de bazen çok beğeniyorlar. Bel altı espriler her toplumda olduğu gibi burada da oldukça seviliyor, yeter ki yerinde ve ayarında yapılsın. Tayvan'da da bu tarz hikayeler anlattığım oluyor. Sonrasında seyirciye: 'Sapıksınız oğlum hepiniz, anlattırmayın ya bana böyle şeyler, terbiyemi bozuyorsunuz' diye takılıyorum. 
- Çin ve Türk gelenekleri arasında benzerlikler var mı?
Çinliler çoğunlukla çayı şekersiz içseler de, Türkler gibi çaykolikler. Bayramlarda el öpme adetleri yok ama çocuklara ve yaşlılara para veriyorlar. Düğünlerde de aynı şekilde gelin ve damada kırmızı zarf içinde para veriliyor. Çinliler, Trakya asıllı olabilirler çünkü içki içmeyi de pek seviyorlar.
- Çinlilere özgü size ilginç gelen şeyler var mı?
Beni en çok şaşırtan 'wai guo ren' yani 'yabancı ülkenin insanı' anlamına gelen kelime oldu. Çinli dışındaki herkesi aynı kelimeyle tanımlıyorlar.
O yüzden bir Çinli için Eskimo ya da Türk arasında pek fark yok. Ya Çinlisiniz ya da wai guo ren; ortası yok. Bunun dışında Çin kelimesinin Çincesi 'Zhong Guo' yani 'Ortadaki Ülke.' Çinliler kendilerini tarih boyu dünyanın ortasında kabul ettikleri için kendi ülkelerini merkez olarak görüyorlar. Ayrıca ABD kelimesi de çok ilginç çünkü ona da 'Mei Guo' yani 'Güzel Ülke' diyorlar.


MANŞETLER