Tahtta sadece 93 gün kaldı ve akli dengesini kaybetti

Tahtta yalnızca 93 gün kaldıktan sonra akli dengesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle saltanatı sona erdirilen V. Murad'ın yaşamı, bale eseriyle seyirci karşısına çıkacak. Ankara Devlet Opera ve Balesi'nin ''V. Murad'' adlı yeni eserinin dünya prömiyeri 3 Mayıs'ta gerçekleştirilecek.

Eser için V. Murad'ın kendisine ait olan bestelerinin düzenlemesini müzikolog Emre Aracı ve orkestra şefi Bujor Hoinic yaptı. Balenin librettosu (eser metni) Aracı'ya, koreografisi Armağan Davran ve Volkan Ersoy'a ait.

Sultan V. Murad'ı Cankat Özer canlandırırken, sanatçı, padişahın zaman zaman geçirdiği sinir buhranlarını da başarıyla sahneye getiriyor. Teatral yönü ağırlıklı olan rolü üstlenen Cankat Özer, padişahın yaşadığı kafa karışıklıkları ve krizler sırasında iç benliği olan ''hayali V. Murad'' rolündeki Burak Kayıhan ile sık sık karşı karşıya kalıyor. Padişah, sahnede bu benliğiyle çatışmalar yaşarken, zaman zaman da gördüğü hayallerle yaşamından bazı kareleri, bestelediği kimi melodileri ve yaşadığı olayları, aşklarını, eski yaşantısını hafızasında canlandırıyor.

Yapıtta, padişahın iki eşinden Reftaridil Kadın Efendi'yi Sanem Ergüler, Eleron Mevhibe Kadın Efendi'yi Almula Ersoy izleyiciyle buluşturuyor. Hadice Sultan'ı Selin Sezer, Fehime Sultan'ı Mine İzgi, Fatma Sultan'ı Sanem Subaygil, Apollon'u Oliver Spence, Diana'yı Arzu Kıran, Sultan Abdülmecid'i Ertuğrul Bolat, Sultan Abdülaziz'i Mert Türkoğlu, Sadrazam'ı Tarkan Serengül, Kürekçibaşı'nı Hakan Odabaşı canlandırırken, eserde Özge Başaran, Özge Onat, Ezgi Korkmaz, Aslıhan Karaca, Güleycan Bilaloğlu, Kadir Okurer, Hasan Özvar, Kardelen Zeydanlı, Şelale Polatkan, Kuzey Kıyıcan, Mert Kocaay, Bahar Keleş, Emre Güler, Cansın Alpan, Sevim Başol ve Cem Şenoğlu başlıca rollerde görev alıyor.
        
-Saltanat kayığı ve dervişler-
        
Dekor ve kostümlerini Savaş Camgöz'ün hazırladığı eser, 21 Eylül 1890 tarihinde eski padişah V. Murad'ın 50 yaş gününde Çırağan Sarayı'ndaki odasında gördüğü rüya ile başlıyor.

Padişah, kendini Eyüp'teki geleneksel kılıç kuşanma töreninde görürken, aslında 93 günlük kısa bir saltanat sürdüğü için bu töreni hiç gerçekleştiremeyen padişah, töreni zihninde canlandırıyor. V. Murad'ın şuurunun derinliklerinde kendi benliği ile çatışması ile süren yapıtta, sarayın görkemli ortamı sahneye getiriliyor.

Fuat Gök'ün hazırladığı ışık geçişlerinde özellikle ikinci perdede mavi ton ağır basıyor. Saltanat kayığının da yer aldığı yapıtta dervişlerin mavi ton altındaki dansı sırasında onların elleri üzerinde yükselen padişah, kendi çektiği çileyi onların aşkla beslenen çilesiyle özdeşleştiriyor. Bu sahnede görsel şölen Sultan Murad'ın notaları eşliğinde doruğuna çıkarken eser, padişahın kendi benliğiyle yaşadığı yeni bir çatışma ve eser boyunca yaşananların rüya olduğunun görülmesiyle sona eriyor.

Padişah, eser boyunca bu rüyada eşlerini, saray yaşantısını, Kırım Savaşı'nı, saltanat kayığını, babasını, ailesini ve akrabalarını görüyor.
        
-Duygusal bir padişah: V. Murad-
        
Ankara Devlet Opera ve Balesi'nin yeni yapıtına konu olan V. Murad, 21 Eylül 1840 tarihinde Sultan Abdülmecit'in oğlu olarak dünyaya geldi. 33. Osmanlı padişahı ve 112. İslam halifesi olan Murad, önceki Osmanlı padişahı Abdülaziz'in yeğeni ve sonraki Osmanlı padişahı II. Abdülhamid'in ağabeyi idi.

Babası padişah Abdülmecit tarafından çok sevilen ve bu nedenle onun tarafından veliaht ilan edilmek istenen Murad, ailesinin ilk erkek evladı olduğu için eğitimine büyük bir özen gösterildi, Doğu kültürü ve fen alanında ders aldı. 14 yaşından itibaren Fransızca öğrenen Murad, Mızıkayı Hümayun komutanı Guatelli Paşa ve Augusto Lombardi adlı bir diğer İtalyan'dan aldığı piyano dersleriyle musiki alanında ilerleme kaydetti ve kendi kendine birçok şarkı besteledi.

Sultan Abdülaziz ile çıktığı Avrupa seyahati sırasında Avrupa'yı yakından görüp hayran kalan Murad, bu gezi sırasında İngiltere'de tanıştığı Galler Prensi, sonradan İngiltere Kralı olan VII. Edward ile yakın bir dostluk kurdu. Amcasının tanıdığı serbestlik sayesinde, Kurbağalıdere'deki köşkünde ailesi ve maiyeti ile rahat bir hayat yaşadı.
 
Sultan V. Murad, tahttan indirilen Sultan Abdülaziz'in yerine 30 Mayıs 1876'da padişah oldu. Cülus ve biat tarihinin kararlaştırılan günden bir gün önceye alındığı kendisine bildirilmediği için dairesine gelen askerler tarafından tutuklanacağı vehmine kapılarak depresyona girdi. Kısa süre içinde yaşadığı olayların etkisiyle korkuları artan padişah, Sultan Abdülaziz'in ölüm haberinin gelmesi ve ardından Hüseyin Avni Paşa'nın Çerkes Hasan adlı genç subay tarafından öldürülmesi üzerine kendini tamamen kaybetti. Bu durumda kendisinden umdukları ümitlerin suya düştüğü kanaatine varan devlet adamlarının kararıyla 93 gün kaldığı Osmanlı tahtından 31 Ağustos 1876 tarihinde indirildi.
 
II. Abdülhamit tarafından ailesi ile zorunlu ikamete mecbur edilen V. Murad'ın sonraki yaşamı Çırağan Sarayı'nda geçti. Özellikle büyük bir sevgiyle bağlı olduğu annesi Şevkefza Valide Sultan'ın vefatından sonra günlerce kimseyle görüşmeyen padişah, yakalandığı çeşitli hastalıklar nedeniyle 29 Ağustos 1904 tarihinde vefat etti.
 
Çileli bir ömür süren padişahın, Sultan II. Abdülhamit tarafından sessiz sedasız ve gösterişsiz şekilde Yeni Camii Türbesi'nde annesinin yanına defnedilmesi emredildi. Cenazesi Sirkeci'ye getirilirken, burada halkın dikkatini çekmemek ve herhangi bir taşkınlığı engellemek için askeri birlikler kordon oluşturarak sıkı tedbir alındı. Buna rağmen, bazı gruplar kordonu aşarak tabuta ulaştı ve eski padişaha duydukları saygıyı gösterdi.

V. Murad, Yeni Camii Turhan Valide Sultan Türbesi'ne ek olarak inşa edilen Cedid Havatin Türbesi'nde annesinin yanına defnedildi. AA

MANŞETLER