Oyunculuğum yeni fark edildi

Magazin programlarında sık sık 'haşarı çocuk' görüntüsüyle ekrana gelen Tolga Karel'le 'Kasım' karakterini canlandırdığı 'Bir Zamanlar Osmanlı-Kıyam' dizisinin setinde İzmit'te görüştük. 15 gün sonra baba olmanın farkını yaşayacak olan Karel'le dünü, bugünü, hayalleri ve özel hayatıyla ilgili AKŞAM LIFE için konuştuk.

Röportaj: Olcay Ünal SERT

- Tarihi bir dönem dizisinde oynamak nasıl bir duygu?
Üzerim tarih kokuyor. 1,5 sene kadar bunun ön çalışmasını yaşadık. Dönemle alakalı ansiklopediler ve kitaplar okudum. Çok keyifli bir çalışma oluyor.
- Şu anda canlandırdığınız karakter için ne düşünüyorsunuz?
Oğuz'dan sonra Kasım, bence çok farklı bir karakter. Ben oyunculuğumun yeni fark edildiğini düşünüyorum. Çünkü Oğuz salon adamıydı, burada daha cengaver, sert bir karakter var. 

EYŞİM GÜNAY MUSAYEVA BENİMLE MUTLU DEĞİL!
- Tüm bu koşturmanın arasında evliliğiniz nasıl gidiyor, Günay Hanım mutlu mu?
Oğlum Cihangir Can Karel'in dünyaya gelmesine 15 gün kaldı. Günay benimle mutlu değil bu aralar. Yüzümü görmüyor ki kadın setten. Geliyorum, gidiyorum... Böyle bir iş yaptığınız zaman, ev hayatınızı düzenli yaşamak mümkün değil, çok zor!

YAŞADIKLARIMDAN PİŞMAN DEĞİLİM
- Bir dönem 'Alkol sorunu var' gibi haberler yer almıştı. Rahatsızlık duydunuz mu o zamanlar?
Olması gereken bir dönemmiş. 23 yaşımda şöhret oldum, 10 senedir oyunculuk yapıyorum. Bu on sene içinde bunlar da yaşandı tabii. Ama şimdi büyüdüğümü, kimliğimin de oturduğunu düşünüyorum. Bir de pişman değilim açıkçası. İyi ki de yaşamışım. Bundan sonra daha çok oyunculuğum konuşulsun istiyorum.
- Tolga Karel deyince insanın aklına hep marjinal ve çılgın birisi geliyor...
Bunun akla gelmesi çok keyifli. Yaşadığımız hayatın böyle renklere ihtiyacı var diye düşünüyorum. Çünkü bu yok edildi. 90'lı yıllara baktığımız zaman Cem Karacalar, Aysel Güreller vardı. Bu insanların hepsi renkliydi. Biraz renkleri tükettik biz açıkçası, tek tip insan olduk. Ama bu muzır, yaramaz çocuğu verebilmişsem eğer, ne mutlu bana. Çünkü bu benim.

TÜRKİYE ORTADOĞU'NUN HOLLYWOOD'UDUR
- Yurt dışına açılmak gibi bir düşünceniz var mı?
Son dönemde yayınlanan dizilerle Ortadoğu, Balkanlar ve Yunanistan'da çok ses getirdik. Türkiye dünyanın parlayan bir yıldızı, dolayısıyla bence Ortadoğu ve Balkanlar'ın Hollywood'udur. O yüzden ekstra Hollywood'a açılmama gerek yok.
- Kıvanç Tatlıtuğ son yıllarda Türkiye'nin Brad Pitt'i gibi oldu, yurt dışına da açıldı. Onu nasıl buluyorsun?
Kıvanç Tatlıtuğ, Burak Özçivit ve Çağatay Ulusoy gibi isimlerle yurt dışına kapı açıldı. Ama bunlar için çok ciddi bir ekip çalışması gerekir. Marka olmak tek başınıza yapabileceğiniz bir şey değil. Bu tarafımız eksik. Açıkçası ben ekibimi kurdum.

ERKEK MUHABBETİNDEN HOŞLANMAM
- Basına 'Yüzde 40 kadınım' şeklinde demeçleriniz yansıdı. Gerçekten öyle mi düşünüyorsunuz?
'Kadınım' demedim, 'Kadın ruhunu bilen bir adamım' dedim. İnsan kromozomunu incelediğinizde her erkeğin vücudu aynı zamanda kadındır. Futboldan, erkekler arası yapılan muhabbetlerden hoşlanmadım. Ne bileyim kadının ahengi...  Benim için kadın sadece sevgili anlamında değil, dostum, teyzem, vs'dir. Bir erkek, kadın ruhu taşımazsa, zaten o ilişki yürümüyor. Her erkek aslında vücudunda % 40 kadınlık taşımalı.
- Tanınmaya başladığınız ilk dönemlerde gay olduğunuz yönünde söylentiler de çıkmıştı.
Böyle gay mi olur? 15 gün sonra çocuğum oluyor... (gülüyor)

TÜRKAN ŞORAY AHENKLİ BİR KADIN
Türkan Şoray'la oynamanın kendisi için büyük bir şans olduğunu söyleyen Tolga Karel, 'Türkan Şoray, benim gözümde Sophia Loren'dir, bir stardır. Şuh ve ahenkli bir kadın. Ben de şanslı bir adamım. Böyle büyük bir isimle aynı projede yer almak muhteşem bir şey' diyerek duygularını ifade etti.

VAMPİR FİLMİ ÇEKECEĞİM
Diziden sonra sinema projelerinde yer alacağını söyleyen Karel, 'Mısır'da da bir dizide oynayacağım. Bir de fantastik film tadında 'Osmanlı Vampirleri'ni de çekeceğim. Yurt dışında vampir hikayeleri var da Osmanlı'da olmaz mı?' dedi. 
 


MANŞETLER