Meksika'daki kazadan Boğaz için dersler çıktı

Birinci Marmara ve Karadeniz Konferansı'nda konuşan BP eski CEO'su, Genel Energy CEO'su Tony Hayward, 2010'da Meksika Körfezi kazasında yaşadıkları deneyimi paylayıp, 'Boğazlardaki risk yok edilemez ancak azaltılabilir' dedi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin ev sahipliğinde Deniz Temiz Derneği (TURMEPA) tarafından düzenlenen l. Marmara ve Karadeniz Konferansı'nda Karadeniz ve Boğazların sorunları masaya yatırıldı. Geniş katılımlı konferansta BP eski Ceo'su, Genel Energy Plc CEO'su Tony Hayward'ın 'Marmara ve Karadeniz'de petrol kaynaklı riskler nelerdir ve nasıl önlenebilir' konusu konuşması ilgi çekti. Tarihin en büyük çevre felaketlerinden, 2010 yılındaki Meksika Körfezi'ndeki BP petrol arama kulesindeki kazadan çarpıcı örnekler veren Hayward; 'Meksika'da bir insanlık ve çevre dramı yaşandı. Orada hayatını kaybede 11 kişiyi unutmam mümkün değil. Kaza sonrasında yapılan geniş çaplı incelemeler, çıkarılacak büyük dersler olduğunu gösterdi' dedi. Bu kaza, alınacak önlemler konusunda bize önemli bilgiler verdi diyen Hayward; 'Patlamayı önleyici mekanizmalar devreye girebilseydi bu olay yalnızca endüstriyel bir kaza olacak, sosyal ve çevresel bir kazaya dönüşmeyecekti. Ekipmanlar başarısız oldu, sistem çöktü ve değerlendirmede de hatalar yapıldı. Buradan çıkarılacak ana ders, riskin anlaşılması ve acil durum planlamasının düzgün yapılması' diye konuştu. Kaza sonrasında risk planlarını gözden geçirilip, yetersiz olduğunun görüldüğünü vurgulayan Hayward; ' Araştırmalar sonrasında sızıntıyı engelleyecek sistemlere de sahip olmadığımız ortaya çıktı. Ardından kapsamlı mühendislik çalışmalarına başladık, 3 yıl sürecek sızıntıyı, 3 ayda engellemeyi başardık' dedi.

BOĞAZLARIN KURTULUŞU KANAL İSTANBUL'DA
KONFERANSA katılan konuşmacılardan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Karadeniz ve Boğazlarda çevresel  sorunlar dışında, güvenlik problemleriyle de boğuştuklarını belirterek; 'Boğaz trafiği her geçen gün artıyor. Bu bölge artık dünyanın en yoğun ve tehlikeli maddelerin geçiş yaptığı su yoluna dönüştü. Bütün önlemleri alıp, riskleri en aza indirmeye çalışmamıza rağmen, yakın geçmişte yaşanan büyük kazalar hala aklımızda. Boğazlardaki trafiği ve tehlikeyi ortadan kaldıracak en büyük proje, Kanal İstanbul olacak. Programımıza aldığımız proje mutlaka tamamlanacak. O zaman, hem tehlike hem de geçişlerde yaşanan zaman kaybı önlenecek. Boğaz'ı böyle bir trafikten kurtardıktan sonra, turizm ve eğlence odaklı bir merkeze dönüştüreceğiz' açıklamalarını yaptı.

Boğaz'daki gemi trafiği  Panama'dan bile fazla
İSTANBUL Boğazı'na ilk kez öğrenciyken geldiğini söyleyen Hayward; ' O yıllarda boğazlardaki trafik bu kadar yoğun değildi. Günümüzde, yılda 140 milyon ton gibi yüksek miktarda tehlikeli madde geçiş yapıyor. Bu Panama Kanalı'ndan çok daha fazla. Boğazlar ve Marmara dünyanın en tehlikeli su yollarından birine dönüştü. Riskleri yok etmek mümkün değil.   Ancak alınacak tedbirler ve iyi planlamayla en aza indirilip, yönetilmesi gerekiyor' dedi.

KRİZ YÖNTEMLERİ ETKİSİZ KALABİLİYOR
Meksika Körfezi'nde yaşanan olaydan çıkarılacak ana dersin, riskin anlaşılıp doğru yönetilmesi ve ileri derece teknik sistemlerle desteklenmesi olduğunu vurgulayan Hayward:  ' Bazen kriz yönetimi de etkisiz kalabiliyor.  Acil durum planı ve sürekli tatbikat yapılması hayiti önem taşıyor' diye konuştu.

Teşvik sistemi yetersiz
İRLANDA'NIN yatırımı teşvik için bedava arazi ve elektrik verdiğini, 10 sene vergi almayacağını ilan ettiğini hatırlatan Koç, 'Dünyada böyle dehşet teşvikler var. 'Siz bizim ülkeye gelin burada yatırım yapın' diyor. Bizde de daha radikal şeyler yapmak lazım. Kimse '10 sene vergi almayacağım' demiyor. Hatta o kadar ki eskiden projeyi yaptığımız zaman hemen teşvik alırdık. Yeni kanunda kara geçeceksiniz ondan sonra teşvik çalışacak. Yani o da olur da kafi derecede teşvik eder mi? Etmeyebilir yani'' dedi.

TÜRKİYE'NİN YARISI VERGİ ÖDEMİYOR
BİRİNCİ Uluslararası Marmara ve Karadeniz Konferansı'na katılan Koç Holding Şeref Başkanı ve Deniz Temiz Derneği/TURMEPA Onursal Başkanı Rahmi Koç, toplantıda basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 'Türkiye'nin yarısı vergi ödemiyor, öbür yarısı bütün vergileri ödüyor. Bu haksız rekabet oluşturuyor. Vergiyi maalesef tam toparlayamıyoruz. Her hükümet geldi, 'toparlayacağız' dedi, ama ne hikmettir ki Batı dünyasında olduğu gibi bu ülkede vergi toplanmıyor. Akdeniz ülkelerinde vergi toplamak çok zor. İtalya'dan bir şey alacaksınız, 'kaç para' diyorum, 'neyle ödeyeceksiniz' diyor. 'Sana ne diyorum' fiyatını söyle. Hayır. Kredi kartı başka, nakit başka, çek başka, fatura ödemezsen başka...'' dedi. Koç; 'Bazen de bir lira vergi toplamak için 1,5 lira harcamak gerekiyor. O da hükümetin işine gelmiyor'' diye konuştu.


MANŞETLER