Emekli hekimin maaşı artacak

Düşük maaştan yakınan emekli doktorları sevindirecek haber Sağlık Bakanı Recep Akdağ'dan geldi: Emekli doktorlar haklı. Düzeltmemiz gerekiyor. Başbakan'la görüştüm, çalışıyoruz

Özlem AKARSU ÇELİK

Sağlık Bakanı Recep Akdağ sağlıkta dönüşüm sistemine yönelik eleştirileri yanıtlamaya devam ediyor. Emekli doktorlara maaş düzeltmesi müjdesi veren Akdağ'ın, sağlıkta özelleştirmeden katkı payına pek çok konuda verdiği çarpıcı yanıtlar şöyle:

l 25 yıllık hekim, emekli olunca ayda 1.500 lira alıyor. Yeterli mi?
Çok düşük. Bu hususta eksiğimiz var. Doktorlarla beraber kamuda belli bir düzeyin üzerinde kazanan bütün memurlar için bunu düzeltmemiz gerektiğine inanıyorum. Yüksek ücret alıp emekliliği düşük olan kişilerin başında doktorlar geliyor. Performans ödemelerinde emeklilik için kesinti yapılmayınca emeklilik maaşı düşük kalıyor. Bunu Sayın Başbakanımızla paylaştım. Maliye Bakanımız ile çalışmamızı söyledi. Sadece hekimlerle ilgili bir düzenleme yapamıyoruz ama bu hususta hekimleri çok haklı buluyorum. Ücretlendirme politikaları konusunu geliştireceğiz. Daha iyi kazanacaklar

DÜŞMANLIK YARATAN TTB'DİR
l Bakanlığınızın doktorlarla bir kavgası varmış gibi görünüyor.
Bir düşmanlık duygusu oluşmuşsa bunu yapan TTB'dir. Siz bir nedenle hükümetle mücadele ediyor olabilirsiniz. Kozunuzu gelin Sağlık Bakanı'yla hükümetle paylaşın. Niye grev var diyerek vatandaşı sıkıntıya sokuyorsunuz? Bunlar basına aksedince vatandaş, doktorların kendilerine karşı bir düşüncesi varmış gibi düşünüyor.

l Sağlıkta dönüşüm çöküşe mi geçti?
Neden çöksün? Hürriyet'in, 'Apandisit Performansı' manşetine göre bir sendika söylemiş, cerrahlar fazla performans için gereksiz ameliyat yapıyormuş. Bize sormadılar. Cerrahlar, 'Haksızlık yapılıyor, arşivleri açın' dediler. 3 bin 500 hastanın dosyası incelendi. Literatüre göre apandisit ameliyatında 100 kişiden 10 ila 20 arası normal çıkar. Bizimkinden, Sağlık Bakanlığı hastanelerinde yüzde 12, üniversite hastanelerinde yüzde 18 çıktı.

l Sağlık tamamen özelleşecek mi?
9 senedir özelleştirmeden bahsediyorlar. Türkiye'de büyük şehir hastaneleri yapıyoruz. Avrupa'nın, Ortadoğu'nun en mükemmel kamu hastanelerini yapacağız. Türkiye 10 yıl önce, feci halde piyasalaşmış, kötü bir durumdaydı. Şimdi ise vatandaşlar devletin şefkatli kolları arasındalar. Biz tamamen sosyal devlet anlayışıyla hizmet veriyoruz. Özel sektörü kullanıyoruz.

KATKI ÜCRETİ ZORLAMAYACAK
l Özel hastanelerin hangi bölüme kaç doktor alacağına da müdahale ediyorsunuz...
Hani her şeyi özelleştiriyorduk? Kotanın sebebi kamudaki doktor ihtiyacı. Aksi durumda hekimler büyük şehirlerin çok para kazandırabilecek bölgelerine yığılır, sağlık hizmeti veremez hale geliriz. Muayenehaneler ayakta kalsın diye mücadele edenlerin 5-10 lira katkı payının karşısına geçmesi, sağlık özelleştiriliyor demesi komik. Hastanelere gereksiz müracaatı önlemek için alınan katkı ücretleri hiçbir zaman vatandaşın alım gücünü zorlayacak düzeye gelmeyecek.

ABD OLUYORUZ DİYENLER BU FİLMİ İZLESİN
l  Sağlıkta ABD gibi olacağız endişesi var.
'John Q' diye bir film var. Sigortası olmayan siyahi baba, çocuğunun kalp nakli için para bulamayınca hastane personelini rehin alıyor ve kendisini vurup kalbinin çocuğuna takılmasını istiyor. Bizde organ bulunsun, ailesinden beş kuruş alınmadan ihtiyacı olan her çocuğa kalp nakli yapılır.

ÜNİVERSİTEYE UĞRAMAYAN HOCA VAR
l  Tam güne geçildikten sonra hocaların yokluğu nedeniyle üniversitelerdeki eğitim-araştırma aksamıyor mu?
Eskiden bir üniversite üyesi part-time çalışıyordu. Hiç gelmeyen bile vardı. Sabah üniversiteye gidip öğlen muayenehaneye, oradan da özel hastaneye gidiyorlardı. Öğrenci, asistan, eğitim, araştırma hak getire! Hastaneye gittiğinde de dışarıdan getirdiği kendi özel hastasıyla ilgileniyordu hocalar. Şimdi gidin İstanbul Üniversitesi'ne, bir bakın. Mesai saati içinde oraya uğramayan hocalar göreceksiniz.

BASIN 800 HOCANIN DERDİNE DÜŞMÜŞ!
l  Özellikle sorun yaşadığınız bazı üniversiteler mi var?
Erzurum, Kayseri, Malatya, Gaziantep, Trabzon'daki fakülteler, Anadolu üniversiteleri sisteme adapte oldu. Piyasayla ilişkilerin güçlü olduğu büyük kentlerde sıkıntı var. 11 bin civarında klinisyen öğretim üyesinden piyasayla ilişkisi olanlar binin altında. Basına hayret ediyorum. Düşmüşüz 800 kişinin derdine! 120 bin hekimin 90 bin'i kamuda çalışıyor. 65 bin'i Sağlık Bakanlığı'nda. Hiçbirinin özel hastane, muayenehane ilişkisi yok. Bazı hocalarının gürültüsüyle uğraşıyoruz...

KARARI BİZ VERECEĞİZ
l Hükümet yasa yerine neden Kanun Hükmünde kararnameleri tercih ediyor?
KHK'lar geçtiğimiz yıl içinde daha çok teşkilat yasalarını yaparken kullandığımız bir yöntem oldu. Zamandan kazanmak lazım. Türkiye'de kanun yapmakla ilgili süreç gereğinden çok uzun. Bizim bakanlık ile ilgili konular 9 senedir tartışılıyordu zaten. Siz TTB olarak karşı çıkabilirsiniz. Tamam, yeterince dinledik sizi ama iktidar olarak biz karar vereceğiz! İktidar demek millet adına karar veren demektir. Biz de bunu yapıyoruz.

ELEŞTİRDİĞİ HOCADAN 'AÇIK DAVET'
Sağlık Bakanı'nın, TTB'nin dergisi Toplum ve Hekim'deki yazısını gösterip, 'Burada yazanlara göre yaptıklarımız sosyalizme geçişi geciktiriyor. Sevsinler sosyalizminizi!'dediği Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu'ndan Bakan'a açık davet geldi. Hamzaoğlu, 'Sağlık politikaları benim uzmanlık alanım. Sayın Bakanı, Türkiye'de sağlıkta dönüşümü konuşmak üzere basın karşısında müzakere etmeye davet ediyorum' dedi.

Yarın: Sağlık Bakanı'nın, 'Hekimi hastaya soracağız' açıklamasının yankıları ve TTB'nin eleştirilere yanıtı.

 


MANŞETLER